İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Hľa, kráľ bude kraľovať podľa spravedlivosti, a čo do kniežat, budú vládnuť podľa spravedlivého súdu,
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Ímé, igazság szerint uralkodik a király, és a fejedelmek fõk lesznek az ítélettételben;
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Katso, kuningas on hallitseva vanhurskaudessa, ja valtiaat vallitsevat oikeuden mukaan.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Kijk, daar komt een rechtvaardige koning met eerlijke leiders in Zijn gezelschap!
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.보라 장차 한 왕이 의로 통치할 것이요 방백들이 공평으로 정사 할 것이며
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Nầy , sẽ có một vua lấy nghĩa trị_vì , các quan trưởng lấy lẽ công_bình mà cai_trị .
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Nầy, sẽ có một vua lấy nghĩa trị vì, các quan trưởng lấy lẽ công bình mà cai trị.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Oto król będzie królował w sprawiedliwości, a książęta w sądzie panować będą.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Se, en Konge skal herske med Retfærd, Fyrster styre med Ret,
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Se, med rettferdighet skal kongen regjere, og fyrstene skal styre efter rett,
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Ιδου, βασιλευς θελει βασιλευσει εν δικαιοσυνη, και αρχοντες θελουσιν αρχει εν κρισει.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Вот, Царь будет царствовать по правде, и князьябудут править по закону;
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Ето, един цар ще царува с правда, И началниците ще управляват с правосъдие;
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.הן לצדק ימלך מלך ולשרים למשפט ישרו׃
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.هوذا بالعدل يملك ملك ورؤساء بالحق يترأسون.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.看 哪 、 必 有 一 王 憑 公 義 行 政 . 必 有 首 領 藉 公 平 掌 權
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.看哪 、 必有 一 王憑公義 行政 . 必有 首 領 藉 公平 掌權
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Îmi dau voie mie însumi să merg în haos pentru că în afara haosului, sper să apară unele momente de adevăr.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Jeg tillader mig selv at gå ind i kaos fordi ud af kaoset håber jeg, at der vil komme øjeblikke med sandhed.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Je m'autorise à aller dans le chaos parce que du chaos, j'ai l'espoir que des moments de vérité vont sortir.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.저는 제 자신을 혼란속에 빠뜨려요. 왜냐하면 혼란을 통해, 저는 올바른 순간이 오기를 바라고 있거든요.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Me permito entrar en caos porque del caos estoy esperando que surjan momentos de "verdad".
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Mi lascio immergere nel caos perché dal caos, spero che vengano fuori momenti di verità.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Pozwalam sobie na popadnięcie w chaos, bo mam nadzieję, że z chaosu wyłonią się jakieś momenty prawdy.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Saya membuat diri saya kisruh. Sebab jika tidak, saya harap akan ada kebenaran.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Tôi cho phép bản thân rơi vào hỗn loạn bởi vì từ hỗn loạn, tôi hi vọng thời khắc của sự thật sẽ đến
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Επιτρέπω στον εαυτό μου να βυθιστεί στο χάος επειδή από το χάος ελπίζω να έρθουν κάποιες στιγμές αλήθειας.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Позволявам си да навляза в хаос, защото се надявам, че от хаоса ще дойдат някои моменти на истина.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Я дозволяю собі зануритися в хаос, бо надіюся, що з хаосу вирине момент істини.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.Я позволяю себе окунуться в хаос, потому что я надеюсь, что из хаоса появятся моменты истины.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.אני מרשה לעצמי להיכנס למצב כאוטי, כי מתוך הכאוס, אני מקווה שיצוצו כמה רגעי אמת.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.وأسمح لنفسي بالولوج إلى الفوضى لأنه من رحم الفوضى، أرجو أن تنبثق لحظات من الحقيقية.
Kendimi kaosa bırakıyorum, çünkü kaostan, doğruluk çıkacağını umuyorum.混沌から何らかの真実が 生まれると思っているからです 全ての準備は 準備に過ぎません
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Als wij onszelf rekenschap geven van wat wij doen, zal de Here ons niet bestraffen.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Bo gdybyśmy się sami rozsądzali, nie bylibyśmy sądzeni.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Dacă ne-am judeca singuri, n'am fi judecaţi.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Denn so wir uns selber richten, so würden wir nicht gerichtet.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Ješto kdybychom se sami rozsuzovali, nebyli bychom souzeni.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.우리가 우리를 살폈으면 판단을 받지 아니하려니와
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Ko bi pa mi sami sebe razsojali, ne bi bili sojeni.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Lebo keby sme sami seba rozsudzovali, neboli by sme súdení.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Mas, se nós nos julgássemos a nós mesmos, não seríamos julgados;
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Men dersom vi bedømte os selv, bleve vi ikke dømte.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Men dersom vi dømte oss selv, blev vi ikke dømt;
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Mert ha mi ítélnõk magunkat, nem ítéltetnénk el.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Mutta jos me tutkisimme itseämme, ei meitä tuomittaisi;
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Nếu chúng ta biết xét đoán lấy mình, thì khỏi bị xét đoán.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Nếu chúng_ta biết xét_đoán lấy mình , thì khỏi bị xét_đoán .
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Om vi ginge till doms med oss själva, så bleve vi icke dömda.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Pero si nos examináramos bien a nosotros mismos, no se nos juzgaría
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Se però ci esaminassimo attentamente da noi stessi, non saremmo giudicati
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Si nous nous jugions nous-mêmes, nous ne serions pas jugés.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Tetapi kalau kita memeriksa diri kita terlebih dahulu, kita tidak akan dihukum Allah
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Διοτι εαν διεκρινομεν εαυτους, δεν ηθελομεν κρινεσθαι
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Бо коли б ми самі себе розсуджували, то не були б осуджені.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Дарбите са различни; но Духът е същият.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.Ибо если бы мы судили сами себя, то не были бы судимы.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.כי אם נבחן את נפשנו לא נהיה נדונים׃
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.لاننا لو كنا حكمنا على انفسنا لما حكم علينا.
Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.我 們 若 是 先 分 辨 自 己 、 就 不 至 於 受 審 。