doğayı ile cümle
doğayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Doğayı sever ve şiirlerinde sıkça yer verirdi.Milovala prírodu, veľa času trávila v záhradách.
Beyaz barışı, yeşil doğayı temsil etmektedir.Zelená farba symbolizuje prírodu.
Doğu Los Angeles Anneleri ve Los Angeles Doğayı Koruma Derneği yıkım planlarına karşı çıkmıştır.Týmto rýchlym sobášom v los Angeles chcel zabrániť prípadným sporom.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı.Svetovna zveza za varstvo narave.
Doğayı sever ve şiirlerinde sıkça yer verirdi.Raščius itin mėgo gamtą, visuomet mielai joje leisdavo laiką.
Beyaz barışı, yeşil doğayı temsil etmektedir.Žalia spalva simbolizuoja gamtą šalyje.
Doğayı çok severdi.Dailininkė be galo mylėjo gamtą.
Doğayı çok severdi."Mulle meeldib looduses.
Yeşil - Doğayı ve yaşamı simgeler.Roheline sümboliseerib loodust ja elu.
Çünkü Artemis hayvanları ve doğayı çok sevmektedir.Almagro armastab väga loomi.
Matematiksel olarak doğayı nasıl tanımlarız?Kuidas seda sirge omadust matemaatiliselt väljendada?
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.Agora com o que disse, eu quero deixar isso claro. Isso é uma coisa, você sabe, eu sempre tenho um pouco
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.그런데 그 이후, 명백하게도 우리가 동물을 인지하는데 있어서 엄청난 진화가 있었습니다
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.ولكن منذ ذلك الحين، كان هناك الملايين من الاختراعات
Ama o günden bu yana hayvanları ve doğayı algılayışımız tabii ki değişti.どんどん発展していきました。
Başardığımız teknolojik gelişmeler, doğayı yenmiş gibi hissetmemizi sağlıyor.Naše technologické pokroky nám dovolují cítit se, jako bychom si podmanili přírodu.
Başardığımız teknolojik gelişmeler, doğayı yenmiş gibi hissetmemizi sağlıyor.Postęp technologiczny pozwala nam odnieśc wrażenie, że panujemy nad naturą.
Başardığımız teknolojik gelişmeler, doğayı yenmiş gibi hissetmemizi sağlıyor.Наши технологические достижения позволяет нам чувствовать, что мы победили природу.
Başardığımız teknolojik gelişmeler, doğayı yenmiş gibi hissetmemizi sağlıyor.Наш технологічний прогрес дозволяє нам почуватися так, наче ми підкорили природу.
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları. Çiçek açmaya başladılar.Аз съм мъж и обичам природата, цветята, дърветата, особено когато започнат да цъфтят.
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları.- Estoy en cualquier lugar, soy un hombre, me gusta la naturaleza, ¿sabes? y las flores.
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları.Sono ovunque,sono un uomo,mi piace la natura, lo sai?
Ben bir insanım, doğayı seviyorum, çiçekleri, ağaçları.花や木も一斉に成長をはじめます
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir. Doğayı kirlettiği için tatillerde uçmamamız gerekir.Nie można brać długich, ciepłych pryszniców, ani latać na wakacje, bo to szkodliwe dla środowiska.
Biliyorsunuz, 19. yüzyılın ana çabası insanoğlunun doğayı kontrol altına alabilmesi.19. století je dobou, která je nejvíce spojována s lidskou kontrolou nad přírodou.
Biliyorsunuz, 19. yüzyılın ana çabası insanoğlunun doğayı kontrol altına alabilmesi.Wiek 19 to czas, kiedy człowiek podporządkował sobie naturę.
Biliyorsunuz, 19. yüzyılın ana çabası insanoğlunun doğayı kontrol altına alabilmesi.Знаєте, згідно з поглядом 19-ого століття, час найчастіше асоціюється з контролем людини над природою.
Biliyorsunuz, 19. yüzyılın ana çabası insanoğlunun doğayı kontrol altına alabilmesi.Ты знаешь, что идея 19-ого века в том, что время чаще всего ассоциировалась с властью человека над природой.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.A dzięki tej strukturze natura działa, i możemy zobaczyć wszystkie jej części.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Cấu trúc này là cái khiến cho thiên nhiên hoạt động, khiến cho nó được nhìn nhận 1 cách đầy đủ.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Cette structure est ce qui fait fonctionner la Nature, vue dans son ensemble.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Deren Struktur, die Nature funktionieren lässt, alles zusammen genommen.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Deze structuur is wat de natuur doet functioneren, als je alle delen beschouwt.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.E questa struttura è ciò che fa lavorare la natura, vista in tutte le sue parti.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.이러한 모든 연결성은 자연이 어떻게 작용하는 가를 보여주지요.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Şi structura acestui lucru este ceea ce face natura, văzut cu toate părţile sale componente.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Και αυτή η δομή επιτρέπει στη φύση να λειτουργεί, ιδωμένη με όλα τα τμήματά της.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Именно эта структура и заставляет природу работать, она видна во всех ее составляющих.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Тази структура позволява на природата да работи с всички свои части.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.והמבנה של זה הוא מה שמאפשר לטבע לפעול, ביחד על כל חלקיו.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.وهذه التركيبة هي ما تنجح تفاعل الطبيعة ، بعد مشاهدتها من كل جوانبها .
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.自然が機能するのです スコットランド系アメリカ人博物学者 ジョン・ミューアにちなんだ名前です
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -선사시대 인류 101 part3: 농업이 세상을 뒤흔들다
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -14 000 lat temu powoli kończyła się epoka lodowcowa.
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -14 000 років тому підходив до кінця Льодовиковий період.
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -1万4000年前くらいまでに、 氷河期はだんだんと終わっていきました。
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -Asi tak pred 14 000 rokmi, doba ľadová bola na ústupe.
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -Hace 14.000 años
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -Před 14 000 lety končila doba ledová.
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -לפני 14.000 שנים
Bu keşif toplumu ve doğayı değiştirecekti. -من 14000 سنة مضت,
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.Den giver mennesker kontrol over naturen på en måde som ikke var mulig før.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.인간이 자연을 이전에는 불가능했던 방법으로 통제하는 것이죠.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.le dio el control al hombre sobre la naturaleza de una forma que no había sido posible antes.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.האדם יכול להשתלט על הטבע באופן שלא היה אפשרי בעבר.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.قد أعطت الرجال تحكم فى الطبيعة حيث لم يكن ذلك متاحاً من قبل.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.例えば ベンジャミン・ロビンによるニュートン物理学の
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Chúng tôi sẽ tác động mạnh lên nó với gia súc mô phỏng tự nhiên chúng tôi đã làm thế, và hãy nhìn này.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.Kita akan memadatkannya dengan ternak seperti yang dilakukan alam, dan kita telah melakukannya, lihatlah itu.
Buna sığır sürüleriyle saldıracağız, doğayı taklit etmek amacıyla. ve öyle de yaptık, şuna bir bakın.자연을 흉내내기 위해서 소를 가지고 큰 영향을 줄 겁니다. 그렇게 한 뒤에 이걸 보세요.