doğurgan ile cümle

doğurgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tüm alt türler çapraz doğurgandır.All subspecies are cross-fertile.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Die Fertilitätsrate gibt an, wie viele Kinder eine Frau im Durchschnitt in ihrem Leben hat.
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.Leben und Werk eng verknüpft.
Doğurganlıktaki düşüşle birlikte yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı giderek artmaktadır.Der Anteil älterer Menschen an der Gesamtbevölkerung nimmt stetig zu.
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.Travail et loisirs étaient intimement liés.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.La Tasa total de fecundidad es el número promedio de hijos nacidos por cada mujer.
Bona Dea bekaret ve doğurganlıkla ilgili bir tanrıçadır.Bona Dea era una diosa asociada con la virginidad y la fertilidad femenina.
2010 nüfus sayımı verileri, toplam doğurganlık oranının 1,4 değerinde olduğunu göstermektedir.I dati del censimento del 2010 hanno svelato che il tasso di fertilità totale era di circa 1,4.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Il Tasso di fecondità totale è il numero medio di bambini nato da ogni donna.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.50 % португальских матерей рожают детей без медицинской помощи.
Dişi fillerde doğurganlık oranı 45 ilâ 50 yaşından sonra azalır.Оперение у филинят появляется в возрасте 45 дней.
Bir ölçü olarak kullanılan "doğurganlık oranı" bir çiftin, bireyin veya nüfusun üretebildiği yavru sayısıdır.وكمقياس، فإن "نسبة الخصوبة" هي عدد الأطفال الذين ينجبهم كل زوج أو شخص أو السكان.
Doğurganlık yavru üretebilme doğal kabiliyetidir.الخصوبة هي القدرة الطبيعية على إنتاج النسل.
İkiz doğurma riski kullanılan doğurganlık tedavi tipine bağlı olarak değişebilir.تختلف فرص ولادة التوائم اعتمادا على أنواع علاجات الخصوبة المستخدمة.
Ergenlik ve menarştan sonra artış gösteren doğurganlık, yaş ilerledikçe düşüş göstermeye başlar.Início ou agudização após parto são comuns.
Seçilim değerini artıran özelliklere örnek, daha iyi hayatta kalma ve artış gösteren doğurganlıktır.Exemplos de características que podem aumentar a aptidão são sobrevivência melhorada e aumento da fecundidade.
Annelik, doğurganlık ve verimlilik sembolüdür.É um símbolo auspicioso de sorte e do nascimento.
Dişi fillerde doğurganlık oranı 45 ilâ 50 yaşından sonra azalır.A prevalência diminui após os 50 anos de idade.
Bir başka çalışma ise Havva'yı Hint bereket ve doğurganlık tanrıçası Shiva ile ilişkilendirmektedir.Seu culto estaria associado ao de Hinda, outra divindade midianita.
Doğurganlık aynı zamanda bir kadının yaşı ile de ilişkilidir.A fertilidade feminina é também influenciada pela idade.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.«1 em cada 5 mulheres de 40 anos fez aborto».
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Taxa de Fecundidade: É a média de quantos filhos em média uma mulher tem no seu período fértil.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.5% kobiet po porodzie.
Birçok diğer Hint tanrıçası gibi, kendi içinde doğurganlık, bereket, bolluk gibi özellikler taşır.Podobnie jak w większości kultur pierwotnych, zapewniać miał szczęście, dobrobyt i przychylność bogów.
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.Area och likformighet är därför mycket nära sammankopplade.
Doğurganlığı ve dişiliği içerir.Tändernas betydelse och vård.
Artık doğurganlık özelliği kaybedilmiştir ve kadının gebe kalma gibi şansı yoktur.Стан жінки погіршився й надії на порятунок майже не має.
Yaş ilerledikçe doğurganlığın azalması bununla ilgili bir durumdur.Що ж стосується року народження, то все набагато менше визначено.
Doğurganlık aynı zamanda bir kadının yaşı ile de ilişkilidir.Velikost však závisí na věku ženy.
Köpek-kurt kırmaları doğurgandır.Domestikací vlka vznikl pes.
Bu noktada senede bir kere doğurgan hale gelirler ve kızgınlık döneminde çoğul ovumlar üretirler.În acest moment, ele devin fertile, o dată pe an, producând mai multe ovule atunci când sunt în călduri.
2010 nüfus sayımı verileri, toplam doğurganlık oranının 1,4 değerinde olduğunu göstermektedir.Datele de la recensământul din 2010 sugerează faptul că rata fertilității poate fi acum în jur de 1,4.
Meme tarihte doğurganlığın sembolü olmuştur.A mű megszületésének történelmi előzménye is volt.
Canlı doğurgandırlar, kolay çoğalırlar.Könnyű 1 egyed elég, hogy szaporodjon.
Doğurganlık aynı zamanda bir kadının yaşı ile de ilişkilidir.Synnytyksessä mukana on aina vanhempi samaan sukuun kuuluva nainen.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.Kymmenvuotiaista 95 % on yökuivia.
Bu noktada senede bir kere doğurgan hale gelirler ve kızgınlık döneminde çoğul ovumlar üretirler.Σε αυτό το σημείο αρχίζουν να γίνονται γόνιμα μία φορά τον χρόνο, παράγοντας πολλαπλά ωάρια.
Doğurganlık aynı zamanda bir kadının yaşı ile de ilişkilidir.Βέβαια, η γονιμότητα της γυναίκας επηρεάζεται και από την ηλικία της.
Kadın Nusayriler için çok kıymetlidir doğurgandır, anadır.Το θηλυκό έχει σπερματοθήκη και συμπληρωματικούς γεννητικούς αδένες.
Doğurganlık aynı zamanda bir kadının yaşı ile de ilişkilidir.En kvindes frugtbarhed påvirkes også af hendes alder.
Toplam doğurganlık hızı: Bir kadının doğurganlık dönemince (15-49) ortalama çocuk sayısını ifade eder.Abortkvotienten beregnes som det gennemsnitlige antal aborter per kvinde i den fødedygtige alder (15-49).
Seçilim değerini artıran özelliklere örnek, daha iyi hayatta kalma ve artış gösteren doğurganlıktır.Eksempler på træk, der kan øge egnethed er forbedret overlevelse og øget frugtbarhed.
Dişi fillerde doğurganlık oranı 45 ilâ 50 yaşından sonra azalır.Tingkat kesuburan pada gajah betina mulai berkurang pada usia 45–50.
Hem saf ve eldeğmemiştir, hem de doğurgandır ve cinselliği varlığında barındırır.Dia adalah terang dan santai meskipun situasi di negaranya.
2010 nüfus sayımı verileri, toplam doğurganlık oranının 1,4 değerinde olduğunu göstermektedir.Dữ liệu từ điều tra nhân khẩu năm 2010 cho thấy rằng tổng tỷ suất sinh là khoảng 1,4.
Dişiler de aynı zamanda doğurganlığa ulaşır.さわ餅も同時期の誕生とされる。
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.真澄とは歳が近く仲が良い。
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.他的出生跟相澤也有莫大關聯。
Hekabe ilkçağ yazında doğurgan ve bahtsız bir anne tipini canlandırır.Leaven最初是以一个柔弱、绝望的年轻女孩形象出现的。
Arkadia'da yapılan şarapların erkekleri sersemlettiğine, kadınları ise daha doğurgan yaptığına inanılırdı.אאליאן מציין כי יין מהראיה שבארקדיה נחשב למביא פוריות אצל נשים, והופך גברים לטיפשים.
Annelik, doğurganlık ve verimlilik sembolüdür.Символ е на плодородието и родителските грижи.
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.Sjemenište i gimnazija bili su tijesno povezani.
Meme tarihte doğurganlığın sembolü olmuştur.Homer je stoga postao simbol povijesnog sjećanja Berlina.
Bir ölçü olarak kullanılan "doğurganlık oranı" bir çiftin, bireyin veya nüfusun üretebildiği yavru sayısıdır.Kao mjera, stopa fertiliteta broj je rođene djece po osobi, paru ili populaciji.
Bu çalışma erkeklerin doğurgan kadın kokularına karşı bir tercih gösterdiğini ortaya koymuştur.I to je bilo dovoljno da se milijuni žena odluče za izbor parfema.
Yaş ve doğurganlık çok yakından ilişkilidir.Obsah a vzťah spolu úzko súvisia.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.Viac ako 80% pacientov sú ženy v reprodukčnom veku.
Toplam doğurganlık hızı, nüfus başına bir kadının yaşamı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısıdır.Úhrnná plodnosť je počet detí, ktoré sa priemerne narodia jednej žene.
Meme tarihte doğurganlığın sembolü olmuştur.To je tudi rojstni datum brigade.
CIA - Ülkelere Göre Doğurganlık OranıGimstamumas Sąrašas:Šalys pagal mirtingumą

İlgili Sayfalar