doğuştan ile cümle

doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.يعني هذا أن الروبوت بطبيعته غير مستقر.
Bu da robotun doğuştan dengesiz olduğu anlamına geliyor.本質的に不安定です ちょうど片足で立っている人のようなものです
Bu doğuştan gelen bir yetenek değil. Doğuştan gelen yetenek bir masaldan ibaret.Това не е вроден талант.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Bár az ösztönök egy része velünk születik, a legtöbb tanult, és mindegyik bele van kódolva az agyunkba.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Certains sont innés, d'autres sont acquis et tous sont connectés dans notre cerveau.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.이런 본능의 일부는 타고나지만, 대부분은 학습된다. 그 모든 것이 우리 두뇌 속에 내장되어 있다.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Niektóre z tych instynktów są wrodzone, inne zaś nabyte, wszystkie są wplecione w nasze mózgi.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Sommige instincten zijn aangeboren, de meeste aangeleerd, en allemaal zijn ze vastgelegd in onze hersenen.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Trong khi một số bản năng là bẩm sinh, phần lớn là qua học được và tất cả chúng được cài vào não chúng ta.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Παρότι μερικά είναι έμφυτα, τα περισσότερα τα μαθαίνουμε, και όλα εντυπώνονται στον εγκέφαλό μας.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Макар някои от тези инстинкти да са вродени, повечето са придобити, и всички те са свързани в мозъците ни.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Некоторые из этих инстинктов могут быть врожденными, большинство - приобретены, и все они вписаны в наш мозг.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Частина інстинктів - первинні, але більшість - завчені, й вони "вшиваються" в наші мізки.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.בעוד חלק מהאינסטינקטים הללו עשויים להיות מולדים, רובם נלמדים, וכולם מובנים לתוך מוחותינו.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.مع أن بعض هذه الغرائز قد تكون فكرية، أغلبها تكتسب وجميعها جزء من عقولنا
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.すべて脳につながれている 現実世界でも 仮想世界でも 生き残るにはこうした本能が不可欠だ
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır. Ayelet Fishbach'ın bu konuda bir araştırması var.Je to přirozená věc zvaná "zředění cíle", kterou vědecky popsala Ayelet Fishbachová.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Ayelet Fishbachがこのことについて論文を書いています
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.C'est une chose innée qui s'appelle la dilution d'objectif.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Det er en instinktiv ting kaldet målsætningsfortynding.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Đó là thứ bẩm sinh gọi là sự pha loãng mục tiêu .
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Een ingebakken iets dat 'verwatering van het doel' heet.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.È qualcosa di innato che si chiama diluizione dell'obbiettivo.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Es algo innato que se llama dilución de metas.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Es ist eine angeborene Sache namens Ziel-Verwässerung.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.È un istinto chiamato diluizione dell'obiettivo.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.E un lucru înnăscut numit "diluarea scopului".
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Gre za prirojeno stvar z imenom redčenje.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Je to taká prirodzená vec nazývaná "rozriedenie cieľa".
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.이것은 선천적인 것으로 목적의 희석화라고 부릅니다.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Tak odruchowo postrzegamy mnogość funkcji,
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Είναι ένα έμφυτο πράγμα που ονομάζεται διάχυση σκοπού.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Това е вътрешно присъщо нещо, наречено разреждане на целта.
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.Это естественная вещь, называемая "дроблением цели".
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.זהו דבר מולד הנקרא דילול מטרה
Buna hedefin sulanması denir, insanda doğuştan vardır.إنه شيئٌ فطري يدعى تخفيف الهدف
Bunu günlük hayatımızda hep yaparız, ama doğuştan bildiğimiz birşey değildir.Itulah yang kita lakukan dalam hidup setiap waktunya.
Bunu günlük hayatımızda hep yaparız, ama doğuştan bildiğimiz birşey değildir.Maar het is niet iets waarmee je geboren bent, we moeten het leren.
Bunu günlük hayatımızda hep yaparız, ama doğuştan bildiğimiz birşey değildir.Pero no nacemos con ello, hay que aprenderlo.
Bunu günlük hayatımızda hep yaparız, ama doğuştan bildiğimiz birşey değildir.Каждый день в нашей жизни.
Bunu günlük hayatımızda hep yaparız, ama doğuştan bildiğimiz birşey değildir.مجدداً مع ثلاثة أشخاص آخرين وهذا مانقوم به في المسرحيات، وهذا مانقوم به في حياتنا اليومية طوال الوقت
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.카네기 홀까지, 인간은 고도의 기술이 담긴 예술에 대해
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.les êtres humains ont un goût inné permanent pour la virtuosité qui s'affiche dans l'art.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.lidské bytosti mají neustálou přirozenou chuť na kvalitní ukázku umělecké práce.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.los humanos tenemos un gusto innato permanente por representaciones virtuosas en las artes.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.ludzie gustują niezmiennie w przedstawieniach, które wymagają umiejętności.
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.והקרנגי הול, לבני האדם יש העדפה קבועה ומולדת
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.إلى قاعة كارنيجي، البشر لديهم ذوق فطري دائم
Carnegie Hall'a, insanoğlu, doğuştan, sanatta usta gösterimlere karşı sürekli bir beğenisi olmuştur.人類は 芸術における名人芸に対して 変わらない深い愛情を持ち続けてきました
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Ci sono alcuni individui che sono profondamente disabili mentalmente, ma ci sono anche quelli dotati.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Có những cá nhân bị khiếm khuyết trí tuệ sâu sắc, nhưng cũng là những người có tài
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Er zijn personen bij die intellectueel erg gehandicapt zijn, maar er zijn ook begaafde mensen bij.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Es gibt Betroffene, die zutiefst intellektuell beeinträchtigt sind, aber es gibt auch solche, die begabt sind.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Există persoane cu dizabilități intelectuale profunde, dar există și persoane care sunt talentate.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Existem os indivíduos que têm profundas deficiências intelectuais, mas há aqueles que são dotados.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Existujú jedinci, ktorí sú uplne intelektuálne postihnutí, ale sú aj takí, ktorí sú nadaní.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Hay individuos que están totalmente incapacitados intelectualmente, pero hay otros superdotados.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Il y a les individus qui sont intellectuellement profondément affectés, mais il y a ceux qui sont talentueux.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.완전히 지적 장애를 가진 사람이 있는 반면, 특별한 재능을 가진 사람도 있습니다.
Ciddi zihinsel engelli bireyler olduğu gibi, doğuştan üstün yetenekli olanlar da bulunmakta.Są osoby z głębokimi zaburzeniami intelektualnymi, ale niektóre mają wręcz talenty.
İlgili Sayfalar