Fakat bu doğrular kesişmez.Ne, neprotnou se.
Fakat bu doğrular kesişmez.Не, те не се пресичат.
Gördüğünüz üzere, bu doğruların ikisi de bu noktada teğet. -Ale widać, że obie te proste, są w tym punkcie stycznymi.
Gördüğünüz üzere, bu doğruların ikisi de bu noktada teğet. -그렇지만 이 두 직선이 이 점에서 접선이 된다는 것을 볼 수 있지요
Gördüğünüz üzere, bu doğruların ikisi de bu noktada teğet. -Ma si può vedere che entrambe queste linee sono tangenti in quel punto.
Gördüğünüz üzere, bu doğruların ikisi de bu noktada teğet. -Pero ves que ambas lineas son tangentes en ese punto.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.bûnösöket követi a gonosz; az igazaknak pedig jóval fizet [Isten.]
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.De zondaars zullen hun straf niet ontlopen, maar de rechtvaardige mens wordt door God beloond.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.El mal perseguirá a los pecadores, pero el bien recompensará a los justos
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Grešnike preganja nesreča, pravičnim pa Bog povrača dobro.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Hriešnikov bude prenasledovať zlé; ale spravedlivým odplatí Bôh dobrým.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Hříšníky stihá neštěstí, ale spravedlivým odplatí Bůh dobrým.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.재앙은 죄인을 따르고 선한 보응은 의인에게 이르느니라
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.La sventura perseguita i peccatori, il benessere ripagherà i giusti
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Le malheur poursuit ceux qui pèchent, Mais le bonheur récompense les justes.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Nenorocirea urmăreşte pe cei ce păcătuiesc, dar cei neprihăniţi vor fi răsplătiţi cu fericire.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Nieszczęście grzeszników ściga; ale sprawiedliwym Bóg dobrem nagrodzi.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.O mal persegue os pecadores; mas os justos são galardoados com o bem.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Orang berdosa selalu dikejar-kejar kemalangan orang baik selalu menerima kebahagiaan
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Syndare förföljas av olycka, men de rättfärdiga få till lön vad gott är.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Syntisiä vainoaa onnettomuus, mutta vanhurskaat saavat onnen palkakseen.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Tai họa đuổi theo kẻ có tội; Còn phước lành là phần thưởng của người công bình.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Tai_họa đuổi theo kẻ có tội ; Còn phước lành là phần_thưởng của người công_bình .
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Ulykke forfølger syndere, men rettferdige lønnes med godt.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Unglück verfolgt die Sünder; aber den Gerechten wird Gutes vergolten.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Vanheld følger Syndere, Lykken når de retfærdige.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Κακον παρακολουθει τους αμαρτωλους εις δε τους δικαιους θελει ανταποδοθη καλον.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Грешников преследует зло, а праведникам воздается добром.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Злото преследва грешните, А на праведните ще се въздаде добро.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.חטאים תרדף רעה ואת צדיקים ישלם טוב׃
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.الشر يتبع الخاطئين والصدّيقون يجازون خيرا.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.禍 患 追 趕 罪 人 . 義 人 必 得 善 報
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.禍患 追趕 罪人 . 義人 必得 善報
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Ainsi une droite parallèlle aura la même inclinaison.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Altså, en linje, der er parallel, vil have den samme hældning.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Así, una línea que es paralela tendrá la misma pendiente.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Đường thẳng song song sẽ phải có dốc tương tự
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Dus een lijn die parallel loopt heeft dezelfde helling.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Egy egyenesnek ami párhuzamos vele, ugyanaz lesz a dőlésszöge.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Então, uma linha que seja paralela terá a mesma inclinação.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Jadi sebuah garis yang paralel akan mempunyai lereng yang sama
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.평행인 직선의 방정식은 서로 같은 기울기를 가집니다
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.O dreaptă care este paralelă va avea aceeași înclinare.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Så en linje som är parallel kommer ha samma lutning.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.So, ein Graph, welcher parallel ist, muss unbedingt die gleiche Steigung haben.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Tedy rovnoběžná přímka bude mít stejný sklon.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Una linea che è parallela avrà la stessa pendenza.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Więc linia równoległa będzie mieć takie samo nachylenie.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.yyvugyufufyfvfvu
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Οπότε μία γραμμή που είναι παράλληλη θα έχει την ίδια κλίση.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Пряма, що паралельна у буде мати такий самий кут нахилу.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.Прямая, которая параллельна, будет иметь такой же угловой коэффициент.
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.אנחנו יודעים שלקו המקביל למשוואת ישר יש אותו שיפוע
Herhangi bir doğruya paralel olan diğer doğruların eğimi de aynıdır.これは、見るだけできます。
Hikayeler kim olduğumuzu doğrular.As histórias afirmam quem somos.
Hikayeler kim olduğumuzu doğrular.A történetek megerősítik, hogy kik vagyunk.
Hikayeler kim olduğumuzu doğrular.Câu chuyện khẳng định con người ta.
Hikayeler kim olduğumuzu doğrular.Cerita menegaskan siapa kita.
Hikayeler kim olduğumuzu doğrular.Fortællinger bekræfter, hvem vi er.
Hikayeler kim olduğumuzu doğrular.Geschichten bestätigen, wer wir sind.