Dedem yirminci doğum günüm için bana bir araba verdi.My grandfather gave me a car for my twentieth birthday.
Büyükbabam yirminci doğum günüm için bana bir araba hediye etti.My grandfather gave me a car for my twentieth birthday.
Doğum günün için sana gerçekten harika bir şey alacağım.I'm going to get you something really great for your birthday.
Tom ve Meryem oğullarına doğumu gerçekleştiren doktorun adını verdiler.Tom and Mary named their son after the doctor who delivered him.
Geçen yıl doğum gününüzde olanları hatırlıyor musunuz?Do you recall what happened last year on your birthday?
Doğum günü etkinlikleri sayılmaz.Birthday events don't count.
Doğum günü partinden sonra ne olduğunu hatırlıyor musun?Do you remember what happened after your birthday party?
Doğum yapma süreci çok acı vericidir.The process of giving birth is very painful.
Boston'dan bütün yolu sadece senin doğum günü partin için geldik.We came all the way from Boston just for your birthday party.
Tom Mary'ye doğum günü için güzel bir şey almak istedi.Tom wanted to buy Mary something nice for her birthday.
Doğum günümde, bardaki herkes bana içkiler ısmarlıyordu.On my birthday, everyone in the bar was buying me drinks.
Doğum günün için sana istediğin herhangi bir şeyi alacağım.For your birthday, I'll buy you anything you want.
Tom'a doğum günü hediyesi satın almak için biraz para alabilir miyim?Can I have some money to buy Tom a birthday present?
Son doğum günümde bunlarda birini bana verdin.You gave me one of those on my last birthday.
Onun doğum günü için Tom'a ne hediye veriyorsun?What are you giving Tom for his birthday?
Tom bu şapkayı bana doğum günüm için verdi.Tom gave me this hat for my birthday.
Tom doğum günüm için bana bunları verdi.Tom gave me these for my birthday.
Tom'a doğum günü için güzel bir şey vermek istiyorum.I want to give Tom something nice for his birthday.
Tom Mary'nin doğum günü partisini planlamama yardım ediyor.Tom has been helping me plan Mary's birthday party.
Tom'a doğum günü için ne verebilirim?What could I give Tom for his birthday?
Tom, Mary'ye onun doğum günü için bir şarkı yazmak istedi.Tom wanted to write Mary a song for her birthday.
Tom doğum günümü unuttu.Tom forgot my birthday.
Doğum günümü iple çekiyorum.I'm looking forward to my birthday.
Ben bir gün gecikiyorum ama "Doğum günün kutlu olsun!"I'm a day late, but "Happy Birthday!".
Tom hastaydı bu yüzden doğum günü partime gelemedi.Tom was sick, so he couldn't come to my birthday party.
Tom doğum günüme kadar zarfı açmamamı söyledi.Tom told me not to open the envelope until my birthday.
Tom'un doğum günüm için bana bir şey vereceğini sana söyledim.I told you Tom would give me something for my birthday.
Tom'a doğum günü partisinde olamayacağım için üzgün olduğumu söyle.Tell Tom I'm sorry I wasn't able to be at his birthday party.
Tom sadece bize Mary'nin doğum günü partisine gelemeyeceğini söyledi.Tom just told us he wouldn't be able to come to Mary's birthday party.
Doğum gününde özel bir şey yapmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should do something special on your birthday.
Doğum günü partini mahvettiğim için üzgünüm.I'm sorry for ruining your birthday party.
Doğum günüm için bir parti veriyorum. Gelmek ister misin?I'm having a party for my birthday. Do you want to come?
Doğum günü için ona bir bilezik veriyorum.I am giving her a bracelet for her birthday.
Doğum günü için ona bir bilezik hediye ediyorum.I am giving her a bracelet for her birthday.
Ona doğum günü için bir bilezik hediye ediyorum.I am giving him a bracelet for his birthday.
Oğlunun doğumu için tebrikler.Congratulations on the birth of your son.
Hey, bugünün benim doğum günüm olduğunu biliyor musunuz?Hey, do you know it's my birthday today?
Tom'un doğum günü için özel bir şey yapmayı planlıyor muydun?Were you planning to do something special for Tom's birthday?
Doğum günüm için bana verdiğin küpeleri taktım.I wore the earrings that you gave me for my birthday.
Kız doğum günü hediyesini açtı ve gülümsedi.The girl opened up her birthday present and smiled.
Tom'a bir doğum günü hediyesi almak zorundayız.We have to buy Tom a birthday present.
Büyük bir doğum günü partisi istemiyorum.I don't want a big birthday party.
Bütün bu harika doğum günü dilekleri için teşekkürler.Thank you everyone for all the wonderful birthday wishes.
Sana gönderdiğim doğum günü kartını aldın mı?Did you get the birthday card I sent you?
Tom doğum günün için sana ne aldı?What did Tom get you for your birthday?
Tom'un doğum ebeveynleriyle tanışma hakkı olduğunu düşünüyorum.I think Tom has the right to meet his birth parents.
Tom'un doğum ebeveynlerini tanıma hakkı olduğunu düşünüyorum.I think Tom has the right to get to know his birth parents.
O doğumundan beri yaşadığı en kutsal sevinci hissetti.He felt the most heavenly joy that he had experienced since birth.
Bugün kimin doğum günü olduğunu tahmin et.Guess whose birthday it is today.
Ben doğum kontrol hapları alıyorum.I'm on the pill.
Tom için bir doğum günü partisi verelim.Let's have a birthday party for Tom.
Tom Mary'nin doğum günü partisi için bir kek pişirdi.Tom baked a cake for Mary's birthday party.
Tom beni doğum günü partisine davet etti.Tom invited me to his birthday party.
Tom kendi doğum gününü unuttu.Tom forgot his own birthday.
Tom bana doğum günü hediyeleri gönderirdi.Tom used to send me birthday gifts.
Tom Mary için bir doğum günü hediyesi almayı unuttu.Tom forgot to buy a birthday present for Mary.
Tom, Mary'ye bir doğum günü hediyesi için alışverişe çıkıyor.Tom is out shopping for a birthday gift for Mary.
Mary için sürpriz bir doğum günü partisi vermek Tom'un fikriydi.It was Tom's idea to have a surprise birthday party for Mary.
Tom benimle aynı doğum gününe sahip.Tom has the same birthday as me.
Tom Mary'nin doğum günü partisi için bir kek pişirecek.Tom is going to bake a cake for Mary's birthday party.