Bu gezegendeki yaratıkların geleceğini doğrudan tasarlayabiliyoruz.אנו מעצבים ישירות את עתיד המינים של כוכב הלכת הזה.
Bu gezegendeki yaratıkların geleceğini doğrudan tasarlayabiliyoruz.نصمم بشكل مباشر مستقبل الأنواع في هذا الكوكب.
Bu gezegendeki yaratıkların geleceğini doğrudan tasarlayabiliyoruz.直接デザインしています それは私たちに
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Các giải mã của hai ngôn ngữ cho phép những nền văn minh nầy trò chuyện với chúng ta cách trực tiếp.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Dechifreringen af disse to skrifter gjorde det muligt for disse civilisationer at tale direkte til os.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Descifrarea acestor două scriituri l-au dat posibilitatea acestor civilizații să ne vorbească în mod direct.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Door de ontcijfering van deze twee schriften kunnen deze beschavingen weer rechtstreeks tot ons spreken.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Durch die Entzifferung dieser beiden Schriften sprechen uns beide Kulturen wieder direkt an.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.E két írás megfejtése lehetővé tette, hogy ezek a civilizációk újra közvetlenül szóljanak hozzánk.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Genom uttydningen av dessa två skrifter kunde dessa kulturer åter tala till oss direkt.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.우리는 이들 문자를 해독함으로써 이 고대 문명들과 직접적으로 대화할 수 있게 되었습니다.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.La decifrazione di queste due scritture ha permesso a queste civiltà di parlarci.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Le déchiffrage de ces deux écritures a permit à ces civilisations de nous parler à nouveau directement.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Näiden kirjoitusten tulkinta auttoi noita sivilisaatioita puhuttelemaan meitä jälleen suoraan.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Odczytanie tych dwóch pism sprawiło, że te cywilizacje ponownie do nas przemówiły.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Penguraian dari kedua naskah ini memungkinkan peradaban ini kembali berbicara dengan kita secara langsung.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Rozlúštenie týchto dvoch písiem umožnilo týmto civilizáciám priamo k nám prehovárať.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Rozluštění těchto dvou písem dalo těmto civilizacím možnost znovu k nám přímo promlouvat.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Дешифрирането на тези писмености позволява на тези цивилизации да ни говорят директно.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Дешифровка этих двух письменностей позволила нам снова напрямую общатся с этими цивилизациями.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.Розшифровка цих писемностей дала нам змогу спілкуватися з давніми цивілізаціями напряму.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.הפיענוח של שני הכתבים איפשר לשתי התרבויות הללו לדבר אלינו ישירות.
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.ان فك شيفرة هذين النصين مكننا من اعادة فهم تلك الحضارات مرة اخرى .. واعطائها صوت جديد
Bu iki yazının çözülmesi doğrudan bu medeniyetlerin bizle tekrar konuşabilmesiydi.古代文明が語る言葉を 直接知ることができます マヤ文明は
Bu kablo fabrikası ile ilgili olmalı ve bir sınırlamak için doğrudanHär fyra tusen fem hundra arbetare tre kabel alla sidor både aluminium felaktig
Bu kablo fabrikası ile ilgili olmalı ve bir sınırlamak için doğrudan이것은 케이블 공장에 있어야하고해야됩니다 당신을 제한하는 지시
Bu kablo fabrikası ile ilgili olmalı ve bir sınırlamak için doğrudanהאם זה צריך להיות על מפעל הכבלים לכוון להגביל את
Bu kablo fabrikası ile ilgili olmalı ve bir sınırlamak için doğrudanوهذا ينبغي أن يكون في مصنع الكابلات و توجه للحد من أنت
Bu kablo fabrikası ile ilgili olmalı ve bir sınırlamak için doğrudanここで4500労働者
Bu konuda sakallı iplik ekseni çünkü bu uygulamayı üç doğrudan içe bir ivmeye sahip d_그것에 대해 수염 회전은 축 때문에 이 앱을 세 바로 안쪽 가속이 d_
Bu konuda sakallı iplik ekseni çünkü bu uygulamayı üç doğrudan içe bir ivmeye sahip d_בגלל ספינינג מזוקנים על זה ציר יש לו תאוצה ישירות פנימה אפליקציה 3 d_
Bu konuda sakallı iplik ekseni çünkü bu uygulamayı üç doğrudan içe bir ivmeye sahip d_لأن محور الغزل الملتحي عن ذلك فقد تسارع إلى الداخل مباشرة التطبيق 3 d_
Bundan böyle yeni alınan eyaletler doğrudan Global Harita üzerine yerleştirilecek.In Version 6 erscheinen die Provinzen direkt auf der Weltkarte, das war unser Traum seit langem.
Bundan böyle yeni alınan eyaletler doğrudan Global Harita üzerine yerleştirilecek.מעתה המחוזות הלאה יופיעו ישירות על המפה העולמית - הגשמת חלום קטן,
Bundan böyle yeni alınan eyaletler doğrudan Global Harita üzerine yerleştirilecek.واعتبارا من الآن ستظهر المحافظات على الخريطة العالمية مباشرة --
Bundan böyle yeni alınan eyaletler doğrudan Global Harita üzerine yerleştirilecek.世界地図で表示されます。 長い間これは我らの小さな夢でしたね。
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Alors, aujourd'hui, je voudrais vous parler directement- les peuples du Soudan et du Sud Soudan.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Asi que hoy yo quiero hablarles directamente al pueblo de Sudán y
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.De aceea, astăzi vreau să mă adresez direct vouă - locuitorilor din Sudan
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Dzisiaj przemawiam bezpośrednio do was - obywatele Sudanu oraz Sudanu Południowego.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.그래서 저는 오늘 그들에게 직접적으로 이야기를 하고자 합니다.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Portanto, hoje eu quero falar diretamente com você, povo do Sudão e
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Vì vậy hôm nay tôi muốn nói một cách thẳng thắn với các bạn - những người dân Sudan và
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Γι΄αυτό και σήμερα θα ήθελα να απευθυνθώ κατ΄ιδίαν στους πολίτες του Σουδάν και του Νότιου Σουδάν.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.Именно поэтому, сегодня я хочу обратиться прямо к вам - народу Судана и
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.לכן היום ברצוני לפנות ישירות אליכם - אנשי סודן ודרום סודן.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.ولهذ أريد ان أخاطبكم اليوم يا أبناء السودان
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.あなた達は人生において凄まじい苦難に耐えてきた
Bunlardan hangisi bize bunu verir? Şimdi bakalım, doğrudan 1746'yı kullanamayız.. -Да видим, не можем да отидем чак на 1746, защото ще е твърде голямо.
Bunları doğrudan denkleme çevirebiliriz. t'ye televizyonun ağırlığı, d'ye deDVD плейъра е 52 фунта. Така че, можем да трансформираме тези директно в уравнения.
Bunları doğrudan denkleme çevirebiliriz. t'ye televizyonun ağırlığı, d'ye deMůžeme je tedy přímo přeložit do rovnic.
Bunları doğrudan denkleme çevirebiliriz. t'ye televizyonun ağırlığı, d'ye deSo, wir können diese Aussagen in Gleichungen überführen.
Bunları doğrudan denkleme çevirebiliriz. t'ye televizyonun ağırlığı, d'ye de우리는 이것을 바로 방정식으로 표현할 수 있습니다. TV 한개의 무개를 t라고 놓고, DVD플레이어
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .A,B 모두 그래프 위에서 어떤 특정한 의미를 나타내지는 않습니다
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .De kan ikke aflæses direkte af grafen.
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .Họ thực sự không có bất kỳ giải thích trực tiếp trên đồ thị.
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .Ils vraiment n'ont pas toute interprétation directement sur le graphique.
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .Nemají ve skutečnosti žádnou interpretaci přímo na grafu.
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .Те наистина нямат никакво отражение директно върху графиката.
Bunları doğrudan grafiğe çeviremeyiz. .لا يحتاجان لتفسير فهذا يظهر مباشرة من التمثيل