doğuyor ile cümle

doğuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Baby's worden geboren in een toestand van uiterste kwetsbaarheid.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Bạn thấy đó, trẻ con được sinh ra trong tình trạng hoàn toàn yếu ớt
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Como verán, los bebés nacen en un estado de extrema fragilidad.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Copiii se nasc într-o stare de fragilitate pură.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Deti sa rodia v stave úplnej krehkosti.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.아기들을 보면, 매우 연약한 상태로 태어납니다.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Sabem, os bebés nascem num estado de total fragilidade.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Sapete, i bambini nascono in condizioni di estrema fragilità.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Sehen Sie, Babys werden in einem Zustand absoluter Zerbrechlichkeit geboren.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Vous voyez, les bébés naissent dans un état de fragilité complète.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Widzicie, dzieci rodzą się w stanie zupełnej zależności.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Βλέπετε, τα μωρά γεννιούνται σε μια κατάσταση απόλυτης ευαισθησίας.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Когато се раждат, бебетата са беззащитни.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.Посмотрите: младенцы рождаются в абсолютно беспомощном состоянии.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.תינוקות הרי נולדים במצב של פגיעות מוחלטת.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.ترى, يولد الأطفال في حالة من الضعف التام.
Görüyorsunuz, bebekler mutlak bir kırılganlıkla doğuyorlar.世話をしてもらいます
Güneş doğuyor. David Merrill: Şimdi traktör sahnede.Agora ele trouxe um tractor para a cena.
Güneş doğuyor.De zon komt op.
Güneş doğuyor.Die Sonne geht auf)
Güneş doğuyor.El sol se eleva.
Güneş doğuyor.Il sole sta sorgendo.
Güneş doğuyor.Le Soleil se lève.
Güneş doğuyor.Mặt trời đang mọc.
Güneş doğuyor.Słońce wschodzi.
Güneş doğuyor.Soarele rasare.
Güneş doğuyor.Süt a nap.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.A nap felkel, és elolvad.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.De zon komt op en het smelt weg.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Die Sonne geht auf, und es schmilzt weg.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.El sol sale y se derrite.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Kiedy wschodzi słońce, dzieło się rozpływa.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.태양이 뜨면서 다 녹아 없어졌죠.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Le soleil se lève, et il s'évanouit.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Mặt trời mọc, và nó tan đi ngay.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.O sol nasce, e derrete-o.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Poi sorge il sole e la scioglie.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Slnko vyjde a celé sa to roztopí.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Slunce vyjde a vše roztopí.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Soarele răsare, şi se topeşte.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Ο ήλιος ανατέλλει και το λιώνει.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Взойдёт солнце, и она растает.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Слънцето изгрява и той се стопява.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.השמש זורחת וזה נמס.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.ثم أشرقت الشمس وذابت
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.僕の母が演じてくれました
Güneş doğuyor.Ο ήλιος ανατέλλει.
Güneş doğuyor.Слънцето изгрява.
Güneş doğuyor.Солнце восходит.
Güneş doğuyor.Сонце сходить.
Güneş doğuyor.トラクターを登場させます
Güneş yeni doğuyor.Aku tidak akan menunggu untuk kapal berikutnya. Pukul empat.
Güneş yeni doğuyor.A nap csak növekszik.
Güneş yeni doğuyor.De zon is net stijgt.
Güneş yeni doğuyor.Die Sonne geht gerade auf.
Güneş yeni doğuyor.En odota seuraavan laivan. Kello neljä.
Güneş yeni doğuyor.Jag ska inte vänta för nästa fartyg. Klockan fyra.
Güneş yeni doğuyor.Ja sa nemôžem dočkať na ďalšiu loď. Štyri hodiny.
Güneş yeni doğuyor.Jeg skal ikke vente for det næste skib. Klokken fire.
Güneş yeni doğuyor.Le Soleil se lève
İlgili Sayfalar