Ana içeriğe geç
Sözlük

doğruluk ile cümle

doğruluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Memang kebaikan adalah hasil dari benih damai yang ditabur oleh orang yang cinta damai
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Men Retfærdigheds Frugt såes i Fred for dem, som stifte Fred.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Men rettferdighets frukt såes i fred for dem som holder fred.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Och rättfärdighetens frukt kommer av en sådd i frid, dem till del som hålla frid.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Ora, o fruto da justiça semeia-se em paz para aqueles que promovem a paz.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Ovoce pak spravedlnosti v pokoji rozsívá se těm, kteříž pokoj působí.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Sad pravičnosti pa se seje v miru njim, ki napravljajo mir.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Şi roada neprihănirii este sămănată în pace pentru cei ce fac pace.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Un frutto di giustizia viene seminato nella pace per coloro che fanno opera di pace
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Vả bông trái của điều công bình thì gieo trong sự hòa bình, cho những kẻ nào làm sự hòa bình vậy.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Vả bông trái của điều công_bình thì gieo trong sự hòa_bình , cho những kẻ nào làm sự hòa_bình vậy .
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Vanhurskauden hedelmä kylvetään rauhassa rauhan tekijöille.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Vredestichters zaaien vrede en zij oogsten goedheid en rechtvaardigheid.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Y el fruto de justicia se siembra en paz para aquellos que hacen la paz
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Και ο καρπος της δικαιοσυνης σπειρεται εν ειρηνη υπο των ειρηνοποιων.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Овощ же праведности сїєть ся в упокої тим, хто творить упокій.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Плод же правды в мире сеется у тех, которые хранят мир.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.Тъжете, ридайте и плачете; смехът ви нека се обърне на плач, и радостта ви в тъга.
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.ופרי הצדקה בשלום יזרע לעשי השלום׃
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.وثمر البر يزرع في السلام من الذين يفعلون السلام
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.並 且 使 人 和 平 的 、 是 用 和 平 所 栽 種 的 義 果
Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.並且 使 人 和平 的 、 是 用 和平 所 栽種 的 義果
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,(74:3) „Когда изберу время, Я произведу суд по правде.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,(75:3) Au temps que j`aurai fixé, Je jugerai avec droiture.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Allah berkata, "Pada waktu yang Kutentukan, Aku akan menghakimi dengan adil
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,,,Atunci cînd va veni vremea hotărîtă,`` zice Domnul, ,,voi judeca fără părtinire.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Cuando yo establezca el tiempo, juzgaré con rectitud
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Denn zu seiner Zeit, so werde ich recht richten.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Khi ta đến thì giờ đã định, Thì sẽ đoán xét cách ngay thẳng.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Khi ta đến thì_giờ đã định , Thì sẽ đoán xét cách ngay_thẳng .
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,주의 말씀이 내가 정한 기약을 당하면 정의로 판단하리니
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Me kiitämme sinua, Jumala, me kiitämme sinua; lähellä on sinun nimesi, sinun ihmeitäsi kerrotaan.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Noi ti rendiamo grazie, o Dio, ti rendiamo grazie: invocando il tuo nome, raccontiamo le tue meraviglie
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Oslavujeme ťa, Bože, oslavujeme. A že je blízke tvoje meno, o tom rozprávajú tvoje divy.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Oslavujeme tě, Bože, oslavujeme; nebo že jest blízké jméno tvé, vypravují to předivní skutkové tvoji.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Quando chegar o tempo determinado, julgarei retamente.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,"Selv om jeg udsætter Sagen, dømmer jeg dog med Retfærd;
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Tisztelünk téged, oh Isten, tisztelünk; neved közel van, hirdetik csodatetteid.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Vi priser dig, Gud, vi priser, og nær er ditt navn; de forteller om dine undergjerninger.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Vi tacka dig, o Gud, vi tacka dig. Ditt namn är oss nära; man förtäljer dina under.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Wysławiamy cię, Boże! wysławiamy: bo bliskie imię twoje; opowiadają to dziwne sprawy twoje.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Zakaj „ko pride določeni čas, jaz bom sodil pravično.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Οταν λαβω τον ωρισμενον καιρον, εγω θελω κρινει εν ευθυτητι.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,Когато уловя определеното време Аз ще съдя с правото.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,כי אקח מועד אני מישרים אשפט׃
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,‎لاني اعين ميعادا. انا بالمستقيمات اقضي‎.
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,我 到 了 所 定 的 日 期 、 必 按 正 直 施 行 審 判
‹‹Belirlediğim zaman gelince, Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,我 到 了 所 定 的 日期 、 必 按 正直 施行 審判
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Een Booleaanse waarde (Waar of Onwaar)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)En sandhedsværdi (TRUE eller FALSE)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Ett booleskt värde (TRUE eller FALSE)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Logična vrednost (TRUE ali FALSE)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Logikai érték (igaz vagy hamis)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)O valoare de adevăr (TRUE sau FALSE)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Pravdivostná hodnota (TRUE alebo FALSE)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Pravdivostní hodnota (TRUE nebo FALSE)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Totuusarvo (TOSI tai EPÄTOSI)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Um valor lógico (VERDADEIRO ou FALSO)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Une valeur de vérité (VRAI ou FAUX)
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)Un valore di verità (TRUE o FALSE)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod