Çünkü RAB sapkınlardan tiksinir, Ama doğruların candan dostudur.因 為 乖僻 人為 耶和華 所 憎惡 . 正直 人 為 他 所親密
Çünkü şu ikisi paralel doğrular.이 두 선분이 평행이니 말이죠.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Albowiem cnotliwi będą mieszkali na ziemi, a szczerzy trwać będą na niej;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Căci oamenii fără prihană vor locui ţara, şi oamenii neîntinaţi vor rămînea în ea;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Car les hommes droits habiteront le pays, Les hommes intègres y resteront;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Denn die Gerechten werden im Lande wohnen, und die Frommen werden darin bleiben;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.for de opriktige skal bo i landet, og de ustraffelige skal bli tilbake i det,
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.대저 정직한 자는 땅에 거하며 완전한 자는 땅에 남아 있으리라
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Lebo úprimní budú bývať v zemi, a bezúhonní zbudnú v nej.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Mert az igazak lakják a földet, és a tökéletesek maradnak meg rajta.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Nebo upřímí bydliti budou v zemi, a pobožní zůstanou v ní;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.perché gli uomini retti abiteranno nel paese e gli integri vi resteranno
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Porque los rectos habitarán la tierra, y los íntegros permanecerán en ella
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Porque os retos habitarão a terra, e os íntegros permanecerão nela.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Sillä oikeamieliset saavat asua maassa, ja nuhteettomat jäävät siihen jäljelle;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.thi retsindige skal bo i Landet, lydefri levnes deri,
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Ty de redliga skola förbliva boende i landet och de ostraffliga få stanna kvar däri.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Vì người ngay thẳng sẽ được ở trên đất, Và người trọn vẹn sẽ còn ở đó luôn luôn.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Vì người ngay_thẳng sẽ được ở trên đất , Và người trọn_vẹn sẽ còn ở đó luôn_luôn .
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Want de aarde is voor hen die zuiver leven en God zal de oprechten nooit verlaten.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Διοτι οι ευθεις θελουσι κατοικησει την γην, και οι τελειοι θελουσιν εναπολειφη εν αυτη.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.Защото правдивите ще населят земята, И непорочните ще останат в нея,
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.потому что праведные будут жить на земле, и непорочные пребудут на ней;
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.כי ישרים ישכנו ארץ ותמימים יותרו בה׃
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.لان المستقيمين يسكنون الارض والكاملين يبقون فيها.
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.正 直 人 必 在 世 上 居 住 . 完 全 人 必 在 地 上 存 留
Çünkü ülkede yaşayacak olan doğrulardır, Dürüst kişilerdir orada kalacak olan.正直 人 必 在 世上 居住 . 完全 人必 在 地上 存留
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.(13:5) Там убоятся они страха, ибо Бог в роде праведных.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Achar-se-ão ali em grande pavor, porque Deus está na geração dos justos.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Af Rædsel gribes de da, thi Gud er i de retfærdiges Slægt.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Allí temblarán de espanto, porque Dios está con la generación de los justos
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.C`est alors qu`ils trembleront d`épouvante, Quand Dieu paraîtra au milieu de la race juste.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Chúng nó bị cơn kinh khiếp áp bắt, Vì Ðức Chúa Trời ở giữa dòng dõi kẻ công bình.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Chúng_nó bị cơn kinh khiếp áp bắt , Vì_Ðức_Chúa_Trời ở giữa dòng_dõi kẻ công_bình .
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Da forferdes de såre; for Gud er med den rettferdige slekt.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Da fürchten sie sich; denn Gott ist bei dem Geschlecht der Gerechten.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Ei vor tremura de spaimă, cînd Se va arăta Dumnezeu în mijlocul neamului neprihănit.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Jo, där överföll dem förskräckelse -- ty Gud är hos de rättfärdigas släkte.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.저희가 거기서 두려워하고 두려워하였으니 하나님이 의인의 세대에 계심이로다
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Majd rettegnek rettegéssel, mert Isten az igaz nemzetséggel van!
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Non invocano Dio: tremeranno di spavento, perché Dio è con la stirpe del giusto
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Opeens krijgen zij de schrik te pakken; paniek overvalt hun: Het blijkt dat God de Zijnen terzijde staat.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Orang jahat akan sangat ketakutan, sebab Allah melindungi orang yang taat kepada-Nya
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Siinä heidät valtaa kauhu, sillä Jumala on läsnä vanhurskasten sukukunnassa.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tam sa raz budú náramne desiť; lebo Hospodin je v pokolení spravedlivého.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tam się bardzo ulękną, gdyż Bóg jest przy narodzie sprawiedliwego.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tehdáž se náramně strašiti budou; nebo Bůh jest v rodině spravedlivého.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Tu se preplašijo od groze, ker Bog je na strani pravičnemu rodu.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Εκει εφοβηθησαν φοβον διοτι ο Θεος ειναι εν τη γενεα των δικαιων.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.Тогава Ги нападна голям страх; Защото Бог е в поколението на праведните.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.שם פחדו פחד כי אלהים בדור צדיק׃
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.هناك خافوا خوفا لان الله في الجيل البار.
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.他 們 在 那 裡 大 大 的 害 怕 、 因 為 神 在 義 人 的 族 類 中
Dehşete düşecekler yeryüzünde, Çünkü Tanrı doğruların yanındadır.他 們在 那 裡 大大 的 害怕 、 因 為神 在 義人 的 族類中
Demek ki burada ne doğrular paralel ne de birbirlerine dikler. . .여기 있는 두 직선(직선1, 직선2)의 기울기는 달라서 평행하지도 않고 서로의 음의 역수도 아니니까
Demek ki burada ne doğrular paralel ne de birbirlerine dikler. . . Yani hiç biri.Her er hældninger hverken ens, altså er linjer ikke parallelle, eller den negative inverse af hinanden. . .
Demek ki burada ne doğrular paralel ne de birbirlerine dikler. . .اذاً هنا، ميلاهما ليست متساوية --اذاً هما غير متوازيين-- ولا هما المعكوس السالب كل للآخر
Deney yaparken, tıpkı sahenede yapmak gibi her zaman size sağlanmış, doğrular üzerinden hareket edersiniz.다만 반드시 여러분이 찾아낸 정확한 정보로부터 시작을 하여서 다른 사람에게 증명할 수 있는 실험을 통해서 이론을 증명하시기 바랍니다.
Deney yaparken, tıpkı sahenede yapmak gibi her zaman size sağlanmış, doğrular üzerinden hareket edersiniz.Podstawą badań są zawsze fakty, jakie zgromadziłeś na ich użytek, dzięki eksperymentom, pokazom scenicznym.
Deney yaparken, tıpkı sahenede yapmak gibi her zaman size sağlanmış, doğrular üzerinden hareket edersiniz.אך אתה תמיד מתחיל מעובדות שהישגת לעצמך דרך ניסויים: דברים שיכולת לעשות מעל במה.