Ana içeriğe geç
Sözlük

doksan ile cümle

doksan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Doksan yıldan fazla yaşamak hiç ender değildir.It is not rare at all to live over ninety years.
Doksan dokuz her zaman beni güldürür.Ninety-nine always makes me laugh.
Yaşlı adam doksanın üzerindedir.The old man is above ninety.
Lütfen sayfa doksan dördü oku.Please read page ninety-four.
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.Few people live to be ninety years old.
"Bu mendil ne kadar?" "Doksan beş sent.""How much is this handkerchief?" "It is ninety-five cents."
Amcam doksana ayak bastıMy uncle lived to be ninety.
Büyük babam doksan yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived to be ninety.
Ben onun doksan yaşına kadar yaşayacağına eminim.I am sure of his living to be ninety years old.
Büyükbabam doksanlı yaşlarında.My grandfather is in his nineties.
Dedem doksan dokuz yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived to be ninety-nine years old.
Büyükannem doksan beş yaşına kadar yaşadı.My grandmother lived to be ninety-five years old.
Dik açı doksan derecedir.A right angle has ninety degrees.
Onun doksan yaşına kadar yaşaması muhtemel.He is likely to live to be ninety.
Doksanı devirmesi muhtemel.He is likely to live to be ninety.
Büyükbabasının doksanın üzerinde olduğunu söyledi.He told me that his grandfather is over ninety.
O, doksan yaşına kadar yaşadı.He lived to be ninety.
O doksan yaşına kadar yaşadı.She lived to be ninety.
On, yirmi, otuz, kırk, elli, altmış, yetmiş, seksen, doksan, yüz.Ten, twenty, thirty, forty, fifty, sixty, seventy, eighty, ninety, hundred.
Otuz beş santigrat derece doksan beş Fahrenheit dereceye eşittir.Thirty-five degrees centigrade equals ninety-five degrees Fahrenheit.
Delegeler başarılı olmadan doksan beş kez oy kullandı.The delegates voted ninety-five times without success.
Büyükbaba doksan altı yaşında olmaktan mutlu değil.Grandpa is not glad to be ninety-six.
Doksan yaşına kadar yaşamak hiç ender değildir.It's not at all rare to live to be over ninety years old.
Eskimoların kar için doksan farklı kelimesi var.Eskimos have ninety different words for snow.
Mary doksan altmış doksan ölçülere sahip.Mary has an hourglass figure.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
Yetimlerin yüzde doksan beşi 5 yaşından büyüktür.Ninety-five percent of orphans are older than 5 years old.
Annem babamla doksanlı yıllarda evlendi.My mom married my dad in the 90s.
O doksanlı yıllarda doğdu.She was born in the nineties.
Seksenlerin modası doksanlarınkine benzemiyor.Eighties' fashion does not resemble that of the nineties.
Tom doksan dokuz yaşındayken öldü.Tom died at the age of ninety-nine.
Önümüzde yaşlı adam doksan iki yaşında.The old man in front of us is ninety-two years old.
Doksan yaşında, Tom'un büyükannesi hâlâ çok aktif bir hayat sürdürüyor.At 90, Tom's grandmother still leads a very active life.
Doksanlı yılları hatırlamak için fazla gençsin.You're too young to remember the nineties.
Çeşitli dillerde "doksan yedi"'yi nasıl söylersin?How do you say "ninety-seven" in various languages?
Karıştırma tesisinden şantiyeye beton taşımak için doksan dakikamız var.We have ninety minutes to carry the concrete from the mixing plant to the worksite.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en genç otomobil şirketi doksan yaşından fazladır.The youngest car company in the United States is more than ninety years old.
Clyde Tombaugh 17 Ocak 1997 tarihinde doksan yaşında öldü.Clyde Tombaugh died at the age of ninety on January 17, 1997.
Ben en az doksan kilo ağırlığında olmalıyım.I must weigh at least ninety kg.
Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.The old woman is ninety years old, but her cognitive abilities are impressive.
ABD'de yetişkinlerin yüzde doksanının şimdi cep telefonları var.Ninety percent of adults in the United States now have cellphones.
Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Onun doksan yaşına kadar yaşayacağından eminim.I'm certain that he will live to be ninety.
İki kere kırk beş doksan yapar.Forty-five times two is ninety.
Büyükannem zaten doksan yaşından fazla.My grandmother is already more than ninety years old.
Mary doksan dokuz yıl yaşadı.Mary lived for ninety-nine years.
Yol ölümlerin yüzde doksanı insan hatası sonucudur.Ninety percent of road deaths are the result of human error.
Yüz eksi doksan ondur.A hundred minus ninety is ten.
Tom doksan yaşına kadar yaşadı.Tom lived to be ninety.
Avukatlarımızın yüzde doksanı insanlarımızın yüzde 10'una hizmet ediyor.Ninety percent of our lawyers serve 10 percent of our people.
Tom doksanlı yıllarda doğdu.Tom was born in the nineties.
Tom doksanlarda doğdu.Tom was born in the nineties.
Tüm sürücülerin yüzde doksanı, ortalamanın üzerinde olduklarını düşünür.Ninety percent of all drivers think they're above average.
Her şeyin yüzde doksanı saçmalık.Ninety percent of everything is crap.
Tom doksan yaşını aşmış bir kimsedir.Tom is a nonagenarian.
Dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz artı bir bindir.Nine thousand nine hundred and ninety nine plus one is one thousand.
Bir buçuk saat doksan dakikadır.One and a half hours are ninety minutes.
Doksanları hatırlamak için çok gençsin, değil mi?You're too young to remember the nineties, aren't you?
Enoş doksan yaşındayken oğlu Kenan doğdu.And Enos lived ninety years, and begot Cainan.
Mahalalel toplam sekiz yüz doksan beş yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Malaleel were eight hundred and ninety-five years, and he died.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod