doğmamış ile cümle
doğmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom Mary'nin tanıdığı babası Amerika'da doğmamış tek Amerikalı.Tom is the only American Mary knows whose father wasn't born in America.
Bazen hiç doğmamış olmayı dilerim.Sometimes, I wish I was never born.
Hayır, hatırlamıyorum. Daha doğmamıştım.No, I don't remember. I wasn't born yet.
Linda mezun olduğunda Dan bile doğmamıştı.Dan wasn't even born when Linda graduated.
Doğmamış bir bebek kadar masum.As innocent as a babe unborn.
Doğmamış olsaydım, dünya nasıl olurdu?If I hadn't been born, how would the world be?
Eşini ve doğmamış çocuğunu kaybeden Jim Jones Jr. ise San Francisco’ya dönmüştür.Jim Jones Jr., who lost his wife and unborn child at Jonestown, returned to San Francisco.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.When we inhale, by prayer, we receive the fresh air of the Holy Spirit.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.May damage the unborn child."
Yarının çocuğu, doğmamış olmana rağmen seninle ilk kez geçen salı sabahı tanıştım.Tomorrow's child, though yet unborn, I met you first last Tuesday morn.
" hepsi sana bir doğmamış oldukça düz"It's quite plain thee wasn't born a
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Can you play everyday for the unborn baby?
"hücre topluluğu" ve "doğmamış çocuk""a ball of cells" versus "an unborn child;"
"Çocuklarınızın bugün yaptıkları henüz doğmamış olan çocukları etkileyecek.""What you children do this day will have an impact on children who have not been born."
Geçenlerde, bugünkü Amerikalıların üçte ikisinin o zamanlar, 1963'de doğmamış olduğunu fark ettim.I recently realized that two-thirds of Americans today had not been born at the time of 1963.
Ve ona gerçekten sahip olanlar henüz doğmamış nesillerdi.And those who really own it are the generations as yet unborn.
Belki de gelecek olan henüz doğmamış oğlum ya da bir T-101 sayborgdu.I didn't know if it would be my unborn son or a T-101 cyborg.
Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, Öyle ki, henüz doğmamış insanlar RABbe övgüler sunsun.This will be written for the generation to come. A people which will be created will praise Yah.
O doğurmamış ve doğmamıştır.He has begotten no one, and is begotten of none.
Doğurmaz ve doğmamıştır.He has begotten no one, and is begotten of none.
O, doğurmamış ve doğmamıştır.He has begotten no one, and is begotten of none.
Belgesin insanların pek çoğu kayıt dışı yerleşimlerde yaşıyor ve hastanede doğmamış.Many people who are undocumented live in unregistered settlements and were not born in hospitals.
Karnındaki bebek ise hiçbir zaman doğmamış.The baby she was carrying was never to be born.
Doğaüstü korku filmi Doğmamış (2009) ile sinemaya ilk adımını atmıştır.She made her film debut in the supernatural horror film The Unborn (2009).
Belçika veya Hollanda'da doğmamış sadece yedi bisikletçi bu yarı klasiği kazandı.Only seven cyclists not born in Belgium or the Netherlands have won this semi classic.
Onlara göre, asalet içinde doğmamıştı ve sosyal konumlarına ulaşamamıştı.To them, he had not been born into nobility and did not come up to their social standing.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Verblendete, so rufen wir ihnen zu!
Bu vakitte güneş ışınları zayıftır, güneş henüz doğmamıştır ve ufkun altındadır.Jene Sonne, von der im Unterricht die Rede ist, hat für ihn nichts gemein mit der Sonne, die er sieht.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Auch ein ungeborenes Kind kann in seiner Gesundheit geschädigt werden.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Le trône est réservé pour le fils encore à naître d'une des femmes de Hormizd II.
Çünkü yolcu daha doğmamıştır ) gibi paradokslara izin vermez.N'étant pas partiel le Martien en arrive à ne pas être partial...
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.El trono se reservó para el hijo no nacido de una de las viudas de Ormuz II.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Para el pueblo, lo que nosotros llamamos deshonestidad se da por descontado.
H361d Doğmamış çocukta hasara yol açma şüphesi var.R 63: Possibile rischio di danni ai bambini non ancora nati. → H361d – Sospettato di nuocere al feto.
H360D Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.R 61: Può danneggiare i bambini non ancora nati.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Salì al trono il figlio non ancora nato di una delle mogli di Ormisda II, Sapore II.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Так лучше пролием о нем мольбы обильны Всели его Творец в свои Жилища мирны".
Dany doğmamış oğlunun kast edildiğini anlamadı ancak sonra çocuğu ölü doğdu.Вскоре Ганга родила их первого сына и не объясняя причин, утопила младенца.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.نترضاه بإنشاء المساجد وعمارتها، وأداء الصلوات فيها لأوقاتها فيمدّنا بجنده الذي لا يغلب وجيشه الذي لا يقهر.»
O, temel, doğmamış ve her şeyin kadim kaynağıdır.Somos a própria vida, o Ser Infinito, a fonte de todas as coisas.
H360Df Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.A DPP pode também afetar negativamente o recém-nascido.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Roepen wij, zo dier verpligt Aan dit zegenbaarend licht; Spâ ga zulk een heilzon onder!
H360D Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.R 61: Kan het ongeboren kind schaden.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Sjapoer II was het ongeboren kind van een van de bijvrouwen van Hormazd II.
2. Baskı: Doğmamış Bir Çocuğa Mektup (İstanbul: Can, 1997).Kammer: Kaddisj voor een niet geboren kind, 1994).
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Vi kommer att förtrycka dem genom Guds ordning och Guds kallelse till bön."
Dany doğmamış oğlunun kast edildiğini anlamadı ancak sonra çocuğu ölü doğdu.Vad han inte vet är att Waina fött hans barn och blivit utstött av familjen.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.A zavolali jsme naň na pravém úbočí hory Sinaje a učinili jsme jej blízkým důvěrníkem.
Kimi kaynaklarda küçük hatta henüz doğmamış çocuklar için bile sığınma merasimi yapılabileceğini belirtilir.Jaké je jejich překvapení, když v ní naleznou malého, ba snad i právě narozeného chlapce.
Ablası, o henüz doğmamışken bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir.Volt még egy nővére, aki még az ő születése előtt meghalt autóbalesetben.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.A trón így II. Hurmuz egyik özvegyének még meg sem született fiára szállt.
Film, doğmamış çocuğun ölümünden sonra 9 yaşındaki gizemli bir kızı evlat edinen bir çifti konu ediniyor.Elokuva kertoo nuoresta parista, joka lapsen kuoleman jälkeen adoptoi yhdeksänvuotiaan tytön.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Kruunu varattiin Hormmizd II:n erään vaimon syntymättömälle lapselle.
1988 salgınında sadece hamile bir kadın ve doğmamış bebeği hayatını kaybetti.Første ægteskab endte brat i 1838, da hans kone og ufødte barn døde under fødslen.
Bazı iddialara göre İsa kış mevsiminde doğmamıştır.I forevangeliet fødes Jesus ikke i en stald.
Taht, II. Hürmüz'ün eşlerinden birinden henüz doğmamış olan çocuğuna kalmıştı.Magten blev overdraget til en af Hormizds hustruers ufødte barn.
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.Dengan begitu, maka sesungguhnya Ta Lasa berarti panggilan sebagai "pamannya" Lasa.
Doğmamış çocukta hasara yol açabilir.Sự cũng cố này có thể gây tổn thương có con non khi sinh đẻ.
Eşini ve doğmamış çocuğunu kaybeden Jim Jones Jr. ise San Francisco’ya dönmüştür.ジム・ジョーンズ・ジュニアは、ジョーンズタウンで妻とおなかの中にいた子供を失い、サンフランシスコへと戻った。
Biz O'nu doğmamış olarak çağrırız, doğası gereği doğmuş olan onun aksine.但此時其,縣不論大小,都已統稱一縣最高長官為縣令,而不再設縣長一職。