Ana içeriğe geç
Sözlük

doğası ile cümle

doğası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.A tér olyan valami, ami kihajtja magát teljesen új világokba.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.É algo que se desdobra em mundos totalmente novos.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.El espacio es algo que se desdobla de sí mismo en mundos completamente nuevos.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.È qualcosa che si dispiega oltre se stesso in termini completamente nuovi.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Jest jak kwiat, który rozkwitając, tworzy nowe światy.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Không gian là một thứ gì đó tự gấp nếp thành những thế giới hoàn toàn mới.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.공간이란 스스로 접혀서 새로운 세계를 만드는 무엇입니다.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.L'espace, c'est quelque chose qui se plie hors de lui-même en des mondes complètement nouveaux.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Raum ist etwas, dass sich aus sich selbst nach aussen in komplett neue Welten entfaltet.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Spaţiul este ceva care se traduce în lumi complet noi.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Оно способно создавать новые формы само из себя.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.Пространството е нещо, което се разгръща от себе си в напълно нови светове.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.מרחב זה משהו שנפרש מתוך עצמו לעולמות חדשים לגמרי.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.الفضاء هو شيء يفض طيات نفسه الى عوالم جديدة كلية.
Alan kendi doğasından çıkıp, tamamen yeni dünyalar oluşturan birşey.その空間は驚くべきものなので
Ama, kainatın doğasını anlamak da çok önemlidir. -Pero es todavia mas divertido cuando tienes la intuicion.
Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.국립 초상화 미술관은 미국의 삶을 들여다보기 위해 만들어진 곳입니다.
Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Она создана, чтобы показывать жизни американцев.
Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.היא להסתכל על חיים אמריקאיים.
Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.يقام أساساً ليُقدم حياة أفراد أمريكيين.
Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.これは容易でした そしてもう一つ
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Aber ich möchte über einen Aspekt der DNA-Forschung sprechen, und das ist die physische Erscheinung der DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Ale chci mluvit o jiném aspektu vědy zabývající se DNA, a to je fyzická povaha DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Ale ja chcem hovoriť o inom aspekte vedy o DNA, a to o fyzickej podstate DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.A želel bi predstaviti drugačen pogled na znanost DNK, in sicer fizikalno naravo DNK.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Chcę opowiedzieć o innym aspekcie DNA, którym jest jego fizyczna natura.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.De én a DNS más vonatkozásiról szeretnék most beszélni, és ezek a DNS fizikai tulajdonságai.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Maar ik wil praten over een ander aspect van DNA-wetenschap, namelijk de fysieke aard van DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Ma io voglio parlare di un altro aspetto della scienza del DNA, cioè della natura fisica del DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Mais je veux vous parler d'un autre aspect de la science de l'ADN, c'est-à-dire la nature physique de l'ADN.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Mas eu queria falar de algo diferente na ciência do DNA, e que é a sua natureza física.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Men jag vill tala om en annan aspekt av DNA-vetenskapen, och det är DNA:s fysiska struktur.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Namun saya ingin berbicara tentang aspek DNA yang berbeda yaitu sifat fisik alami dari DNA.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Nhưng tôi muốn nói về một khía cạnh khác của khoa học ADN, và đó là bản chất vật lý của ADN.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Pero yo quiero hablar de otro aspecto de la ciencia del ADN, es decir, de su naturaleza física.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Але я хочу поговорити про інший аспект науки про ДНК, про фізичну природу ДНК.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Но искам да говоря за различен аспект на науката за ДНК и това е физическата същност на ДНК.
Ancak ben DNA biliminin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum, DNA'nın fiziksel doğasından.Но я хочу поговорить о другом аспекте науки о ДНК и это физическая сущность ДНК.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Como se sabe, este problema é impossível de resolver devido à natureza do "pi", mas isso é outra história.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Het blijkt dat dit probleem onoplosbaar is vanwege de aard van pi... maar dat is een ander verhaal.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Hóa ra, vấn đề này không có đáp án vì bản chất của số pi, nhưng đó lại là một câu chuyện khác.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Jak się okazało, to problem niemożliwy do rozwiązania ze względu na naturę pi, ale to inna historia.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.원주율의 속성 때문에 이 문제는 풀기는 불가능하지만 그것은 사실 또 다른 얘기입니다.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Mint kiderült, e feladatot nem lehet megoldani a pi természetéből adódóan, ám ez már egy másik történet.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.S-a dovedit că această problemă e imposibil de rezolvat, din cauza lui pi, dar asta e o altă poveste.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Y resulta que este problema es irresoluble debido a la naturaleza de pi, pero esa es otra historia.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Как оказалось, эта задача неразрешима из-за природы числа пи. Но это другая история.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.Както се оказва, тази задача е нерешима заради същността на числото π, но това е друга история.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.שהבעיה הזו היא בלתי ניתנת לפיתרון בגלל האופי של פיי, אבל זה סיפור אחר.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.فإن هذه المسألة من المستحيل حلها بسبب طبيعة ال پاي (π) ولكن تلك قصة أخرى.
Anlaşılan o ki, pi sayısının doğası gereği çözülmesi imkânsız bir problem, fakat o ayrı bir konu.この問題は解けないと わかったのだが それはまた別の話 ダ・ヴィンチの絵は 古代ローマの建築家
Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.우리의 이름과 본성이 유린된 것입니다.
Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.lerombolódott.
Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.ששמה וגם טבעה של אנונימוס הושחתו.
Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.أن كلا من إسم و طبيعة "مجهول" تم الكشف عنهما.
Anonymous'un hem adı hem de doğası kirletilmiştir.冒涜されたことを 我々は誰でもある 我々は誰でもない
"Aralık 1910"da, insan doğası değişti."'1910년 12월이나 그 때쯤, 인간 본성은 변했다.'
"Aralık 1910"da, insan doğası değişti.""1910 decemberében, vagy valamikor akörül az emberi természet megváltozott."
"Aralık 1910"da, insan doğası değişti.""All'incirca nel Dicembre 1910, la natura umana è cambiata."
"Aralık 1910"da, insan doğası değişti.""Alrededor de diciembre de 1910 la naturaleza humana cambió."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod