Ana içeriğe geç
Sözlük

doğrulu ile cümle

doğrulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Estos tres hombres cesaron de responder a Job, porque él era justo ante sus propios ojos
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.In oni trije možje so nehali odgovarjati Jobu, ker je bil pravičen v svojih očeh.
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Karena Ayub yakin sekali akan kebenaran dirinya, maka ketiga sahabatnya itu pun tak mau menjawab dia lagi
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.욥이 스스로 의롭게 여기므로 그 세 사람의 대답이 그치매
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Kun nuo kolme miestä eivät enää vastanneet Jobille, koska hän oli omissa silmissään vanhurskas,
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Miután ez a három ember megszünt vala felelni Jóbnak, mivel õ igaz vala önmaga elõtt:
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.quei tre uomini cessarono di rispondere a Giobbe, perché egli si riteneva giusto
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Vtedy prestali tí traja mužovia odpovedať Jobovi, pretože bol spravedlivý vo svojich očiach.
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Επαυσαν δε και οι τρεις ουτοι ανθρωποι αποκρινομενοι προς τον Ιωβ, διοτι ητο δικαιος εις τους οφθαλμους αυτου.
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.И така, тия трима човека престанаха да отговарят на Иова, защото беше праведен пред своите си очи.
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.Когда те три мужа перестали отвечать Иову, потому что он был правв глазах своих,
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.וישבתו שלשת האנשים האלה מענות את איוב כי הוא צדיק בעיניו׃
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.فكف هؤلاء الرجال الثلاثة عن مجاوبة ايوب لكونه بارا في عيني نفسه
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.於 是 這 三 個 人 、 因 約 伯 自 以 為 義 、 就 不 再 回 答 他
Böylece bu üç kişi Eyüpe yanıt vermekten vaz geçti, çünkü Eyüp kendi doğruluğundan emindi.於是 這三個人 、 因 約伯自 以 為義 、 就 不 再 回答 他
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.Así que aprendí a seguir corazonadas aunque no necesariamente se puedan justificar o se sepa a dónde llevan.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.Opin seuraamaan aavistuksia, vaikka niiden menestymisestä ei aina ollutkaan tietoa.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.Tak jsem se naučil následovat předtuchy i když je nutně nemůžete obhájit nebo vědět, kam směřují.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.Vì thế tôi đã học được cách đi theo cảm tính kể cả khi bạn không thể bảo đảm hay biết chúng sẽ đi tới đâu.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.Така се научих да следвам интуицията си, макар че тя не винаги се оправдава и не е ясно накъде ще тръгне.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.כך שלמדתי להקשיב לתחושות בטן אפילו אם אני לא יודע להצדיק אותן או יודע לאן זה הולך.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.فتعلمت أن اتبع حدسي وإن كنت لا تستطيع بالضرورة تبريره أو تعرف أين سيذهب بك.
Böylece, doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim.どういう方向に向かうかわからなくても、 自分の勘を大事にするようになりました。 そういうことがTwitterでは何度もありました。
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.우리는 진실에 대해 그리고 그와 관련된 아름다움에 대해 얘기하는 것을 꺼리지 않습니다
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.My nie mamy problemu rozmawiając o prawdzie, czy pięknie w tym sensie.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.N-avem probleme să vorbim despre adevăr sau frumusețe în acest sens.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Nemáme problém rozprávať o pravde alebo kráse v tomto zmysle.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Nem okoz gondot az igazságról vagy a szépségről ebben az értelemben beszélni.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Noi non abbiamo alcun problema a parlare di verità o bellezza in quel senso.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.No tenemos problemas para hablar de la verdad o la belleza en ese sentido.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Parler de la vérité ou de la beauté ne nous pose pas vraiment de problème dans ce sens.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.We hebben geen probleem om te spreken over waarheid of schoonheid in die zin.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Wir haben kein Problem damit, in diesem Sinne über Wahrheit und Schönheit zu sprechen.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Нам несложно поговорить о правде или красоте в данном аспекте.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Нямаме проблем да говорим за истина или красота, в този смисъл.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.אין לנו בעיה לדבר על אמת או יופי במובן הזה.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.ليست لدينا أي مشكلة في أن نتحدث عن الحقيقة أو الجمال في نفس السياق.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.それが追い求めているものです
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.Es una de las pruebas casi tan sólidas como la roca, de la que nunca he visto evidencias.
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.Het is één van de bijna waterdichte bewijzen, waarvan ik nog nooit bewijs zag.
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.저는 그런 증거를 본 적도 없지만 거의 확실하다고 하는 것 중의 하나입니다.
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.Một trong những bằng chứng sắt đá nhất, mà tôi chưa chứng bao giờ,
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.Железобетонный аргумент, которому я ни разу не видел подтверждения.
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.זה כמעט אחת מהעדויות המוחשות ביותר שלא נתקלתי בהן בעבר,
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.التي لم أرى أي دليل له, هذا ما تم اشاعته دائماً بما يتعلق بمشكلة البيوت المحلية
Bu benim doğruluğuna dair hiçbir kanıt görmediğim ama insanların doğruluğundan emin olduğu bir neden.個人的には実際目撃したことはありませんが 原住民の住宅における問題とされ 妨げになっています
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Chúng tôi thực sự biết cách để kiểm chứng khẳng định trên.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.저희는 그런걸 어떻게 실험하는지 알고 있습니다.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Mindannyian tudjuk, hogyan kell egy kijelentés helyességét ellenőrizni.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.My doopravdy víme, jak toto tvrzení otestovat.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Nous savons en fait comment tester cette affirmation.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Presne vieme, ako toto tvrdenie otestovať.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Sabemos cómo probar esta afirmación.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Sappiamo come verificare quest'affermazione.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Tatsächlich wissen wir, wie wir diese Aussage testen können.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Vi vet hur man testar det uttalandet.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.We weten hoe we die verklaring kunnen testen.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Γνωρίζουμε πώς να ελέγξουμε αυτή τη δήλωση.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Всъщност знаем как да тестваме тази теза.
Bu beyanın doğruluğunu nasıl kontrol edeceğimizi biliyoruz gerçekte.Мы на самом деле знаем, как проверить это утверждение.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod