Bunun mikrobyolojisine girmeyeceğim, çünkü şu an önemli olan DNA'nın şifreleme işlemeni anlayabilmeniz.Zkrátka, když se pustíte do jakékoliv diskuze o DNA a bázích, nemůžete je neznat.
Bunun mikrobyolojisine girmeyeceğim, çünkü şu an önemli olan DNA'nın şifreleme işlemeni anlayabilmeniz.Няма да говоря в подробности за дезоксирибозата.
Bunun mikrobyolojisine girmeyeceğim, çünkü şu an önemli olan DNA'nın şifreleme işlemeni anlayabilmeniz.אני לא נכנס לפרטים המבניים של המולקולות
Bunun mikrobyolojisine girmeyeceğim, çünkü şu an önemli olan DNA'nın şifreleme işlemeni anlayabilmeniz.ولن اتطرق إلى علم الأحياء المجهري فيها
Bunun mikrobyolojisine girmeyeceğim, çünkü şu an önemli olan DNA'nın şifreleme işlemeni anlayabilmeniz.微生物学の分野になることで、情報のコード化を
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.대신에 그것은 박테리아의 DNA로 미끄러져 들어가죠. 그리고는 가만히 그곳에서 기다려요. 마치 잠복해있는 테러리스트처럼 말이에요. 지시를 기다리면서요.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.Istället blandar det sig med bakteriets egna DNA och gömmer sig där, i väntan på instruktioner.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.Siedzi sobie spokojnie w DNA bakterii jak uśpiona komórka terorystyczna, aż otrzyma polecenie.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.Поне в началото. Вместо това си стои там като спяща терористична клетка, чакайки инструкции.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.במקום זה הוא מחליק בגניבה לתוך הדנ"א של החיידק עצמו, ופשוט נשאר שם, כמו תא-טרור רדום שממתין להוראות.
Bunun yerine sessizce bakteri DNA'sının içine yerleşir ve bir uyuyan terörist hücre gibi talimatları bekler.眠ったテロリスト細胞のようにとどまり 次の指示を待ちます 面白いのは このバクテリアに子供ができたら
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:Di sini, agen rahasia virus ini menyisipkan DNA-nya ke dalam sel bakteri, Tapi ini yang menarik:
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:여기 이 변장한 비밀 요원 바이러스는 박테리아 세포에 자신의 DNA를 넣고 있습니다,
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:Här för den hemliga agenten in sitt DNA i den bakteriella cellen, och här är det luriga:
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:Hier schmuggelt dieser mysteriöse Spionagevirus seine DNA in die Bakterienzelle, aber hier ist der Clou:
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:Takže, tenhle zahalený tajný agent vir vpravil svou DNA dovnitř buňky bakterie, a teď to přijde:
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:הנה הנגיף הסוכן-החשאי המוסווה מחליק את הדנ"א שלו לתא של החיידק,
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:هنا ، هذا عميل سري من الفيروسات ملثم بردائه ، يقوم بتمرير حمضه النووي داخل خلية بكتريا،
Burada, paltolu, gizli ajan virüs, DNA'sını bakteri hücresinin içine kaydırır, ama işin hilesi:ポイントは それが何の害もないこと 最初はですが-
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Cet ADN est vraiment mal foutu, tandis que si vous avez une chance de survivre,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,DNA가 정말 엉망인 상태죠. 반면에 살아남을 확률이 있는 경우에는
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Jadi DNAnya sangat berantakan, di mana jika Anda masih memiliki peluang,,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Takže DNA je opravdu hodně poničená, zatímco když máte šanci na přežití,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Więc to DNA jest naprawdę zaburzone natomiast aby mieć szansę na przetrwanie,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Значит, в ДНК наблюдаются сильные нарушения. Если же имеется шанс выжить, то
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,Така че ДНК е наистина лошо отхвърлена, но когато имате шансове да оцелеете,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,והדנ"א בהם פגום מאוד. אצל חולים ששורדים סרטן,
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,إذاً، ال DNA حقاً متغيّر بطريقة سيئة، بينما لو لديك الفرصة للنجاة،
Burdaki DNA tam anlamıyla çöplüğe dönmüş, eğer hayatta kalma şansı varsa,反対にもし生存可能ならば DNAはそこまでめちゃくちゃではないのです
Bu sadece bir yolu. DNA'yı kullanarak moleküler büyüler yapmanın birçok yolu var.Det finns många sätt att kasta molekylära trollformler med DNA.
Bu sadece bir yolu. DNA'yı kullanarak moleküler büyüler yapmanın birçok yolu var.Es una forma, hay muchas formas, de lanzar hechizos moleculares usando ADN.
Bu sadece bir yolu. DNA'yı kullanarak moleküler büyüler yapmanın birçok yolu var.Sunt mai multe modalitati, de a face vraji moleculare folosind ADN.
Bu sadece bir yolu. DNA'yı kullanarak moleküler büyüler yapmanın birçok yolu var.Це один із способів - а їх багато - робити молекулярні заклинання з допомогою ДНК.
Bu sadece bir yolu. DNA'yı kullanarak moleküler büyüler yapmanın birçok yolu var.Это один из способов - а их много - делать молекулярные заклинания с помощью ДНК.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .Así que ese ADN se incorporará en el ADN de la célula huésped.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .Assim que esse DNA irá incorporar-se no DNA da célula hospedeira.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .DNA wirusa wbudowuje się do DNA komórki gospodarza.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .Ossia il DNA si incorpora nel DNA della cellula ospite.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. . Sarı olan konak hücrenin DNAsı olsun.فلنضع الـ "دي إن أيه" الخاص بالخلية باللون الاصفر
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .Tak, že DNA začlení se do DNA hostitelské buňky.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .Отже, це ДНК змішається з з ДНК клітини хазяїна.
Bu şekilde DNA kendini konak hücrenin DNAsıyla birleştiriyor. .宿主細胞の DNA。 黄色が宿主細胞の DNA としましょう。
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Ce vreau sa spun, este universal -- parte a ADN-ului nostru.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Ciężko jest pozbyć się tego -- mamy to we krwi.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.제말은, 이런 것이 매우 보편적이란 겁니다.-우리 DNA의 일부입니다.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Ich meine, das ist überall vorhanden -- das ist Teil unserer DNS.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Ik bedoel dat dit erg doordringend is -- dit maakt deel uit van ons DNA.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Jeg mener, det er allestedsnærværende -- det er en del af vores DNA.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Je veux dire, c'est omniprésent -- cela fait partie de notre ADN.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Quiero decir, es muy dominante... esto es parte de nuestro ADN.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Úgy értem, ez rendkívül átható -- része a DNS-ünknek.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Voglio dire, è onnipresente -- fa parte del nostro DNA.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Ý tôi là nó lan tràn khắp nơi -- nó là 1 phần trong DNA của chúng ta.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Είναι πολύ δυνατή έννοια - κομμάτι του DNA μας.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.И вот это негативное представление об отрасли стало частью нашего ДНК.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.Това е много разпространено -- част е от собствената ни ДНК.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.וזה נמצא בכל דבר - כאילו זה חלק מה-DNA שלנו.
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.ما أعنيه, أن هذا منتشر جداً - أنه جزء من شفراتنا الوراثية
Bu şey oldukça yaygın -- DNA'mızın bir parçası.次はこの男性です
Bu şirket aslında çocukluğumdan beri DNA'mda olduğu için şirkette eğitmenlik için başvurdum.애플(Apple)사는 어린시절부터 맥을 접해온 탓헤, 제 DNA와도 같았기에, 맥 트레이너로 지원하여, 제가 알고 있는 것을 공유하였습니다.