Mary geçen hafta bütün boş zamanını doğum günü tebriklerine cevap vererek geçirdi.Mary spent all her free time last week answering birthday greetings.
Tom doğum günü için bir sürpriz olarak özel bir yemek pişirdi.Tom cooked a special meal as a surprise for her birthday.
Dan doğum günü için bir iş arkadaşından şanslı kedi heykelciği aldı.Dan got a lucky cat figurine from a co-worker for his birthday.
İyi bir erkek çocuğu gibi davranmazsan bir doğum günü hediyesi almazsın.If you don't act like a good boy, you won't get a birthday present.
İyi bir kız gibi davranmazsan bir doğum günü hediyesi almazsın.If you don't act like a good girl, you won't get a birthday present.
Erken saatlerdeki gün doğumunu gördün mü? Gerçekten güzeldi.Did you see the sunrise earlier? It was really beautiful.
Tom gün doğumunu izlemek için uyandı,Tom woke up to watch the sunrise.
Onun doğum günü için ona biraz çiçek gönderiyoruz.We send her some flower on her birthday.
Doğum doktorluğu, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemle ilgilenir.Obstetrics deals with pregnancy, childbirth, and the postpartum period.
Sevgili arkadaşlar, doğum günü dilekleri için çok teşekkürler.Dear friends, many thanks for the birthday wishes.
Gün doğumunu tam zamanında görmek için dağın tepesine gittik.We made it to the top of the mountain just in time to see the sunrise.
Ben Kolombiya'daki Medellin'de doğup büyüdüm ve yaşıyorum.I was born, raised and live in Medellín, Columbia.
Doğum gününün tarihi ne?What is the date of your birthday?
Doğum günün kutlu olsun, sevgili arkadaşım.Happy birthday, my beloved friend.
Doğum günüm kutlu olsun!Happy birthday to me!
Kirlilik, bölge ekosistemine yıkıcı sonuçlar doğuruyor.Pollution is bringing devastating consequences for the regional ecosystem.
Orta Doğu hâlâ barut fıçısı olarak kabul ediliyor.The Middle East is still considered a powder keg.
Babam, bana doğum günümde bu bisikleti almıştı.My father bought me this bike on my birthday.
Pazartesi Tom'un otuzuncu doğum günüdür.Monday is Tom's thirtieth birthday.
İkizler genellikle erken doğumludur.Twins are usually premature.
Tom bir doğuştan öğremen.Tom is a natural-born teacher.
Şiddet daha fazla şiddeti doğurur.Violence breeds more violence.
Tom 13. doğum gününü 20 Ekim'de kutladı.Tom celebrated his 13th birthday on October 20th.
Tom otuzuncu doğum gününü kutluyor.Tom is celebrating his thirtieth birthday.
Herhangi bir doğum leken var mı?Do you have any birthmarks?
Doğum leken var mı?Do you have a birthmark?
Tom, Mary'nin doğum günü için özel bir akşam yemeği hazırlamak istedi.Tom wanted to prepare a special dinner for Mary's birthday.
Birkaç saatlik doğum sancısından sonra, güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.After several hours of labor, she delivered a lovely healthy baby.
O bir doğum günü partisinden eve döndü.She returned home from a birthday party.
Bugün ninemin doğum günü.Today's my grandmother's birthday.
Dünyada her saniye başına dört bebek doğuyor.Four babies are born every second around the world.
Güneşin kent üzerindeki doğuşunu izledim.I watched the sun rise over the city.
Bebeği doğurmak istiyor.She wants to keep the baby.
Mary egzotik bir orta doğu güzeliydi.Mary was an exotic Middleastern beauty.
Örneğin Orta Doğu'nun Orta Amerika'dan daha önemli olduğunu sana düşündürten şey ne?What makes you think the Middle East is more important than Mesoamerica, for instance?
Mary, Tom adını verdiği bir oğlan doğurdu.Mary gave birth to a boy she named Tom.
Lütfen doğum tarihinizi buraya yazın.Please write your date of birth here.
Doğumgününü kutlamak için ne yaparsın?What do you do to celebrate your birthday?
Onun doğumgünü partisine gelemedim.I couldn't come to his birthday party.
Orta Doğu'nun Andes'ten daha önemli olduğunu sana ne düşündürüyor?What makes you think the Middle East is more important than the Andes?
Bugün benim doğum günüm. 18 yaşına bastım.It's my birthday today. I'm already eighteen.
Hiç kimse doğum günümün bugün olduğunu bilmiyor.Nobody knows it's my birthday today.
O, onu doğum günü partisine davet etmeye çalıştı.She has tried to invite him to her birthday party.
Onun doğum günü partisine gitmesek Tom muhtemelen hayal kırıklığına uğrar.Tom would probably be disappointed if we didn't go to his birthday party.
Onun doğum gününde Tom ile olabildiğine sevindim.I'm glad you were able to be with Tom on his birthday.
Onun doğum günü için Tom'a bir mızıka hediye etmelisin.You should give Tom a harmonica for his birthday.
Tom'un Mary için bir doğum günü hediyesi seçmesine yardım ettim.I helped Tom choose a birthday present for Mary.
Tom'a doğum günü için bir şey almalısın.You should buy Tom something for his birthday.
Tom'un doğum günü için bir kek pişireceğim.I'm going to bake a cake for Tom's birthday.
Tom beni doğum günü partisine davet etmedi.Tom didn't invite me to his birthday party.
Tom'a doğum günü için bir beyzbol şapkası verdim.I gave Tom a baseball cap for his birthday.
Tom'un doğum günü Mary'ninki ile aynı.Tom's birthday is the same as Mary's.
Tom her zaman Mary'nin doğum gününü unutur.Tom always forgets Mary's birthday.
Biz Tom'a bir doğum günü hediyesi aldık.We bought Tom a birthday present.
Tom'un doğum günü çok yakında.Tom's birthday is coming soon.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.A possible side effect of the contraceptive pill is a loss of sex drive.
O iki yıl önce doğum gününde iki çok güzel gece müziği çaldı.He played two very beautiful Chopin nocturnes on his birthday two years ago.
Babam tarafının 88. doğum gününde dedem için bir atkı aldım.I bought a scarf for my grandfather on my father's side's 88th birthday.
Yakında gün doğumu olacak.It will be sunrise soon.
Tom doğuştan kör değildi.Tom was not born blind.