Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.To tedy může být přímo způsob, jakým se to podle nás děje.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.Und das hat direkte Auswirkungen auf die Jungen.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.Vậy đó có thể là một cách trực tiếp để chúng ta thấy sự việc xảy ra.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.Αυτός μπορεί να είναι ένας πολύ άμεσος τρόπος που βλέπουμε να συμβαίνει αυτό.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.Ну вот так это собственно и происходит.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.Това може да бъде много директен начин да видим какво се случва.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.Це досить явний перебіг подій.
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.אז זו יכולה להיות דרך מאד ישירה שאנו רואים את זה קורה
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.ربما هذا السبب الرئيسي ... لهذه المشكلة
Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir.直接的に映るかもしれません しかしもっと間接的にも
Bu paralelleri kesen doğrudan dolayı bunlar içters açı olup eşit olurlar. -그래서 여기에 한점에서 만나는 선이 있고 이것들도 또 엇각이므로 서로 크기가 같죠
Bu paralelleri kesen doğrudan dolayı bunlar içters açı olup eşit olurlar. -Máme tady příčku, a střídavé vnitřní úhly, které budou souhlasné.
Bu paralelleri kesen doğrudan dolayı bunlar içters açı olup eşit olurlar. -Vi har linjen på tværs her, og de her to vinkler er indvendige vekselvinkler. og de er derfor kongruente.
Bu paralelleri kesen doğrudan dolayı bunlar içters açı olup eşit olurlar. -Имаме тази пресечна ето тук и тези ще бъдат кръстни ъгли - това означава, че ще бъдат равни.
Bu paralelleri kesen doğrudan dolayı bunlar içters açı olup eşit olurlar. -Отже, ми маємо лінію перетину якраз ось тут і ці є внутрішніми перехресними кутами - і вони є рівними.
Burada da Jüpiter yolcusu Juno, işte. Vesta'nın yörüngesinde Dawn'ımız var, şurada da New Horizons doğrudanTenemos a Alba [Dawn] orbitando Vesta, y por aquí tenemos a Nuevos Horizontes que va directo a Plutón.
Burada doğrudan제가 지금 여러분들께 직접 말씀드립니다.
Burada doğrudanLes hablo directamente a Uds.,
Burada doğrudanSono qui a parlare direttamente a voi,
Burada doğrudanכאן אני מדבר ישירות אליכם,
Burada doğrudanأنا أتحدث إليكم مباشرة،
Burada doğrudan直接に語りかけています
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Ako môžte tu vidieť, je tam nejaké priame svetlo na podlahe, ale vedeli ľahko zistiť odkiaľ prichádza.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Come potete vedere qui, sul pavimento c'è della luce diretta, ma possono facilmente capire da dove deriva.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Como pueden ver aquí hay partes de iluminación directa en el piso pero es fácil adivinar de dónde viene.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.După cum vedeți aici există o lumină directă pe podea, dar îşi pot da seama cu uşurinţă de unde provine.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.이 자료를 보면, 바닥에 몇군데 빛이 직접 들어오지만, 쉽게 고칠 수 있는 이 결점을 그대로 보존하기로 결정합니다.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Kuten huomaatte, lattialla on jonkin verran suoraa valoa, mutta he selvittivät helposti, mistä se tulee.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Například toto přímé světlo na podlaze, vše ale vyřešili.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Như bạn thấy có vài đốm nắng chiếu thẳng xuống sàn nhà, nhưng họ có thể dễ dàng lần ra nguồn gốc của chúng.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.W paru miejscach widać bezpośrednie światło, łatwo było jednak wykryć, skąd ono pochodzi.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Όπως εδώ που το φώς πέφτει απευθείας στο πάτωμα. αλλά βρήκαν εύκολα την πηγή προέλευσής του.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Както виждате, тук има директна светлина на пода, но те лесно са разбрали от къде идва.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.Як бачите, прямий промінь падає на підлогу, але вони могли з легкістю визначити звідки він падає.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.כמו שתוכלו לראות כאן, ישנם מספר אלומות אור ישירות על הרצפה, אבל הם יכולים לגלות בקלות מהיכן הן מגיעות.
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.كما ترون هنا ...هناك بعض الضوء المباشر على الأرض ، ولكن يمكن بسهولة تعين موقع دخوله
Burada gördüğünüz üzere, yerde biraz doğrudan ışık var, ama bunun nereden geldiğini kolayca anlayabilirler.どこから入り込んでいるか容易に把握できました 建物内にいる人に太陽のよい部分を
Burada görebilirsinizki eğim aşağıya doğru bu sebeple negatif. Eğimi 1 olan bir doğrudan biraz daha dik.І ви можете бачити тут, що нахил від'ємний, і він трохи крутіший, ніж нахил в 1.
Burada, Velazquez'in Las Meninas, yani Nedimeler isimli tablosuna doğrudan bir gönderme görüyoruz.Jest to bezpośrednie nawiązanie do "Panien dworskich" Velazqueza.
Burada, Velazquez'in Las Meninas, yani Nedimeler isimli tablosuna doğrudan bir gönderme görüyoruz.Je zde přímý odkaz na Velázquezovo dílo Las Meninas (Dvorní dámy).
Burada, Velazquez'in Las Meninas, yani Nedimeler isimli tablosuna doğrudan bir gönderme görüyoruz.Това е директна препратка към "Лас Менинас" на Веласкес.
Burada, Velazquez'in Las Meninas, yani Nedimeler isimli tablosuna doğrudan bir gönderme görüyoruz.Тут є пряме посилання на "Фрейліни" Веласкеса.
Burada, Velazquez'in Las Meninas, yani Nedimeler isimli tablosuna doğrudan bir gönderme görüyoruz.יש כאן התייחסות ישירה לציור לאס מנינס של ולסקאז.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Acest lucru îi permite să îşi prezinte activitatea în mod direct cetăţenilor.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Dessa besök gör det möjligt för honom att presentera sitt arbete direkt för medborgarna.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Ello le permite dar a conocer su trabajo a los ciudadanos de una forma directa.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Ez lehetővé teszi számára, hogy munkáját közvetlenül mutathassa be a polgároknak.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.To mu umožňuje prezentovať svoju prácu priamo občanom.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Umożliwia w jednej chwili mu to przybliżenie jego pracy bezpośrednio obywatelom Unii.
Bu sayede çalışmalarını doğrudan vatandaşların bilgisine sunabilmektedir.Това му позволява да представи своята работа директно на гражданите.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.C'est directement incorporé ; il n'y a pas d'instructions externes.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Det är direkt inbyggt; det finns inga yttre instruktioner.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Egyenesen van beépítve; nincsenek külső instrukciók.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.E încorporată local; nu există instrucţiuni exterioare.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.È inserito direttamente, non ci sono istruzioni esterne.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Es ist direkt integriert; es gibt keine Anweisungen von außen.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Está directamente integrada; así que no hay instrucciones externas.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Está embutido directamente; não há instruções externas.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Het is rechtstreeks ingebouwd, er zijn geen externe instructies.
Bu sisteme doğrudan yerleştirilmiştir ve harici bir talimata gerek yoktur.Je to priamo vložené, nie sú tam žiadne externé inštrukcie.