Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Но динамику, принцип его движения, мы угадали верно.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.Но смятаме, че сме уловили точно динамиката на робота.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.אבל אנחנו חושבים שמצאנו את הדינמיקה המתאימה של הרובוט.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.لكننا نعتقد أننا حصلنا على الدينامك من الروبوت.
Ama robotun dinamik doğrularını bulduğumuzu düşünüyoruz.マーク・カトコスキーは一歩先にもって行こうとしています
Ama tüm doğrular tek bir din ile açıklanamaz.Dar nu există un singur adevăr care să fie exprimat într-o singură religie.
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .linii, to -4.
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .(평행한지를 알아낼때 상관이 없긴 하지만) y절편은 -4 입니다
Ama y-kesişim noktasını bulmak bu doğrunun diğer doğrularla paralelliğini bulmakta işimize yaramayacaktır. .حيث انه لا صلة له بالموضوع عند ايجاد الخطوط المتوازية يساوي -4
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.A upřímně, bylo by to divné, protože tyto přímky nejsou prostě rovnoběžné.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.하지만 여기선 그렇게 나오지 않았죠.
Ancak bize böyle bir şey söylemediler ki söyleselerdi garip olurdu çünkü bu doğrular paralel değiller.ذلك، وهذا يمكن ان يكون غريباً لأن
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.(67:4) А праведники да возвеселятся, да возрадуются пред Богом ивосторжествуют в радости.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.(68:4) Mais les justes se réjouissent, ils triomphent devant Dieu, Ils ont des transports d`allégresse.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Ako sa rozháňa dym, tak ich rozoženieš; ako sa roztápa vosk od ohňa, tak zahynú bezbožníci od tvári Božej.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Dar cei neprihăniţi se bucură, saltă de bucurie înaintea lui Dumnezeu, şi nu mai pot de veselie.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Die Gerechten aber müssen sich freuen und fröhlich sein vor Gott und von Herzen sich freuen.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.의인은 기뻐하여 하나님 앞에서 뛰놀며 기뻐하고 즐거워할지어다
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Mas alegrem-se os justos, e se regozijem na presença de Deus, e se encham de júbilo.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Men retfærdige frydes og jubler med Glæde og Fryd for Guds Åsyn.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Nhưng người công bình sẽ vui vẻ, hớn hở trước mặt Ðức Chúa Trời; Phải, họ sẽ nức lòng mừng rỡ.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Nhưng người công_bình sẽ vui_vẻ , hớn_hở trước mặt Ðức_Chúa_Trời ; Phải , họ sẽ nức_lòng mừng_rỡ .
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Pero los justos se alegrarán; se gozarán delante de Dios y saltarán de alegría
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Pravični pa naj se veselé, poskakujejo pred Bogom in se veselé v radosti.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Tetapi orang saleh bersukacita dan riang gembira, mereka bersorak-sorak kesukaan di hadapan Allah
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.Οι δε δικαιοι ας ευφραινωνται ας αγαλλωνται ενωπιον του Θεου και ας τερπωνται εν ευφροσυνη.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.А праведните нека се веселят, нека се радват пред Бога, да! нека тържествуват твърде много.
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.וצדיקים ישמחו יעלצו לפני אלהים וישישו בשמחה׃
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.والصديقون يفرحون يبتهجون امام الله ويطفرون فرحا
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.惟 有 義 人 必 然 歡 喜 、 在 神 面 前 高 興 快 樂
Ancak doğrular sevinsin, Bayram etsinler Tanrının önünde, Neşeyle coşsunlar.惟有 義 人 必然 歡喜 、 在 神 面前 高 興 快樂
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Apenas significa que há um tipo diferente de "certo".
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Cela signifie simplement qu'il y existe un autre genre de bon.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Csak azt jelenti, hogy létezik egy másfajta jó.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Det betyder bara att det finns en annan typ av rätt.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Es bedeutet nur, dass es eine andere Art von Richtig gibt.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Het betekent gewoon dat er een ander soort 'juist' is.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Înseamnă doar că există moduri diferite de-a fi bun.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.그것은 그냥 다른 종류의 옳음이 있다는 것을 의미합니다.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Nó chỉ có nghĩa là có một loại 'đúng' khác mà thôi.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Po prostu oznacza, że istnieje inny rodzaj racji.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Significa solo che esiste un diverso tipo di giusto.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Solo significa que hay una visión diferente de lo que es correcto.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Znamená to jenom, že existuje mnoho podob toho, co považujeme za správné.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Znamená to len, že existujú rôzne spôsoby, ako byť tým správnym.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Σημαίνει απλώς ότι υπάρχει διαφορετικό είδος του σωστού.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Означава само че е различно-правилен.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Просто каждый из нас прав по-своему.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.Це просто означає, що є й інша сторона медалі.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.אלא שפשוט יש גם סוג אחר של נכון.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.انه فقط يعني ان هنالك اكثر من وجه للحقيقة.
Aslında tüm olan, doğruların farklı çeşitlerde olması.できるなら私はここで レミに
A ve B doğrularının birbirlerine dik oldukları bize söylenmiş.또, 직선A와 B는 수직하고 있습니다
A ve B doğrularının birbirlerine dik oldukları bize söylenmiş.واخبرنا ايضاً ان الخطان A و B متعامدان، وهذا
A ve C doğruları paraleller.그래서 직선 A 와 직선 C 는 평행합니다
A ve C doğruları paraleller.linia C są równoległe.
Bakanlar Konseyi, bu türde bir saptamanın gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu düzenliolarak doğrular.Rada Ministrów regularnie bada czy powody dokonania takiego stwierdzenia pozostająaktualne.
Bakanlar Konseyi, bu türde bir saptamanın gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu düzenliolarak doğrular.Rada ministrůpravidelněověřuje, zda důvody, které vedly k tomuto zjištění, zůstávajínadále v platnosti.
Bakanlar Konseyi, bu türde bir saptamanın gerekçelerinin hâlâ geçerli olduğunu düzenliolarak doğrular.Съветът на министрите проверява редовно дали мотивите, довелидатазиконстата-ция, савсеощеналице.
Başka bir değişle paralel doğrular aynı eğime sahip doğrulardır. -Eso es una línea paralela Si ya has aprendido álgebra, debes estar familiarizado con