doğurgan ile cümle

doğurgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Orgazm, doğurganlığı başka bir şekilde arttırıyor olabilir今度は男性に関わるものです
Sağlık düzeldikçe, çocuk ölümleri düştükçe, doğurganlık oranı düşmeye başlar.Ve Hindistan bunu yaşıyor.인도의 의료서비스가 개선되고 영유아 사망률이 떨어지고 출산률이 떨어지고 있습니다
Sağlık düzeldikçe, çocuk ölümleri düştükçe, doğurganlık oranı düşmeye başlar.Ve Hindistan bunu yaşıyor.בעוד שהטיפול הבריאותי משתפר, תמותת ילדים במגמת ירידה, שיעור הפוריות התחיל לרדת והודו חווה את זה
Sağlık düzeldikçe, çocuk ölümleri düştükçe, doğurganlık oranı düşmeye başlar.Ve Hindistan bunu yaşıyor.و مع تحسن الرعاية الصحية وانخفاض معدل وفيات الاطفال معدلات الخصوبة بدأت في الانخفاض, وتتعامل الهند مع هذا
Sağlık düzeldikçe, çocuk ölümleri düştükçe, doğurganlık oranı düşmeye başlar.Ve Hindistan bunu yaşıyor.乳児死亡率が減少すれば 出生率が下がり始めます インドがまさにこの状態です インドではこれから30年で
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.그 자체가 사랑과 생식의 상징이고, 꽃과 같은 의미라고 볼 수 있겠죠.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Obviamente, Venus es la diosa del amor y la fertilidad, que es la misma historia de las flores.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Sao Kim, tất nhiên, là thần tình yêu và ái tình, là câu chuyện về hoa.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venere, ovviamente, è la dea dell'amore e della fertilità, ovvero ciò che caratterizza la storia dei fiori.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venuša je známa ako bohyňa lásky a plodnosti, čo zapadá do príbehu o kvetinách.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénus, bien sûr, est la déesse de l'amour et de la fertilité, ce qui est le rayon des fleurs.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus, bineînţeles, e zeiţa iubirii şi a fertilităţii, care e povestea florii.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénus, claro, é a deusa do amor e fertilidade, que é a história das flores.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venuše je známá jako bohyně lásky a plodnosti, což souhlasí s příběhem o květinách.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus er selvfølgeligt guden for kærlighed og frugtbarhed, hvilket er blomster historien.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus is natuurlijk de godin van de liefde en de vruchtbaarheid. Heeft allemaal te maken met bloemen.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus ist die Göttin der Liebe und Fruchtbarkeit, und das wiederum ist die Geschichte der Blüten.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Venus, tentu saja, dewa cinta dan kesuburan, yang merupakan kisah dari bunga.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Vénusz pedig a szerelem és a termékenység istennője, és erről szól a virágok története is.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Wenus, oczywiście, jest boginią miłości i płodności, tworzy także historię kwiatów.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Η Αφροδίτη είναι φυσικά η θεά του έρωτα και της γονιμότητας, που συνοψίζει την ιστορία των λουλουδιών.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Венера, конечно, богиня любви и плодородия, а это созвучно с цветами.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Венера, разбира се, е богинята на любовта и плодородието, което е историята на цветята.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.Як відомо, Венера - це богиня кохання і родючості - двох наскрізних ниток у історіях квітів.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.נוגה, כמובן, היא אלת האהבה והפריון, שזה סיפור הפרחים.
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.والمريخ ( فينوس ) اسمه اليوناني يعني إلهة الحب والخصوبة وهذه هي قصة جميع الازهار
Venüs, elbette, aşk ve doğurganlık tanrıçası, ki bu da çiçeğin öyküsü.それは花にも通じます 花は多大な努力を払って
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.Avšak neistota je zrejmá a prognózy závisia od niekoľkých predpokladov, vrátane plodnosti.
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.Divizia Populaţie a Naţiunilor Unite (l).
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.Los retos ambientales están estrechamente vinculados con las fuerzas motrices globales de cambio
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.Ondersteund door de globalisering zijn veel landen erin geslaagd om grote
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.YK:n väestöyksikkö ( rahalähetykset kotiin ovat usein suuri tulonlähde kehitysmaille.
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.Združeni narodi, oddelek za prebivalstvo (l).
ve tahminler, doğurganlık oranları dâhil olmak üzere, birkaç varsayıma bağlıdır.В същото време, сме свидетели на това как светът се урбанизира с безпрецедентни темпове.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.그리고 그녀는 내년에 90살이 됨에도 불구하고 100명의 작가들 중에서 가장 많은 작품을 그린 작가들 중 하나에요
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.A je nejvyhraněnější z té stovky umělců, i když jí příští rok bude 90.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.A z týchto 100 umelcov je jednou z najplodnejších, napriek tomu, že na budúci rok bude mať 90 rokov.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.Ed è tra le più prolifiche di tutti questi cento artisti, anche se compirà 90 anni l'anno prossimo.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.E ela é uma das mais prolíficas de todos estes cem artistas, mesmo apesar de ela fazer 90 anos no próximo ano.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.És ő az egyik legtermékenyebb a száz művész közül, pedig 90 éves lesz jövőre.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.Es una de las más prolíficas de todo este centenar de artistas, a pesar de que cumplirá 90 el próximo año.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.Jest jedną z nabardziej płodnych spośród tej setki artystów, mimo iż w przyszłym roku skończy 90 lat.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.Und sie ist eine der Produktivsten von allen diesen hundert Künstlern obwohl sie nächstes Jahr 90 wird.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.Ze is een van de meest productieve van deze honderd kunstenaars, hoewel ze volgend jaar 90 wordt.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.И тя е една от най-плодовитите от тези сто творци, въпреки че ще навърши 90 следващата година.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.Она самая продуктивная из всех ста художников, несмотря на то, что в следующем году ей исполнится 90 лет.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.והיא אחת מהאמנים הכי פורים מבין מאה האמנים האלה, למרות שהיא הולכת להיות בת 90 שנה הבאה.
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.وهي واحدة من أكثرهم غزارة في الإنتاج رغم أنها ستبلغ الـ 90 في العام المقبل
Ve yüzlerce sanatçı içinden en doğurgan kişidir, ... ...90 yaşında olmasına rağmen.来年には90歳になるのですが (笑)

İlgili Sayfalar