doğayı ile cümle
doğayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.L'impatto con il bestiame sarà molto pesante per imitare la natura, e guardate un po'.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Marhákkal fogjuk erősen letapostatni, utánozva a természetet, majd megnézzük, mi történik vele.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Med boskap gör vi stor påverkan för att härma naturen, och vi har gjort det, och se på det.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Mit Rindern wirken wir stark darauf ein, um die Natur nachzuahmen, und danach sieht es so aus.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Nous agirons très lourdement avec des troupeaux pour imiter la nature, nous l'avons fait, et regardez.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.O punem sub impactul puternic al cirezilor de vite pentru a mima natura, am făcut asta și, priviți!
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Ovlivníme ji silným stádem dobytka k napodobení přírody, a tak jsme učinili a podívejte se na výsledek.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Vaikutamme siihen merkittävästi laidunkarjalla luontoa matkien Katsokaa lopputulosta.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Vamos a impactarlo muy fuertemente con el ganado para imitar a la naturaleza, lo hemos hecho y mírenlo.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Vamos pisoteá-la fortemente com gado para simular a Natureza. Fizemo-lo e observem.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.We laten er vee op los om de natuur na te bootsen en zie het resultaat.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Zgromadzimy duże ilości zwierząt, tak jak dzieje się to w naturze. Zrobiliśmy tak i oto, co uzyskaliśmy.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Θα το πατήσουμε με μεγάλη πίεση με βοοειδή για να μιμηθούμε τη φύση και το κάναμε αυτό, κοιτάξτε.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Запустим туда огромное стадо коров, копируя природу. Мы так и сделали. Посмотрите на этот луг.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Ще я натъпчем с добитък, за да имитираме природата, което и сторихме и вижте това.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.נגדוש אותה עם בקר כדי לחקות את הטבע, וכך עשינו ותביטו בזה.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.その結果はご覧のとおりです 草が土の表面を覆っています
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.我哋模仿大自然運作 養咗小牛去測試土地負荷 我哋依家做到啦,你睇下
Bunun anlamı ülkenin bu doğayı koruma altına alması demek fakat şimdi...Dies bedeutet, dass der Wald von der Regierung geschützt wird. Vorerst...
Bunun anlamı ülkenin bu doğayı koruma altına alması demek fakat şimdi...Et maintenant...
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi. Aynı zamanda da şehre bir boyut kazandırmaktı.Czyli, nie chodziło tylko o przeniesienie natury do miast, ale o nadanie im wielowymiarowości.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi. Aynı zamanda da şehre bir boyut kazandırmaktı.Không chỉ là đặt thiên nhiên vào các thành phố, mà còn cho thành phố một cảm nhận về chiều không gian.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Deci nu a fost vorba neapărat despre aducerea naturii în orașe.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Donc ce n'était pas simplement à propos de mettre la nature dans les villes.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Es ging also nicht nur unbedingt darum, Natur in die Städte zu bringen.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Het ging niet per se om het brengen van natuur naar de steden.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.말하자면 굳이 '도시에 자연을 끌어오자'는 의도는 아니었습니다.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.la parte baja del East River es así de grande".
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Per cui non si trattava solo di portare la natura nelle città.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Por isso não se resume a colocar a natureza nas cidades.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Takže jsme se nesnažili hlavně dodat do měst kus přírody.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Затова беше необходимо не само да се внесе природата в градовете.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.И дело не только в том, что мы помещаем природный объект в город.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.Отже, не було мети помістити природу в контекст міста.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.ולכן לא מדובר רק על להביא את הטבע לעיר.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.إذاً فأن الأمر لم يكن بالضرورة عن وضع الطبيعة في المدن.
Bu yüzden amaç sadece doğayı şehirlere yerleştirmek değildi.街に次元の感覚を付与するということでもあったのです
Çiçekler açtı, güneş çıktı. Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları. Çiçek açmaya başladılar.Și există un loc în creierul nostru unde poate fi găsit?
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Als we de natuur gaan begrijpen, raken we de diepste, belangrijkste delen van onszelf.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Când ajungem să înţelegem natura, atingem cele mai profunde şi importante părţi ale fiinţei noastre.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Khi chúng ta hiểu thiên nhiên, chúng ta sẽ sẽ chạm đến phần sâu nhất, phần quan trọng nhất trong chính mình.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Kiedy zaczynamy rozumieć przyrodę, dotykamy najgłębszych, najważniejszych części samych siebie.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.우리가 자연을 이해하려고 할 때 우리는 우리 자신의 가장 깊고 중요한 부분을 어루만지는 것입니다.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Quando arriviamo a capire la natura, tocchiamo la parte più profonda e importante del nostro io.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Когда мы начинаем понимать природу, мы открываем в себе всё новые значимые глубины.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Щом започнем да разбираме природата, докосваме най-дълбоките, най-важни части от самите себе си.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.יש עצים בליבותיכם. בבואנו להבין את הטבע, אנו נוגעים בחלקים הכי עמוקים, הכי חשובים של עצמנו.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.عندما نأتي إلى فهم الطبيعة، نحن لمس أجزاء عميقة ومهمة في ذواتنا .
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.私達は奥底にある私たちの一番大切な部分に触れているのです パートナーシップを通じ、人間は
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Ada dunia keindahan dan efisiensi yang dapat dieksplorasi menggunakan alam sebagai alat desain.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.A szépség és hatékonyság egész világa vár itt felfedezésre, a természetet mint tervezőeszközt használva.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Avem de explorat o lume frumoasă şi eficientă folosind natura ca exemplu.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.C'è tutto un mondo di bellezza ed efficienza da esplorare usando la natura come strumento di design.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Có một thế giới của vẻ đẹp và hiệu quả đang chờ chúng ta khai thác bằng công cụ thiết kế tự nhiên.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Er is hier een wereld vol schoonheid en efficiëntie te ontdekken die natuur gebruikt als ontwerpgereedschap.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Há um mundo de beleza e eficácia para explorar, usando a natureza como uma ferramenta de design.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Hay aquí un mundo de belleza y eficiencia para explorar con la Naturaleza como herramienta de diseño.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Il y a un monde de beauté et de rendement à explorer ici en utilisant la nature comme un outil de design.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.자연을 디자인 도구로 사용하여 탐구할 수 있는 아름다움과 효율의 세계가 있습니다.
Doğayı araç olarak kullanarak güzellik ve verimlilik içeren keşfedilmesi gereken bir dünya vardır.Otacza nas piękny i wydajny świat, który czeka, aby go poznać i użyć natury jako źródło projektów.