doğuştan ile cümle

doğuştan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sizleri ikna etmek istediğim konu insanların belirli bir dereceye kadar da olsa doğuştan ilkeci olmalarıdır.Я хочу переконати вас, що люди до певної міри природжені есеніалісти.
Sizleri ikna etmek istediğim konu insanların belirli bir dereceye kadar da olsa doğuştan ilkeci olmalarıdır.Я хочу убедить вас, что люди в какой-то степени, естественные эссенциалисты.
Sizleri ikna etmek istediğim konu insanların belirli bir dereceye kadar da olsa doğuştan ilkeci olmalarıdır.אני רוצה לשכנע אתכם שבני אנוש הם, לרמה מסויימת, בעלי מהותנות מלידה. מה שאני מתכוון בזה
Sizleri ikna etmek istediğim konu insanların belirli bir dereceye kadar da olsa doğuştan ilkeci olmalarıdır.اريد ان اقنعكم .. ان البشر .. إلى حد ما .. ولدوا " جوهريين " ما اعنيه بهذا ..
Sizleri ikna etmek istediğim konu insanların belirli bir dereceye kadar da olsa doğuştan ilkeci olmalarıdır.本質主義だということです どういうことかと言うと 私たちは見たり感じたり聞こえる
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.Dar, adesea nu ne dăm seama de faptul că trăim în medii în care pielea noastră e foarte puțin adaptată.
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.그런데 우리는 대개 본래 피부가 충분히 적응하지 못한 환경에서
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.Nuže, často si neuvědomujeme, že žijeme v prostředí, na které je naše kůže vlastně mizerně adaptovaná.
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.Е, често не сме наясно с факта, че живеем в околна среда, към която нашата кожа е присъщо зле адаптирана.
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.Ну, очень часто мы не осознаем того, что мы живем в среде, к которой наша кожа, по сути, плохо приспособлена.
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.פעמים רבות אנחנו לא שמים לב לעובדה שאנו חיים בסביבה שבה העור שלנו
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.حسناً، عادة نحن غير واعين بحقيقة أننا نعيش في بيئات فيها جلودنا
Sıklıkla, cildimizin doğuştan yetersiz adapte olduğu ortamlarda yaşadığımız gerçeğinin farkında değiliz.私達の皮膚が生まれつき 十分に適応出来ていない環境で 生きているという事実を忘れがちです
Şu ana kadar yaptığımız her şeyin doğuştan gelen bağışıklık olduğunu hatırlayın.Ingat, sejauh ini semuanya non-spesifik.
Şu ana kadar yaptığımız her şeyin doğuştan gelen bağışıklık olduğunu hatırlayın.Pamiętajcie, wszystko do tej pory jest nieswoiste.
Şu ana kadar yaptığımız her şeyin doğuştan gelen bağışıklık olduğunu hatırlayın.Запам'ятайте, все це є неспецифічним.
Şu ana kadar yaptığımız her şeyin doğuştan gelen bağışıklık olduğunu hatırlayın.זכרו כי עדיין כל מה שתארנו הוא לא ספיציפי.
Şu ana kadar yaptığımız her şeyin doğuştan gelen bağışıklık olduğunu hatırlayın.تذكر ، إلى الآن كل الأشياء هي غير متخصصة
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Aber Chirurgen werden nicht geboren.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Ale nikt się nie rodzi chirurgiem.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Các bạn thân mến, bác sĩ phẫu thuật không phải là bẩm sinh
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz. Cerrah yapılmaz da.Saya katakan, ahli bedah tidak lahir begitu saja, atau dicetak begitu saja.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Daţi-mi voie să vă spun, chirurgii nu sunt născuţi.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Deixem-me dizer-vos, os cirurgiões não nascem.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Déjenme decirles, no se nace cirujano.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Hadd mondjam meg, nem születnek sebészek.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.글쎄요, 처음부터 의사로 태어나는 사람은 없죠.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Lasciate che vi dica, non si nasce chirurghi.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Musím vám něco prozradit, chirurgové se nerodí.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Neem het van me aan, er zijn geen geboren chirurgen.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Permettez-moi de vous dire qu'on ne naît pas chirurgien.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Σας λέω ότι δεν γεννιέσαι χειρουργός.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Але хірургами не народжуються.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.Нека да ви кажа, хората не се раждат хирурзи.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.תרשו לי לומר לכם, שלא נולדים ככירורגים .
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.دعوني أقول لكم، الجراحون لا يولدون جراحين.
Şu kadarını söyleyim, doğuştan cerrah olunmaz.造られたわけでもありません
Tabii ki bağlayabilirim. Doğuştan biliyorum.بالطبع يمكننى ، أعرف كيف افعل ذلك من يوم ولادتى
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur: "Doğuştan cerrah."Mindannyian hallották már a kifejezést: „Született sebész.”
Tamam hepiniz şu deyişi duymuşsunuzdur: "Doğuştan cerrah."Très bien, vous avez tous déjà entendu dire: " C'est un chirurgien né. "
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Es ist genetisches Geburtsrecht, das uns gehört, genauso wie Laufen oder Sprechen oder Sehen.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Este un drept genetic pe care-l avem din naștere, ca și mersul, vorbitul sau văzutul.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Es un derecho genético, innato, que tenemos, como caminar, hablar o ver.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.É um direito genético que temos, como o andar, o falar ou o ver.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Ez egy velünk született genetikai jog, mint a járás, a beszéd vagy a látás.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Het is ons genetisch geboorterecht, zoals lopen en praten en zien.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Il s'agit d'un droit génétique que nous avons en naissant, comme marcher, parler, ou voir.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Itu adalah hak asasi genetis yang kita miliki seperti berjalan, berbicara, atau melihat.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Je to naše přirozené genetické právo, stejně jako chůze, řeč nebo zrak.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.그것은 인간에게 부여된, 유전적으로 타고난 권리입니다. 걷거나 말하거나 보는 것 처럼 말입니다.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Si tratta di un diritto genetico acquisito, come camminare o parlare o vedere.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.To nasze genetyczne, przysługujące z urodzenia prawo, taki jak chodzenie, mówienie czy widzenie.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Είναι ένα δικαίωμα που αποκτούμε από τη γέννησή μας όπως η βάδιση, η ομιλία ή η όραση.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.И это заложено в нас генетически с рождения, как способность ходить, говорить или видеть.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Тя е генетично право, с което сме родени, като ходенето, говоренето или виждането.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.Це генетичне право, дане нам при народженні, як вміння ходити, говорити чи бачити.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.זוהי זכות אבות גנטית שיש בנו, כמו ההליכה, הדיבור, הראייה.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.إنه حق جيني لدينا ، كما أننا نمشي أو نرى أو نسمع.
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.呢個係我哋天生嘅權利, 像好似講話,行路一樣。
Tıpkı yürümek ya da görmek gibi, doğuştan sahip olduğumuz bir hak.生まれつき遺伝的に持つ権利です 遊びのハンディキャップを背負ったら
İlgili Sayfalar