Besinli'de Bulunan sülale isimleri Doğanşar'da da bulunmaktadır.Une pierre tombale à son nom marital existe aussi en Bavière.
Yeni doğanlarda görülen b grubu streptokok enfeksiyonlarının önlenmesi amacıyla da kullanılabilir.Elle est également employée dans le traitement des infections aux streptocoques B chez les nouveau-nés.
Akîka kurbanı, İslam'a göre, yeni doğan çocuk için kesilmesi müstehab olan kurbandır.Par la nudité de son sein, elle semble dévouée au nouveau-né.
Roma'da doğan Mattiacci, Roma La Sapienza Üniversitesi'nde ekonomi tahsili yapmıştır.Né à Rome, Mattiacci étudie l'économie à l'Université La Sapienza.
Ünlü modacı Yves Saint Laurent, Oran kentinde doğan bir Cezayirlidir.La maison Yves Saint Laurent défile volontiers à la Fête de l'Humanité.
Çiftliğin adı ise Doğan bey çiftliğidir.C'est le nom de la ferme du fermier Magotte.
Osmanlı Hanedanı'nın sürgünde doğan ilk çocuğudur.Claire est l'un des enfants du Réveil Sourd.
Çiftin 1987 - 1999 yıllarında arasında doğan yedi çocuğu vardır.Elle a quatre enfants nés entre 1976 et 1987.
Floransa'da doğan ve büyüyen Viviani bir Cizvit okulunda okudu.Vincenzo Viviani naît et grandit à Florence et fait ses études dans une école jésuite.
Cadpig bir batım da doğan yavruların en çelimsizidir.Ripple est un bébé nageur et le plus rapide de tous les baby seaponies.
Üstelik bu tecavüz sonucu doğan sakat çocuğunun babasını da aramaktadır.Il faut mentionner aussi le flash-forward du suicide du père.
Kalp krizi geçirmenin her zaman doğanın senin öldüğünü anlatma şekli olduğunu düşündüm.Siempre pensé que el tener un ataque cardiaco era la manera de la naturaleza de decirte que mueras.
Yeni doğan bir bebek kolayca hastalanır.Un bebé recién nacido se enferma con facilidad.
Çiçekler doğanın güzelliğidir.Las flores son la belleza de la naturaleza.
İsaakios'un evliliklerinden doğan kızları, Manuil için dış politika için yararlı araçlar olmuştur.Los matrimonios de las hijas de Isaac sirvieron como herramientas útiles en la política exterior de Manuel.
Marta 2002 yılında doğan ve Julen adında bir çocuğun annesidir.Marta es la madre de un niño nacido en 2002 y llamado Julen.
İlletyus, bunun üzerine Nacarlardan yeni doğan tüm çocukların öldürülmesini emreder.Así que Nemrod ordenó matar a todos los niños recién nacidos.
M. Opelius Diadumenianus, Macrinus'un 208 yılında doğan oğluydu.M. Opelio Diadumeniano era el hijo de Macrino, nacido en 208.
Michael ve Maria Kubizek'in ilk doğan ve hayatta kalan tek çocuğu idi.August Kubizek fue el primogénito y único hijo superviviente de Michael y María Kubizek.
Çiftin Eylül 2012'de doğan Alexander John Buckley Ford adında bir oğlu vardır.La pareja tiene un hijo, Alexander John Buckley Ford, nacido en septiembre de 2012.
(Yaşamdan Yansımalar) Kültür Kaşifi: Doğan Hızlan.Premio La Culturería. El instante de peligro.
Doğan çocuklarından sadece üç tanesi hayatta kalmıştır.Sólo tres de sus hijos siguen vivos.
Sanat bilgisi; sanatçı ile onun yöneldiği nesne arasındaki ilgiden doğan bir bilgidir.El trabajo es una fuente muy importante de información sobre los artistas que describe.
Bu kişinin ilk doğan oğluna değinmektir.De esa unión nacería su primer hijo.
Yayın hayatına Doğan Holding bünyesinde başlamıştır, ancak sonra kendi yayınını yapmaya başlamıştır.Comenzó la producción de un nuevo programa de entretenimientos, que a la vez sería conducido por él.
Washington'da doğan Todd, Hartford, Connecticut'ta büyüdü ve buradaki okullara gitti.Todd nació en Washington D. C. y creció en Hartford, Connecticut, donde asistió a escuelas locales.
Yeni doğan bebeklerde de veya ergenlik öncesi çocuklarda nadir olarak görülebilir.Puede que sea un hallazgo normal en neonatos prematuros.
"Şirin" - Doğan Kitapçılık, İst.“Dulce” en Cuadernos del Viento, Nos.
Üçüz olarak doğan bu kardeşlerden (Barbara) ise henüz dizide görünmemiştir.Sin descendencia, le sucederá su hermano: 3.
West Palm Beach, Florida'da doğan.Murió en West Palm Beach, Florida.
Sanki Bir Roman Kahramanı: “ Doğan Hızlan Kitabı ”.«Por eso estamos como estamos, un libro nacido de la ociosidad».
Jane Austen müzesi ^ Doğan Hızlan.Sociedad de Jane Austen en el Reino Unido.
2011 yılında doğan çocukların %16'sı göçmen kökenli idi.En junio de 2004 un 21% de los prisioneros eran indígenas.
Hızlan, Doğan.Más cerca, hijo mío.
Ailesi yeni doğan kızlarını, o dönemin ünlü sahne sanatçılarından Jobyna Howland'dan esinlerek adlandırmıştı.Sus padres le dieron el nombre de una famosa actriz de la época, Jobyna Howland.
Keytesville, Missouri'de doğan Taylor, ABD Askeri Akademisi'nden 1922'de mezun oldu.Taylor nació en Keytesville (Misuri) y se graduó de la Academia Militar de los Estados Unidos en 1922.
Greenwich, Londra'da doğan Aldred, Blackheath'te büyüdü.Aldred nació en Greenwich, Londres, pero creció en la cercana Blackheath.
Ağagüneyi Tepesinin KB, Tomara Deresinin vadisinin GD yamacındadır. ^ a b c DOĞANAY, Prof. Dr. Hayati.Sabe cómo escapar de la celda para llegar al comedor a cualquier hora. Profesor Bates (, Profesor Bates?)
Katil Doğanlar (Natural Born Killers) Deri Surat.Natural Born Killers en Metacritic (en inglés).
Şu an Rahmi Doğan Hatay Valiliği görevini yürütmektedir.Actualmente participa en la Exitosa Serie El Señor de Los Cielos.
1 Ocak 1992 tarihi ve sonrasıonda doğan futbolcular turnuvada yer alabilmiştir.Sólo futbolistas nacidas a partir del 1 de enero de 1992 fueron elegibles para el torneo.
Yeni doğan yavrular kördür.Los recién nacidos son ciegos e inmóviles.
Flora: Doğanın gücünü kullanır.Verde: representa la pureza de la naturaleza.
Doğanşar'ın içme suyu bu bölgeden karşılanır.El café es nativo en este lugar.
Nedim Doğan, (d.Ser peruano de nacimiento; b.
1990: Japonya "Doğan Güneş Nişanı" 5. sınıf altın ve gümüş nişanı.1990: I Torneo "Pelota de Oro y Diamantes" de tenis femenino.
Anne sütü insanın dişisi tarafından üretilip yeni doğanların beslenmesi amacıyla kullanılan süttür.La leche materna humana es el alimento natural producido por la madre para alimentar al recién nacido.
Adrian, en son doğan bebek, yani sürpriz bebek.Antes conocido como Adrian Copilul Minune (Adrián, el niño maravilla).
Daha sonra Aslıhan Doğan ile birliktelik yaşamaya başladı.De ahí le nació el deseo de algún día vivir con los indígenas.
Calgary, Alberta'da doğan Monteith, iç mimar Ann McGregor ile asker Joe Monteith'in oğludur.Monteith nació en Calgary, Alberta, hijo de Joe Monteith y de Ann McGregor.
Polonya'da doğan Zaremba, II. Dünya Savaşı yıllarında ailesiyle birlikte Birleşik Krallık'a taşındı.Nace en Rusia, pero durante la segunda guerra mundial huyó del país con su marido e hijo.
1942, Doğanşehir) - (ö.1964 - A Nation of Immigrants (Una Nación de Inmigrantes).
Adındaki Carioca kelimesi o bölgede doğan kişiyi tanımlamaktadır.El nombre Corobicí hace alusión a un pueblo nativo de la zona.
Brooklyn'de doğan Havens dokuz kardeşinin en büyüğüydü.Nacido en Brooklyn, Havens fue el mayor de nueve hijos.
Diğer gayrimeşru doğan kardeşlerinin aksine Alvise, İstanbul'u benimsemiş ve burada yaşamaya karar vermiştir.Pese a la marcha de todos sus hermanos, Firmin decide quedarse allí a vivir... y a leer.
Doğanın dışında hiçbir şey yoktur.No existe en la naturaleza.
1994 yılında doğan Liam, Celtic FC altyapısında futbola başladı.El club desaparece en 1994 para dar origen al FC Lantana Tallinn.
Topluluk doğanın bir parçasıdır.Los seres humanos somos parte integral de la naturaleza.
Hades'in eşi ve ölüler ülkesinin tanrıçası olmuştur fakat doğan hiçbir çocuğu Hades'ten değildir.Otra versión lo hace nieto, y no hijo, de Helios.
Ayrıca Victoria'nın yarattığı Newborn (Yeni Doğan)'lar Cullen ve kurt adamların işlerini zorlaştırır.Por suerte, sólo los hombres lobo y los Cullen les oyen.