doğaüstü ile cümle
doğaüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.45
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tam aksine, karışık bir doğaüstü dünya görüşü.להפך, הוא מהווה ראיית-עולם מטאפיזית מורכבת. זה מעניין.
Tam aksine, karışık bir doğaüstü dünya görüşü.على العكس، فهو نظرة عالمية ميتافيزيقية معقدة
Tam aksine, karışık bir doğaüstü dünya görüşü.世界の主な宗教を聞かれたら 何をあげますか?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?A avut vreun rol Dumnezeu sau altă ființă transcendentă?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?Dio o un essere trascendente ha avuto un qualche ruolo?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?¿Dios o un ser trascendente desempeñó algún papel?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?Est-ce que Dieu ou un être transcendant a joué un rôle ?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?Hat Gott oder ein transzendentales Wesen dabei eine Rolle gespielt?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?Heeft God of een transcendent wezen een rol gespeeld?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?신같은 어떤 초월적인 존재가 관여한걸까?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?"Será que Deus ou um ser transcendental desempenhou um papel?"
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?Не мог ли Бог или какое-нибудь сверхъестественное существо сыграть тут свою роль?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?האם אלוהים או איזו יישות טרנסצנדנטית שיחקה פה תפקיד?
Tanrının veya doğaüstü bir varlığın bu işte bir rolü var mıydı?هل لعب الله أو كائن يفوق تصوره بالعقل المجرد دوراً؟
Vudu bir kara büyü inancı değil. Tam aksine, karışık bir doğaüstü dünya görüşü.Dimpotrivă, este o privire metafizică complexă asupra lumii.
Vudu bir kara büyü inancı değil. Tam aksine, karışık bir doğaüstü dünya görüşü.Ellenkezőleg, összetett metafizikai világkép.
Vudu bir kara büyü inancı değil. Tam aksine, karışık bir doğaüstü dünya görüşü.Напротив, то е сложен метафизически мироглед.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Al vragen Joden wonderen als bewijs en zoeken Grieken naar wijsheid,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.eftersom både Jøder kræve Tegn, og Grækere søge Visdom,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.eftersom både jøder krever tegn og grekere søker visdom,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.E mentre i Giudei chiedono i miracoli e i Greci cercano la sapienza
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Gdyż i Żydowie się cudów domagają, a Grekowie mądrości szukają.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Iudeii, într'adevăr, cer minuni, şi Grecii caută înţelepciune;
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Kajti i Judje zahtevajo znamenj, i Grki iščejo modrosti.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Keďže i Židia žiadajú znamenia, i Gréci hľadajú múdrosť,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.유대인은 표적을 구하고 헬라인은 지혜를 찾으나
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.koskapa juutalaiset vaativat tunnustekoja ja kreikkalaiset etsivät viisautta,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Les Juifs demandent des miracles et les Grecs cherchent la sagesse:
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Mert egyfelõl a zsidók jelt kívánnak, másfelõl a görögök bölcseséget keresnek.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Orang Yahudi menuntut keajaiban sebagai bukti, dan orang Yunani mementingkan kebijaksanaan dunia ini
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Pois, enquanto os judeus pedem sinal, e os gregos buscam sabedoria,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Poněvadž i Židé zázraků žádají, i Řekové hledají moudrosti.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Porque los judíos piden señales, y los griegos buscan sabiduría
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Sintemal die Juden Zeichen fordern und die Griechen nach Weisheit fragen,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Ty judarna begära tecken, och grekerna åstunda visdom,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Vả , đương khi người Giu-đa đòi phép lạ , người Gờ-réc tìm sự khôn_ngoan ,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Vả, đương khi người Giu-đa đòi phép lạ, người Gờ-réc tìm sự khôn ngoan,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Επειδη και οι Ιουδαιοι σημειον αιτουσι και οι Ελληνες σοφιαν ζητουσιν,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.за да не се похвали нито една твар пред Бога.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Ибо и Иудеи требуют чудес, и Еллины ищут мудрости;
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.Коли і Жиди ознак доповняють ся, і Греки премудростї шукають,
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.כי היהודים שאלים להם אות והיונים מבקשים חכמה׃
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.لان اليهود يسألون آية واليونانيين يطلبون حكمة.
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.猶 太 人 是 要 神 蹟 、 希 利 尼 人 是 求 智 慧
Yahudiler doğaüstü belirtiler ister, Greklerse bilgelik arar.猶太人 是 要 神蹟 、 希利尼人 是 求 智慧