Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Gudløsheds skatte gavner intet, men retfærd redder fra død.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Kekayaan yang didapat dengan curang tidak memberi keuntungan; sebaliknya, kejujuran akan menyelamatkan
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.불의의 재물은 무익하여도 의리는 죽음에서 건지느니라
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Krivičnosti zakladi nič ne koristijo, a pravičnost rešuje smrti.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Les trésors de la méchanceté ne profitent pas, Mais la justice délivre de la mort.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Los tesoros de impiedad no son de provecho, pero la justicia libra de la muerte
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Nem használnak a gonoszság kincsei; az igazság pedig megszabadít a halálból.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Nepomôžu bezbožné poklady, ale spravedlivosť vytrhne zo smrti.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Neprospívají pokladové bezbožně nabytí, ale spravedlnost vytrhuje od smrti.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Nie pomogą skarby niezbożności; ale sprawiedliwość wyrywa od śmierci.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Non giovano i tesori male acquistati, mentre la giustizia libera dalla morte
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Ogudaktighetens skatter gagna till intet men rättfärdigheten räddar från döden.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Oneerlijk verkregen vermogen levert niets op; maar zijn oprechtheid redt een mens van de dood.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Os tesouros da impiedade de nada aproveitam; mas a justiça livra da morte.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Ugudelighets skatter gagner ikke, men rettferdighet frir fra døden.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Unrecht Gut hilft nicht; aber Gerechtigkeit errettet vor dem Tode.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Vääryyden aarteet eivät auta, mutta vanhurskaus vapahtaa kuolemasta.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Οι θησαυροι της ανομιας δεν ωφελουσιν η δε δικαιοσυνη ελευθερονει εκ θανατου.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Не доставляют пользы сокровища неправедные, правдаже избавляет от смерти.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.Съкровища придобити с неправда не ползуват; А правдата избавя от смърт.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.לא יועילו אוצרות רשע וצדקה תציל ממות׃
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.كنوز الشر لا تنفع. اما البر فينجي من الموت.
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.不 義 之 財 、 毫 無 益 處 . 惟 有 公 義 、 能 救 人 脫 離 死 亡
Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur, Ama doğruluk ölümden kurtarır.不義之財 、 毫無 益處 . 惟有 公義 、 能 救人 脫離 死亡
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Alles hinge von der Auswahl und der Genauigkeit... ...der übermittelten Kenntnisse ab.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Dipenderebbe tutto da ciō che ci fosse stato narrato... ...dall'accuratezza del resoconto.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.모든것이 우리가 말 하여지는것에 의존한다면 얼마나 정확한 근거가 될까요.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Semuanya akan tergantung pada apa yang kita sudah diberitahu... ... Pada seberapa akurat account.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Todo dependerá de lo que nos habíamos dicho... .. verdadera precisa cómo la cuenta.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Tout dépendrait de l'exactitude des récits oraux.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Tudo dependeria do que ocasionalmente viéssemos a saber, e também da acuidade dessa informação.
Herşey bize ne kadar ve ne doğrulukta... ...söylendiğine bağlı olurdu.Всичко щеше да зависи от това, което са ни казвали, от точността на предадената информация.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Al doilea, cred eu, este corectitudinea politică.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Den anden grund, mener jeg, er politisk korrekthed.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Der zweite Grund ist, glaube ich, ist Political Correctness.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Det andra, tror jag, är politisk korrekthet.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.De tweede reden is, denk ik, politieke correctheid.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Deuxièmement, à mon avis, il y a le politiquement correct.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Drugi powód, jak sądzę, to polityczna poprawność.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Druhý, myslím, je politická korektnost.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Il secondo, credo, sia la correttezza politica.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Kedua, kebenaran politis.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.제가 생각하는 두 번째 이유는 정치적 정확성입니다
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.La segunda razón, creo, es la corrección política.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.O segundo, na minha opinião, é o "politicamente correto".
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Thứ hai, tôi tin là, là sự đúng đắn về chính trị.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Ο δεύτερος λόγος πιστεύω είναι η πολιτική ορθότητα.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Второе, я считаю, это политическая корректность.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.Второто, вярвам, е политическата коректност.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.השניה, לדעתי, היא התקינות הפוליטית.
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.السبب الثاني ، كما أعتقد ، أنه اللياقة أو الصواب السياسي .
İkincisi, bence, siyasi doğruluk.政治的正当性です つまり 民主的な文化の普遍性を主張する時
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Aj, v spravedlnosti kralovati bude král, a knížata v soudu panovati budou.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Alors le roi régnera selon la justice, Et les princes gouverneront avec droiture.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.,,Atunci împăratul va împărăţi cu dreptate, şi voivozii vor cîrmui cu nepărtinire.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Ecco, un re regnerà secondo giustizia e i principi governeranno secondo il diritto
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Eis que reinará um rei com justiça, e com retidão governarão príncipes.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.En konung skall uppstå, som skall regera med rättfärdighet, och härskare, som skola härska med rättvisa.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.Glej, v pravičnosti bo kraljeval kralj in po pravici bodo kneževali knezi.
İşte kral doğrulukla krallık yapacak, Önderler adaletle yönetecek.He aquí que un rey reinará según la justicia, y los magistrados gobernarán según el derecho