doğurmuş ile cümle
doğurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak Rea Mars'ın tecavüzüne uğramış ve Romulus ve Remus'u doğurmuştu.Så blev det känt till vilken släkt de hade sin börd, och att de hette Romulus och Remus.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.У шлюбі народилось 8 дітей.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.В останні роки життя зловживав алкоголем .
İnsan klonlama olasılıklar etik açıdan anlaşmazlıkları ve tartışmaları doğurmuştur.Можливість клонування людини викликало суперечки.
Bu durum da Yugoslavya ve Arnavutluk arasında birçok sıkıntıyı doğurmuştu.Таке рішення призвело до нових непорозумінь між Югославією і сусідніми державами.
Cornelia, Sezar'a Julia Caesaris adına bir kız çocuğu doğurmuştur.Корнелія народила Цезарю його єдину доньку Юлію.
Antonia iki çocuk daha doğurmuş olabilir ama küçük yaşta ölmüşlerdi.Antonie mladší porodila ještě další dvě děti, ty ale brzy zemřely.
Lea dört oğul doğurmuştu fakat Rahel'in henüz bir çocuğu bile olmamıştı.Nejprve Jákob zplodil čtyři syny s nemilovanou Leou, zatímco Ráchel zůstávala bezdětná.
Bu durum onun Jeanne-Antoinette’in babası olduğu yolundaki dedikoduları doğurmuştur.Vše pak daroval své milence Jeane-Antoinettě.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.Ke ztrátám na životech docházelo také při potopení lodí v bouři.
Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur.A moștenit de la tatăl său o moșie la Adâncata (Hliboca) în apropiere de Cernăuți (Bucovina).
1173 yılında ise ölü bir çocuk doğurmuştur.În 1756 a născut alt fiu care a murit.
En az iki tane kız çocuğu doğurmuştur.Li s-au născut două fetițe.
Juli Ashton, 2005 yılında evlenmiştir ve Temmuz 2006'da kızını doğurmuştur.Irene s-a căsătorit în septembrie 2002 și a născut în iulie 2003 o fetiță.
Bu ise yerel ve bölgesel IPv6 Task Forces(Görev Gücü)’in oluşumu sonucunu doğurmuştur.Ez regionális és helyi IPv6 Task Force-ok létrehozásához vezetett.
Antonia iki çocuk daha doğurmuş olabilir ama küçük yaşta ölmüşlerdi.Claudiusnak valószínűleg még két testvére született, de azok fiatalon meghaltak.
Kesinlikle dört ayaklı olmasına rağmen, duruş şekli bazı tartışmalar doğurmuştur.Bár nyilvánvalóan négy lábon jártak, a testhelyzetük hosszú időn át vita tárgya volt.
Beni 37 yaşında doğurmuş.37 éves volt.
Bu durum onun Jeanne-Antoinette’in babası olduğu yolundaki dedikoduları doğurmuştur.Sellaiseksi tarjottiin Jeanne-Antoinetten isää.
Juli Ashton, 2005 yılında evlenmiştir ve Temmuz 2006'da kızını doğurmuştur.He kihlautuivat vuonna 2005 ja avioituivat heinäkuussa 2006.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.Avioliitosta on syntynyt kahdeksan lasta.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.Προπαρασκεύασε επίσης την Πολιορκία του Ναυπλίου.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.I ægteskabet blev født otte børn.
Fırtına gemi zayiatı da doğurmuştu.Desuden blev et dampskib sænket.
1173 yılında ise ölü bir çocuk doğurmuştur.I november 1514 fødte hun endnu en død dreng.
Lea dört oğul doğurmuştu fakat Rahel'in henüz bir çocuğu bile olmamıştı.Etter at Lea hadde født fire sønner, var Rakel fortsatt ikke i stand til å unnfange.
Ancak Rea Mars'ın tecavüzüne uğramış ve Romulus ve Remus'u doğurmuştu.Men hun ble voldtatt av guden Mars, og fødte Romulus og Remus.
Zeus ile birlikte olup Lakedaimon'u doğurmuştur.Taygete fikk sønnen Lakedaimon sammen med Zevs.
Beni 37 yaşında doğurmuş.Han ble 37 år gammel.
Kurdun karısı olup çocuğunu doğurmuş.Herren over den og konen hans hadde et spedbarn.
Zeus ile birlikte olup Lakedaimon'u doğurmuştur.Dia melahirkan Zhakedu.
Antonia iki çocuk daha doğurmuş olabilir ama küçük yaşta ölmüşlerdi.Antonia có thể có hai người con khác, những người chết trẻ.
Theia, Ay tanrıçası Selene'yi doğurmuş olan Yunan tanrıçasıdır.Trong thần thoại Hy Lạp, Theia là một Titan đã đẻ ra nữ thần Mặt Trăng Selene.
Bu zafer Çinlilere karşı yeni başarı ümitleri doğurmuştur.Sự kiện này đã đem lại niềm hân hoan lớn cho dân tộc Trung Hoa.
En az iki tane kız çocuğu doğurmuştur.Bà sinh được hai đứa con gái.
İkinci eşle aynı zamanda hamile kalan Hatşepsut ikinci kız çocuğunu, Aset ise ilk oğlan çocuğunu doğurmuştur.Cậu đến hang để tìm vợ con mình thì người vợ đang mang bầu của cậu đã hạ sinh người con thứ hai.
Karşılamaya yönelik çabalar karışıklıklar doğurmuştur.Các cuộc tấn công có kết quả hỗn hợp.
Kıpçak’ı annesi, bir adanın ortasında bulunan ağacın kovuğunda doğurmuştur.母の形見となった小刀は元騎丸(元気丸)の斧の柄にカモフラージュされた。
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.昼間から酒を呑む生活をしている。
Bu durum da Yugoslavya ve Arnavutluk arasında birçok sıkıntıyı doğurmuştu.このことは、クロアチアや旧ユーゴスラビア諸国の間では大きな衝撃となった。
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.子に顕氏、ほか名前不詳の2名がいる。
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.任国桢与发妻(姓名不详)育有二子一女。
Beni 37 yaşında doğurmuş.享年37歲。
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.לפופיאנוס נולדו שני בנים ובת מנישואים לאשה ששמה לא ידוע.
Nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur.לבילה אוגוסט נולדו שמונה ילדים מכמה מערכות נישואים.
Antonia iki çocuk daha doğurmuş olabilir ama küçük yaşta ölmüşlerdi.ייתכן שלאנטוניה היו ילדים נוספים אשר מתו בינקותם.
Sien 32 yaşına geldiğinde evlilikdışı dört çocuk doğurmuş ve bunlardan iki tanesini yaşamıştı.בשנות השלושים של המאה ה-14, נולדו לו שני ילדים בלתי חוקיים, ובעשור הבא נוספו עליהם עוד שניים.
1173 yılında ise ölü bir çocuk doğurmuştur.През 1173 г. Мария Комнина ражда мъртво дете.
Gece tanrıçası Niks "Nyx", gece, kendi başına Hypnos uyku ve Thanatos ölüm tanrılarını doğurmuştur.Nikta - tamna noć, kćer Kaosa ili je sama nastala.
Kesinlikle dört ayaklı olmasına rağmen, duruş şekli bazı tartışmalar doğurmuştur.Čeprav je skoraj zagotovo hodil po vseh štirih, so o položaju nog potekale dolge razprave.
Bu başarı, ışığın doğasını anlamak gibi uzun erimli sonuçlar doğurmuştur.Imelo je daljnosežne posledice, med drugim tudi za razumevanje narave svetlobe.
Sinan Bey ve adı bilinmeyen iki oğlan doğurmuştur.Stjepan je imel razen njega še dva sinova z neznanima imenoma.
Kız kardeşi olan zeka Titan'ı Phoebe'dan Leto ve Asteria'yi doğurmuştur.Su Febe, savo seserimi, talento titanide, susilaukė Leto ir Asterijos.
Başkentin Konstantinopolis'e taşınması, Roma şehrinin göreceli olarak önemini kaybetmesi sonucunu doğurmuş.A tak svým způsobem začíná úpadek Říma, který sledujeme, jak se odehrával ve středověku.
Başkentin Konstantinopolis'e taşınması, Roma şehrinin göreceli olarak önemini kaybetmesi sonucunu doğurmuş.Co w pewien sposób zapoczątkowało upadek Wiecznego Miasta, który nastąpi w Średniowieczu.
Başkentin Konstantinopolis'e taşınması, Roma şehrinin göreceli olarak önemini kaybetmesi sonucunu doğurmuş.E così in un certo senso comincia il declino della città di Roma che vediamo accadere nel Medioevo.
Başkentin Konstantinopolis'e taşınması, Roma şehrinin göreceli olarak önemini kaybetmesi sonucunu doğurmuş.Ж: Отчасти из-за этого Рим начинает приходить в упадок, который мы наблюдаем в Средневековье.
Beni çokgençken doğurmuşElle m'a eu vraiment jeune.
Beni çokgençken doğurmuşMi ha partorito giovanissima
Beni çokgençken doğurmuşSie hatte mich sehr jung