Bunlar çalışmamızda çok sık kullandığımız iki DNA parçaları.Как правило, в своей работе мы используем всего 2 составляющие части ДНК.
Bunlar çalışmamızda çok sık kullandığımız iki DNA parçaları.Това са две части от ДНК, които използваме, доста обширно в нашата работа.
Bunlar çalışmamızda çok sık kullandığımız iki DNA parçaları.יש שני חלקי ד.נ.א. שאנחנו משתמשים בהם הרבה בעבודה שלנו,
Bunlar çalışmamızda çok sık kullandığımız iki DNA parçaları.هذان جزءان من الحمض النووي نستخدمهما في عملنا
Bunlar çalışmamızda çok sık kullandığımız iki DNA parçaları.ミトコンドリアDNAでは 母方の血統を辿れます
Bunlar daha önemli sorular gibi. Bu viral enfeksiyonlar, DNA ve RNA arasındaki savaşlar. .E una delle cose piu' importanti: queste infezioni virali sono battaglie tra le diverse forme di DNA e RNA?
Bunlardan biri DNA'nın zarar görmesi ve onarılması arasındaki dinamik denge.エネルギーの産生と減退の力学的バランス
Bunlar DNA'yı keserler.실제로 DNA를 절단합니다.
Bunlar DNA'yı keserler.שלמעשה מעכלים דנ"א.
Bunlar DNA'yı keserler.التي في الواقع تهضم الحمض النووي.
Bunlar DNA'yı keserler.細胞内における既存の染色体には
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Aquelas são as letras do código genético, os 25000 genes que temos escritos no DNA.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Astea sunt literele codului genetic, cele 25.000 gene ce le aveți scrise în ADN.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Dat zijn de letters van de genetische code, de 25.000 genen die in je DNA geschreven staan.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Detta är den genetiska kodens bokstäver, de 25.000 gener man har inskrivna i sitt DNA.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Dies sind die Buchstaben des genetischen Codes, der 25.000 Gene, die in Ihre DNA geschrieben sind.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Ezek a genetikai kód betűi, az a 25 ezer gén, amik a DNS-ünkbe vannak írva.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Itulah kode genetik, 25.000 gen yang tertulis dalam DNA Anda.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Są to litery kodu genetycznego, 25 tysięcy genów wpisanych w ludzkie DNA.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Sono le lettere del codice genetico, i 25.000 geni che sono scritti nel vostro DNA.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.To jsou písmena genetického kódu, to je těch 25 tisíc genů, které máme zapsané ve své DNA.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.To so črke genskega zapisa, 25.000 genov, zapisanih v vašem DNK.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.To sú písmená genetického kódu, 25000 génov, ktoré máte vpísané vo svojej DNA.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Αυτά είναι τα γράμματα του γενετικού κώδικα, τα 25.000 γονίδια που είναι γραμμένα στο DNA σας.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.А це є літери генетичного коду, 25 000 генів, записаних у вашому ДНК.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Това са буквите на генетичен код, 25 000 гени, които са записани в ДНК-то ви.
Bunlar genetik kodunuzun harfleri, DNA'nızda yazılı olan 25,000 gen.Это буквы генетического кода, 25 000 генов, входящих в ДНК.
Bunlar, hem mitokondri çeperine hem de DNA'ya ciddi zararlar verebiliyor.los cuales pueden conducir a serios daños a la membrana de mitocondrial así como al ADN.
Bunlar, hem mitokondri çeperine hem de DNA'ya ciddi zararlar verebiliyor.深刻な損傷を与えます この酸化による損傷は時間とともに累積され
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriChúng ta sử dụng chúng một cách ẩn dụ --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeri우리는 생물학을 '회사의 DNA'나 '도시의 신진대사' 등과 같이 비유적으로 사용합니다
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriHablando en metáforas,
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriKita bisa menggunakannya secara metafora --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriNous les utilisons métaphoriquement,
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriOperăm cu ele metaforic -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriPoužíváme je jako přirovnání -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriPoužívame to metaforicky --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriUżywamy tych metafor --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriVi bruger metaforer -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriWir nutzen - bildlich gesprochen - die DNA einer Firma den Metabolismus einer Stadt, und so fort.
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМи говоримо метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriМы говорим метафорически —
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriНие ги използваме метафорично -
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriאנו משתמשים בהם מטפורית -- ה-DNA של חברה, החילוף-חומרים של עיר וכך הלאה --
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriنحن نستخدم التعابير " التشبيهية " بصورة عامة مثل الحمض النووي لشركة ما .. او استقلاب مدينة .. او نحو هذا
Bunları mecazi olarak kullanıyoruz bir şirketin DNA' sı, bir şehrin metabolizması, ve benzeriこういった言葉を比喩的に使います こうした比喩は戯言に過ぎないのか?
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.De meeste bevatten geen DNA, maar toch hebben ze levensechte eigenschappen.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Die meisten von ihnen enthalten keine DNS, aber trotzdem haben sie lebensähnliche Eigenschaften.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.대부분의 프로토셀이 DNA를 포함하고 있지 않지만, 생명체 같은 특성을 가지고 있습니다
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Hầu hết chúng không có chứa DNA, thế nhưng chúng vẫn có những đặc điểm của sự sống.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.I když neobsahují DNA, mají vlastnosti, jako by byly živé.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Kebanyakan darinya tidak berisi DNA, tapi mereka memiliki sifat mirip kehidupan.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.La maggior parte di esse non contiene DNA, ma hanno proprietà simili alla vita.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.La mayoría no contiene ADN, sin embargo tienen propiedades que simulan vida.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.La plupart ne contiennent pas d'ADN, mais pourtant ont des propriétés similaires à la vie.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Majoritatea acestora nu conţin ADN, dar au proprietăţi naturale.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Väčšina z týchto neobsahuje DNA, ale napriek tomu, majú živé vlastnosti.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Większość z nich nie zawiera DNA a mimo to mają "życiopodobne" właściwości.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.Τα περισσότερα απ' αυτά δεν έχουν DNA αλλά έχουν ιδιότητες έμβιων συστημάτων.
Bunların çoğunun DNA'sı yoktu ama yine de canlı-benzeri özelliklere sahiptiler.БІльшість з них не має ДНК, але вони мають властивості, подібні до життєвих.