Ana içeriğe geç
Sözlük

doğal ile cümle

doğal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yetişkinler nektar ile beslenir.Çeşitli doğal Avustralya çiçeklerini tozaklarlar.Adults feed on nectar, and pollinate various native Australian flowers.
Yüzü doğal görünüyordu.At that time, his face appeared normal.
PCR'nin kokusu yoktur ancak doğal haliyle hafif sarı bir ton sergiler.PCR has no odor but exhibits a slight yellow tint in its natural state.
"İnsan Soy Çizgisinde Pozitif Doğal Seçilim"."Positive Natural Selection in the Human Lineage".
Kazakistan'ın kanıtlanmış doğal gaz rezervi 85 trilyon kübik feet olmaktadır (2013).Kazakhstan’s proven reserves of natural gas are 85 trillion cubic feet.
Doğal gazın payı 1980 yılında %74, 1990 yılında %30 ve 2005 yılında %12 düşmüştür.Share of natural gas decreased from 74% in 1980 to 30% in 1990 and 12% in 2005.
Balinaların tek doğal düşmanı katil balinalardır.Its only natural predators are the killer whale.
Doğal habitatları sıcak çöllerdir.Its natural habitat is hot deserts.
Nüfusun artmasının ana sebepleri göç ve daha az oranda doğal büyümedir.The main drivers of population growth are immigration and, to a lesser extent, natural growth.
DirectShow da doğal olarak eklendi.DirectShow was also natively added.
Kısmî hidrojenleşme ile oluşan trans yağlar, doğal olarak oluşan trans yağlardan daha zararlıdır.Trans fats from partially hydrogenated oils are more harmful than naturally occurring oils.
Doğal olarak iyi bir yansıtıcı kötü bir emicidir.Naturally, a good reflector must be a poor absorber.
Dopamin (DA), vücutta doğal olarak üretilen bir kimyasaldır.Dopamine is a chemical naturally produced in the body.
390 hektarlık doğal alan, Moskova nehri'nin dik kıyalarına bakmaktadır.The 390 hectare scenic area overlooks the steep banks of the Moskva River.
Lateks, silikon veya doğal kauçuktan yapılabilir.They may be made from latex, silicone, or natural rubber.
Dolayısıyla asal sayılar, doğal sayıların "temel inşa taşları" olarak düşünülebilir.Primes can thus be considered the "basic building blocks" of the natural numbers.
İkincisi doğal bir ilerleme içindeydi.The second is the natural progression.
Bu doğal toksinler arasında, bilinen en zehirli bileşikler bulunur.These natural toxins include some of the most poisonous compounds known.
Vücutta doğal olarak bulunur.Use the body naturally.
ABD’de ölüm sırasındaki ölümlerin yaklaşık dörtte biri doğal nedenlerden kaynaklanmaktadır.Nearly a quarter of inmates on death row in the U.S. die of natural causes while awaiting execution.
Burası doğal bir limana benzer.It is a natural harbour.
Doğal hallerinde bireyler apolitikti ve asosyaldi.Individuals in the state of nature were apolitical and asocial.
12 Temmuz 2006'da Malpelo, UNESCO tarafından doğal bir Dünya Mirası alanı olarak ilan edildi.On July 12, 2006, Malpelo was declared by UNESCO as a natural World Heritage Site.
Göl doğal değildir.The current lake is not natural.
Bu fikir doğal bir şekilde farklı bağlamlarda ortaya çıkmaktadır.This idea arises naturally in several different contexts.
Bu bakteriler doğal olarak pek çok antibiyotik sınıfına karşı dirençlidirler.These bacteria are innately resistant to many classes of antibiotics.
Hat sayesinde Mısır'ın doğalgaz ihracatı iki katına çıkaracaktır.This proposal would increase the protected natural areas of Ukraine twofold.
Doğal kaynaklar tükenmeye başladı.Natural resources are finite.
(İngilizce) Sea islands: Kanada'nın doğal kaynaklarıSea islands: Atlas of Canada; Natural Resources Canada
Sağlıklı yetişkin bireylerin birkaç doğal avcısı vardır.Healthy adult birds have few natural predators.
LPG modeli ise giriş seviyesi doğal emişli benzinli motora dayanmaktadır.The LPG model is based on the entry-level naturally aspirated petrol engine.
Louise Brown, doğal siklus IVF sonucu olarak doğmuştur.Louise Brown was born as a result of natural cycle IVF where no stimulation was made.
Henüz en doğal ve anlaşılabilir sesidir.According to Apple, it is the most natural and understandable voice yet.
Halkçılar ise buna karşılık doğal olmayan, yapay bir yansımadan çıkageliyorlardı.The gods were withholding the rain because the people had neglected them.
Halkçı devrimlerin şiddetli varsaydığı sonuçlarını gözlemlemiş olan Sulla, doğal olarak tutucuydu.Sulla, having observed the violent results of radical popular reforms, was naturally conservative.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.Natural selection is one of the cornerstones of modern biology.
Blossom doğal nedenlerle 8 Temmuz 2011 tarihinde 87 yaşında öldü.Blossom died on July 8, 2011 at the age of 87 from natural causes.
47 yıl boyunca Illinois, Şikago'da bulunan Doğal Yaşam Müzesi'nde görev aldı.For 47 years, she worked at the Field Museum of Natural History in Chicago, Illinois.
Kuzey ve Orta Asya'da 11 kültürel, 8 doğal miras alanı bulunmaktadır, karma alan bulunmamaktadır.In Northern and Central Asia, there are 11 cultural, 8 natural, and no mixed sites.
Kingston Limanı, dünyanın yedinci büyük doğal limanıdır.Kingston Harbour in Jamaica is the seventh-largest natural harbour in the world.
Bu altı sitenin üçü kültürel ve üçü doğal kriterleri kaşılamaktadır.Sixteen of these are madrigals, and three of them are cacce.
Çözümlemeciler, Çin'in 2010 yılında doğal gaz tüketiminin iki katından fazla olmasını öngörmüştür.Analysts expect China's consumption of natural gas to more than double by 2010.
Bu miktarın %75'i doğal gaz, %18'i petrole ve %7'si hidroelektrik enerjiye dayanmaktadır.Of that amount, about 75% was based on natural gas, 18% on oil, and 7% on hydroelectric power.
Kahve, çay gibi doğal kafeinli içecekler enerji içeceği olarak kabul edilmezler.Coffee, tea and other naturally caffeinated drinks are usually not considered energy drinks.
Çalışmalar, kadınların doğal afetlerden orantısız olarak etkilendiğini göstermiştir.Studies have shown that women are disproportionally impacted by natural disasters.
Doğal zamk esaslı bağlayıcılar bitkilerden ekstrakte edilen maddelerden yapılır.Natural gum-based binders are made from substances extracted from plants.
Çıkarılabilir bilek bantları metal ve doğal deriden mevcuttur.Removable wrist bands are available in metal and natural leather.
Bu doğal olarak bir yakınlaşma başlattı.It starts to come naturally to you.
HotTap (Enron Amerika'nın doğalgaz boru işletmesi için müşteri arayüzü).HotTap (customer interface for Enron's U.S. gas pipeline businesses).
Kıyafetlerin mümkün olduğunca lo-fi ve doğal olması gerekiyordu.The suits had to be as lo-fi and spontaneous as possible.
İlâhi adların ve lakapların çokluğu tanrıların muhtelif doğalarını belirtmektedir.The host of divine names and titles expresses the gods' multifarious nature.
Muhtemelen doğal kıvılcımın en bilinen örneği şimşektir.Perhaps the best known example of a natural spark is lightning.
Doğal hallerle oluşturulabilen malzemelerin geçirgenliği pozitif bir değere sahiptir.The permeability of naturally occurring materials is a positive value.
Her doğal sayının dört adet sayının karesinin toplamı olduğunu kanıtlamıştır.He proved that every natural number is a sum of four squares.
Asal sayılar, 1'den büyük fakat 1 ve kendilerinden başka bölenleri olmayan doğal sayılardır.The prime numbers are the natural numbers bigger than 1 that have no divisors but 1 and themselves.
Devlet tarafından işletilen petrokimya ve doğal gaz firmalarında yöneticilik yaptı.He has held managerial posts at state-run petrochemical and natural gas firms.
Camargue Doğal Koruma Alanı, diğer bir önemli doğal parktır.The Camargue Nature Reserve is another important delta nature reserve.
Bütün İslâm vatandaşları cemiyetin doğal üyesidirler.All group members are naturalized American citizens.
Pek çok doğal düşmanları vardır.A variety of natural enemies exist.
Kendisinden öncekilerin hepsi ya doğal yollardan ölmüş, ya da zorla görevden uzaklaştırılmışlardı.Earlier scholars had assigned to them one or other of these groups, or to a group of their own.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod