doğaüstü ile cümle
doğaüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü.Vannak más lehetőségek is, mint például a naturalista.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Ahogy használják is néha.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.C'est utilisé parfois.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.En het word soms gebruikt.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Het wordt soms gebruikt.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Ja joskus sitä käytetäänkin.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır."Naturalista" come opposto a "soprannaturalista", ovviamente, e talvolta si usa in questo senso.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır."naturalista" significa, por supuesto, lo opuesto a sobrenatural- y así se usa algunas veces.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır."naturalist" je seveda mišljen kot nasprotje "supernaturalista"-- in se včasih uporablja--
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Och det används så ibland.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Și așa și este folosit uneori.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.Usa-se assim algumas vezes.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü. Ve bazen bu anlamda kullanılır.И понякога е използвано така.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü.- это противоположность супернатуралисту.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü.כמובן, את ההיפך מדוגל בעל-טבעי.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü.כמובן, נטורליסט משמעו ההיפך מדוגל בעל-טבעי,
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü.طبيعي يعني، طبعا، كمقابل لـ الطبيعي البارع.
"doğaüstücü"nün karşıtı olduğunu düşünürdü.しかし時として
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeEs war einfach außerordentlich.
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeFoi extraordinário.
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeHet was gewoon buitengewoon.
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümde대단했죠. 집으로 돌아와서
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeTo było po prostu niezwykłe, a gdy wróciłem do domu
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeЭто было невероятно.
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeזה היה בלתי-רגיל, וכששבתי הביתה
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümdeكان الأمر مذهلا، وعندما رجعت إلى المنزل
Doğaüstüydü ve eve geri döndüğümde帰宅後に見つけた オクタビオ・パスの詩に
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Az 'igazi mágián' az emberek varázslatot értenek, csodákat, természetfeletti hatalmat.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Bởi phép màu, con người có ý là những điều thần diệu, những phép thần thông, những khả năng siêu nhiên.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Con magia vera, la gente intende miracoli, atti taumaturgici, e poteri super naturali.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.사람들이 진짜 마술이라고 하면 기적이라던가, 성인의 행적, 초자연적 힘 같은 걸 뜻하는 것이다.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Mają tu na myśli cuda i moce nadprzyrodzone. Mają tu na myśli cuda i moce nadprzyrodzone.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Met echt magie bedoelen mensen wonderen, betoveringen van wonderdoeners en bovennatuurlijke krachten.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.'Oikealla' ihmiset tarkoittavat ihmeitä, ihmeidentekoa, yliluonnollisia kykyjä.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Par vraie magie, les gens entendent miracles, numéros de thaumaturgie, et pouvoirs surnaturels.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Pod opravdovými kouzly si lidé představují zázraky, divutvorné akty a nadpřirozené síly.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Por 'magia de verdad' la gente se refiere a milagros, actos taumatúrgicos y poderes sobrenaturales.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Prin magie adevărată, oamenii înțeleg miracole, acte de taumaturgie și puteri supranaturale.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.S 'pravo magijo' ljudje mislijo čudeže, tavmaturška dejanja in nadnaravne moči.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Unter wirklicher Magie verstehen die meisten Leute Wunder, thaumaturgische Akte und übernatürliche Mächte.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Ως αληθινή μαγεία οι άνθρωποι θεωρούν τα θαύματα, θαυματουργές πράξεις, και υπερφυσικές δυνάμεις.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Под "истинска магия" хората разбират чудеса, вълшебни актове, свръхестествени сили.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.Под реальной магией, люди подразумевают чудеса, волшебников, сверхъестественные события.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor."ב'קסם אמיתי', אנשים מתכוונים לניסים, "כישוף וכוחות על-טבעיים.
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.ما يقصده الناس بالسحر الحقيقي هو المعجزات تصرفات صانع المعجزات , و القوى الخارقة
Gerçek büyü deyimiyle insanlar mucizeleri, olağandışı eylemleri ve doğaüstü güçleri kastediyor.魔術師のような行為と神通力 私は「いいえ」と答えます 「本当のマジックでなく 手品です」
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.A ačkoli tak mnohá znamení činil před nimi, však jsou neuvěřili v něho,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.A choć tak wiele cudów uczynił przed nimi, przecię nie uwierzyli weó,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.A hoci učinil tak mnoho divov pred nimi, neverili v neho,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.E embora tivesse operado tantos sinais diante deles, não criam nele;
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.És noha õ ennyi jelt tett vala elõttük, mégsem hivének õ benne:
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.In dasi je toliko čudežev storil vpričo njih, niso verovali vanj,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Ja vaikka hän oli tehnyt niin monta tunnustekoa heidän nähtensä, eivät he uskoneet häneen,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.이렇게 많은 표적을 저희 앞에서 행하셨으나 저를 믿지 아니하니
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Măcar că făsese atîtea semne înaintea lor, tot nu credeau în El,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Malgré tant de miracles qu`il avait faits en leur présence, ils ne croyaient pas en lui,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Men enda han hadde gjort så mange tegn for deres øine, trodde de ikke på ham,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Men endskønt han havde gjort så mange Tegn for deres Øjne, troede de dog ikke på ham,
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Men fastän han hade gjort så många tecken inför dem, trodde de icke på honom.
Gözleri önünde bunca doğaüstü belirti gerçekleştirdiği halde Ona iman etmediler.Pero a pesar de haber hecho tantas señales delante de ellos, no creían en él