doğmuş ile cümle
doğmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kötü bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a hunch something pleasant was going to happen.
Napolyon bu yüzyılda doğmuş olsaydı ne yapabilirdi?Had Napoleon been born in this century, what could he have done?
Erkek kardeşler on iki yıl arayla doğmuş.The brothers were born twelve years apart.
Uyandığımda, güneş çoktan doğmuştu.The sun had already risen when I woke up.
Babam 1941'de Matsuyama'da doğmuş.My father was born in Matsuyama in 1941.
Japonya'da doğmuş olmayı tercih ederdim.I would rather have been born in Japan.
Yeni doğmuş bir bebek hasta olmaya eğilimlidir.A newborn baby is liable to fall ill.
Savaşın bittiği yıl doğmuşum.The year the war ended, I was born.
İngiltere 'de doğmuş olmasına rağmen, o çok kötü İngilizce konuşuyor.Although he was born in England, he speaks English very badly.
O, yirmi yıl önce doğmuş olmayı diledi.She wished she had been born twenty years earlier.
O, ağzında gümüş bir kaşıkla doğmuş.She was born with a silver spoon in her mouth.
Showa döneminde doğmuş bir adamım.I'm a man born in the Showa era.
Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.Mr. Tanaka showed us many pictures of his newborn baby.
Onların çocuklarının tümü Malezya'da doğmuş.All of their children were born in Malaysia.
Yeniden doğmuş hissettim.I felt reborn.
Ben bir ay sonra doğmuş olsaydım hayatım muhtemelen oldukça farklı olurdu.My life would probably have been quite different if I had been born a month later.
Anlamsız bir yaşam, erken doğmuş bir ölümdür.A pointless life is a premature death.
Yeniden doğmuş olsaydım keman öğrenmek isterdim.If I were reborn, I would want to learn the violin.
Tom varlıklı bir ailede doğmuş.Tom was born with a silver spoon in his mouth.
Genellikle bir erkek olarak doğmuş olmayı diliyorum.I often wish I'd been born a man.
Kürtajdan yana olan herkesin zaten doğmuş olduğunu farkettim.I've noticed that everyone who is for abortion has already been born.
Bildiğim kadarıyla, İtalya'da doğmuş.As far as I know, he was born in Italy.
Zengin olmak için kesin bir yöntem, zengin doğmuş olmaktır.A sure method to be rich is to be born rich.
Tom, Meryem ile buluşunca yeniden doğmuş gibi oldu.Tom turned over a new leaf when he met Mary.
Tom, Meryem ile tanışınca yeniden doğmuş gibi oldu.Tom turned over a new leaf when he met Mary.
"Niye bu kadar havalısın sen?" "Böyle doğmuşum.""Why are you so cool?" "I was born this way."
O bir editör olmak için doğmuş.He was born to be an editor.
Kendimi yanlış zamanda doğmuş gibi hissediyorum.I feel like I was born in the wrong time.
Kendimi yanlış dönemde doğmuş gibi hissediyorum.I feel like I was born in the wrong era.
Yeni doğmuş bir bebeğin yüzde 70'i sudur. Yetişkinlerin yüzde 55-60'ı sudur.A newborn baby is 78 percent water. Adults are 55-60 percent water.
Yeniden doğmuşum gibi hissediyorum.I feel like I've been reborn.
O yirmi yıl daha önce doğmuş olmak isterdi.She would have liked to have been born twenty years earlier.
Tom bir sanatçı olmak için doğmuş.Tom was born to be an artist.
Tom bir ressam olmak için doğmuş.Tom was born to be an artist.
İngiltere'de doğmuş ve bu nedenle İngilizce konuşuyor.He was born in England, and therefore speaks English.
O, artık orada olmayan bir sarayda doğmuş.He was born in a palace that isn't there any more.
Yeniden doğmuş olsaydın hangi cinsiyeti seçerdin?If you were born again, which gender would you pick?
Yanlış nesilde doğmuşum.I was born in the wrong generation.
Sami de Leyla da Müslüman olarak doğmuştu.Sami and Layla were born Muslim.
Yanlış yüzyılda doğmuşsun.You're in the wrong century.
Böyle bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a feeling something like this was going to happen.
Tom'un, biri Çek Cumhuriyeti'nde doğmuş üç kız kardeşi var.Tom has three sisters, one of which was born in Czechia.
Tom resmen İngilizceye tepki olarak doğmuş.Tom's grammar is an absolute rebellion against the English language.
Dalga geçilmek için doğmuşum.I was born to be made fun of.
Hangi gün doğmuş?What day was she born on?
Hangi ülkede doğmuş?What country was he born in?
Dedemin öldüğü sene doğmuşum.I was born the year that my grandfather died.
"Star ışığıyla doğmuşum sahnede leopara dönüşürüm"."Star ışığıyla doğmuşum sahnede leopara dönüşürüm".
Lilith erken doğmuştur ve sonuç olarak sınıf arkadaşlarından çok daha kısadır.Lilith was born prematurely and, as a result, she is much shorter than her classmates.
Kâinat ondan doğmuştur, ilk yaratılan odur.Altwaal was created by Solusandra who then created more of the First.
Hem Paul Auster hem de Marco Fogg 1947 yılında doğmuştur.Paul Auster and Marco Fogg were both born in 1947.
En az 10 çocuk Batı Antarktika'da doğmuştur.At least 11 children have been born in West Antarctica.
Ervin, Afrikalı Amerikalı ve Yahudi biridir ve Hollywood'da doğmuştur.Ervin is African-American and Jewish, and was born in Hollywood.
Allah'ın mucizesi eseri babasız olarak doğmuştur.God the Father has therefore forgiven them.
Marozia, yaklaşık 890 yılında doğmuştur.Marozia was born about 890.
Sarah Beth Goncarova, 1980 yılında doğmuştur.Sarah Beth Goncarova was born in 1980.
Prens Turki 1973'te doğmuştur.Prince Turki was born in 1973.
Tarihçi Arrian da burada doğmuştur.The historian Arrian was born there.
En küçükleri, Gustav Robert, 1889’da doğmuştur.The youngest, Gustav Robert, was born in 1889.
1910’da, ikinci oğulları Eduard doğmuştur.In 1910, their second son Eduard was born.