Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Ale szczerze mówiąc, nie wiemy.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Dar vă spun pe cuvânt că nu știm.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.우리는 그 요인들을 잘 파악할 수 없음을 솔직히 말씀드립니다.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Maar eerlijk gezegd weten we het niet.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Mais je vous répondrais honnêtement que nous n'en savons rien.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Ma onestamente devo ammettere che non lo sappiamo.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Nhưng tôi phải nói rằng thật sự chúng tôi không biết.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Pero diría que honestamente no lo sabemos.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Но бих казала, че - честно казано - не знаем.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.Но я бы сказала, что честно говоря, мы не знаем.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.אך אני אומר שבכנות אנחנו לא יודעים.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.و لكنني أقول أننا حقاً لا نعلم.
Ama doğrusunu söylemek gerekirse tam olarak bilemiyoruz.はっきりと言えるのは 結論として
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Aber die Wahrheit ist, dass es niemand wirklich weiß, und das ist der Punkt.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Ale pravda je, že nikto to v skutočnosti nevie, a to je pointa.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.A vrai dire, personne ne le sait, et c'est ça l'important.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Az igazság az, senki sem tudja igazán és ez a lényeg.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Dar adevărul nu îl cunoaşte nimeni în realitate, şi acesta este esenţialul.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.하지만 진실은 아무도 모릅니다. 그게 포인트에요.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.la eterna juventud. Pero lo cierto es que nadie sabe realmente y ese es el quid.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Maar in werkelijkheid weet niemand het, en dat is nu net het punt.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Ma la verità è che nessuno lo sa davvero, ed ecco il punto.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Mas a verdade é que ninguém sabe realmente, e aí é que está o busílis.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Men sandheden er, at ingen ved det, og det er pointen.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Men sanningen är att ingen egentligen vet, och det är poängen.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Mutta kukaan ei oikeastaan tiedä varmasti, ja siinä asian ydin.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Namun kenyataannya tidak ada yang benar-benar tahu, dan itulah maksudnya.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Nhưng không ai có thể biết sự thật, và đó chính là điểm mấu chốt.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Prawdą jednak jest, że nikt nie jest do końca pewien i o to właśnie chodzi.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Ve skutečnosti ale nikdo doopravdy neví, a v tom to je.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Η αλήθεια πάντως είναι πως κανένας δεν ξέρει και αυτή είναι η ουσία.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Але правда в тому, що ніхто насправді не знає, і в цьому суть.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Но истината е, че никой не знае, и това е най-важното.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.Но правда в том, что никто на самом деле не знает, и в этом суть.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.אבל האמת היא שאף אחד לא יודע באמת, וזאת הנקודה.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.ولكن الحقيقة هي ان لا أحداً يعرف بالتأكيد. وهذا هو بيت القصيد.
Ama gerçek şu ki hiç kimse doğrusunu bilmiyor ve asıl mesele de bu.これが重要な点です コーランには明確に
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Aber nur für den Fall dass, gebe ich mein allerbestes es dieses Mal richtig zu machen.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Ale gdyby jednak miało być inaczej staram się tym razem mieć rację.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Ale i tak, pro jistotu, se opravdu snažím, aby to tentokrát vyšlo.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Ale len pre istotu sa snažím zo všetkých síl urobiť to tentokrát správne.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Ampak za vsak slučaj se zelo trudim, da mi tokrat uspe.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Dar totuși, încerc din răsputeri să-l nimeresc bine în prezent.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.De a biztonság kedvéért, mindent megteszek, hogy most pontosan jó legyen.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.하지만 만약의 경우에 대비해서, 전 지금 이 순간 그걸 바로 잡기위해 최선의 노력을 다 하고 있어요
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Maar voor het geval dat... doe ik mijn best om het deze keer goed te doen.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Ma giusto in caso, sto facendo il possibile per farlo bene questa volta.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Mais juste au cas où, je fais tout ce que je peux pour y arriver cette fois-ci.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Mas, por via das dúvidas, estou a dar o máximo para acertar desta vez.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Men for en sikkerhed skyld, prøver jeg så godt jeg kan at gøre det rigtigt denne gang.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Men i fall att, så gör jag mitt bästa för att få till det rätt den här gången.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Nhưng chỉ để đề phòng, tôi đang cố gắng hết sức mình để làm mọi việc đúng lần này.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Pero por si acaso, hago mi mayor esfuerzo por hacerlo bien esta vez.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Tapi apabila saya berusaha paling keras untuk melakukan dengan benar kali ini.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Αλλά για καλό και για κακό, βάζω τα δυνατά μου να το κάνω σωστά αυτή τη μία φορά.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Але, про всяк випадок, - я з усіх сил намагаюся зрозуміти все вірно вже цього разу.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Но за всеки случай, давам всичко от себе си да го направя правилно този път.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.Но на всякий случай знайте, я стараюсь изо всех сил в этот раз всё сделать правильно.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.לפעמים אני שוכחת באיזו מאה אני. זו אינה הפעם הראשונה שלי כאן. זו אינה הפעם האחרונה שלי כאן.
Ama yine de, bu kez doğrusunu yapmak için çok uğraşıyorum.ولكن مهما يكن .. سوف اقوم في كل ما بوسعي لكي أحسن العالم من حولي