Ana içeriğe geç
Sözlük

dna ile cümle

dna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Biyolojideki alfa sarmal, DNA'nın A ve B halleri de sağ-elli sarmallardır.Alphaskruelinjen i biologi samt A og B formene af DNA er også højrehåndede skruelinjer.
DNA ve RNA'nın yapısına girer.Nukleotider er byggestenene i DNA og RNA.
DNA polimeraz, DNA ikileşmesini sağlayan bir enzim.En DNA-polymerase er et enzym, der gennemfører replikation af DNA.
Kromozomlarda bulunan DNA, yapısal proteinlerle beraber kompleksler oluşturur.Inde i kromosomer holdes DNA i komplekser med strukturelle proteiner.
Topoizomerazlar DNA'yla ilgili pek çok süreçte yer alırlar, DNA ikileşmesi ve transkripsiyonu gibi.Topoisomeraser er nødvendige for mange processer, der involverer DNA, såsom DNA-replikation og transskription.
Solitonlar DNA ve proteinlerde oluşabilirler.Kromosomer består af DNA og proteiner.
DNA ikileşmesinde, DNA-bağımlısı DNA polimeraz, bir DNA dizisinin kopyasını yapar.Ved DNA-replikation tager DNA-afhængige DNA-polymeraser kopier af DNA-polynukleotidkæder.
Kromozomlarda bulunan kromatin proteinleri (histonlar gibi) DNA'yı sıkıştırıp organize ederler.Inde i kromosomerne komprimeres og organiseres DNA'en af kromatinproteiner såsom histon.
Sonunda ama DNA analizleri bu türlerin bir familyaya ait olduğunu göstermiştir.Analyser af mitokondrielt DNA viste at de forskellige bestande er forskellige arter.
Örneğin DNA enterkalasyonu.Eksempelvis i konsulentbranchen.
Başka enzimler iki substratı birleştirir, öreneğin DNA polimeraz'ın DNA'ya bir nükleotit eklemesi gibi.Andre sammenføjer to substrater, såsom DNA-polymerase, der linker et nukleotid til DNA.
DNA ipliğinin omurgası almaşıklı şeker ve fosfat artıklarından oluşur.DNA-strengens rygrad består af alternerende fosfat- og sukkergrupper.
Uzun DNA iplikçikleri, hücre içinde kromozom adı verilen, yoğunlaşmış yapılar oluşturur.I celler danner de lange DNA-strenge kondenserede strukturer kaldet kromosomer.
Eksonükleaz III, çift iplikli DNAyı 3´→5´yönünde sindirir.2.3.2 Bunden skal være som i punkt 2.2.5.
Rekombinasyon tepkimesi, bağlantının kesilmesi ve serbest kalan DNA uçlarının tekrar birleşmesi ile son bulur.Rekombinationsreaktionen stoppes derefter af spaltning af knudepunktet og re-ligeringen af det frigivne DNA.
Bunu sağlayan çeşitli ticari ürünler de mevcuttur. ^ "Safer stains for DNA".Dette har økt tilbudet av tail-end porteføljer som selges til secondary-aktører. - Salg av SND Invest ( (
"U.S. tests bin Laden's DNA, used facial ID: official" (İngilizce).Besøkt 2. mai 2011. ^ «U.S. tests bin Laden's DNA, used facial ID: official».
Mayıs 2006'da, DNA Models tarafından En İyi 10 Erkek Modelden biri olarak seçilmiştir.I mai 2006 ble Somerhalder utpekt som en av DNA Models sine Topp 10 Mannlige Modeller.
1977 sekanslanacak ilk tam DNA Genom bakteriyofaj φX174'dür.1975: Det første fullstendige DNA-genomet blir sekvensert, fra bakteriofag phi X 174.
Bir diğer tip bakteriyel DNA, kromozoma entegre olmuş virüslere (bakteriyofajlara) aittir.Andre typer av bakteriell DNA er integrerte viruser (bakteriefager).
Bu da DNA üzerinde çalışılarak elde edilebilir.De kan derfor være vanskelig å finne i DNA.
Bu bulgular, proteinin değil DNA'nın kalıtsal madde olduğunu kanıtlamıştır.Dette eksperimentet ga altså bevis for at DNA, ikke protein, var det genetiske materialet.
DNA keşfedildi.Det er funnet DNA av mennesker.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Francis Crick og James D. Watson kartlegger strukturen i DNA-molekylet.
Bundan evvel dizilenebilen numeneler sadece bakteriyofaj veya virüs DNA'larıydı.Før dette kunne man bare sekvensere bakteriofag eller virus DNA.
DNA onarımı, DNA moleküllerindeki hataları onarım mekanizmalarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.DNA-reparasjon er cellenes mekanismer for korreksjon av lesjoner i DNA-molekylene.
DNA ipliklerinin birbirine sarılmış olması uzun DNA ipliklerinin birbirnden ayrılmasını güç kılar.Sammentvinningen mellom DNA-strengene gjør det vanskelig å separere lange segmenter.
DNA'daki bilginin RNA olarak yazılmış haline "transkript" denir.Denne informasjonsoverføringen fra DNA til RNA kalles transkripsjon.
Bunlar DNA'da bozulmaya sebep olur.Dette blir fremdeles markert i Dnk.
Bu rehberde, biz iki küçük DNA dizisi üzerinden gideceğiz.På veien ned støtte boret på to vannførende lag.
Francis Crick ile James Watson, DNA molekülünün yapısını keşfetti.21. februar — Francis Crick og James D. Watson kartlegger strukturen i DNA-molekylet.
1972: Rekombinant DNA teknolojisinin keşfi.1972: Utvikling av rekombinant DNA-teknologi som tillater at man kan isolere enkeltfragmenter av DNA.
DNA polimeraz oluşan boşlukları doldurur.DNA produseres av enzymet DNA polymerase.
Aşkenaz ve Sefarad Yahudilerinden alınan DNA örneklerinin incelenmesinden de benzer sonuçlar elde edilmiştir.De fant tilsvarende resultater ved å analysere DNA fra askenasiske og sefardiske jøder.
DNA baz düzenlemesinin, %40-48'i GC'dir.Komposisi dasar DNA adalah 40-48% GC.
DNA'da bulunan tek değişik baz, 5-metilsitozin (m5C)'dir.Pada DNA, basa satu-satunya yang dimodifikasi adalah 5-metilsitidina (m5C).
DNA India (İngilizce).DNA India (dalam bahasa Inggris).
Bazı DNA dizileri çok farklı organizmalarda ortaktır.Beberapa urutan DNA yang sama terdapat pada organisme-organisme yang sangat berbeda.
Goril DNA'sının 95%'i insan DNA'sı ile benzerlik gösterir.97-98% DNA gorila identik dengan DNA manusia.
DNA'da bulunan şeker 2-deoksiribozdur, bu bir pentozdur (beş karbonlu şekerdir).Gula pada DNA adalah gula pentosa (berkarbon lima), yaitu 2-deoksiribosa.
Sitozin DNA, RNA ya da bir nükleotidin parçası olarak bulunabilir.Sitosina dapat ditemukan sebagai bagian DNA, dan bagian RNA, atau sebagai bagian dari suatu nukleotida.
Düşünürün kastettiği, doğal yasaların da DNA bünyesinde saklanan bilgiyi üretemeyeceğiydi.Implikasi paralelnya adalah bahwa hukum-hukum alam tidak dapat memproduksi kandungan informasi dalam DNA.
Bunlar DNA veya RNA sentezi sırasında uzayan zincire dahil edilirler.Basa-basa berikut terlibat dalam pemanjangan rantai selama sintesis RNA atau DNA.
Bunlara adenin, guanin, sitozin, (yalnızca DNA'da bulunan) timin ve (yalnızca RNA'da bulunan) urasil dahildir.Yaitu; Masjidku ini (Masjid Nabawi), Masjidil Haram, dan Masjid Al Aqsha."
Genetik materyali DNA'dan oluşur.Dengan demikian, informasi genetik dapat hilang dari DNA.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.1953 – Artikel Francis Crick dan James D. Watson yang mengusulkan struktur heliks ganda DNA diterbitkan.
DNA'ları yetersiz (invalid) olarak görülen bazı insanlar, toplum içerisinde bir alt sınıf oluşturmaktadır.Sebaliknya low identifiers kurang kuat mengidentifikasikan kedalam kelompok.
DNA ipliklerinin bu düzenine anti-paralel denir.DNA memiliki struktur antiparalel.
DNA ipliğinin omurgası almaşıklı şeker ve fosfat artıklarından oluşur.Rantai punggung unting DNA terdiri dari gugus fosfat dan gula yang berselang-seling.
Hücre bölünmesi sırasında DNA kopyalanır ve kopyalanma sırasında iletilebilirler.Selama proses pembelahan sel, DNA direplikasi dan dapat diteruskan pada turunannya selama reproduksi.
İki bölünmeden sonra elde edilen DNA'nın eşit oranda iki farklı yoğunluk değerine sahip olduğu bulundu.DNA dari sel-sel ini ditemukan memiliki jumlah yang sama dua kerapatan berbeda.
Örneğin çift sarmallı DNA’nın kalıcı uzunluğu 50 nm civarıdır.Porositas menengah Pori-pori yang berukuran antara 2 nm sampai 50 nm.
Tip IIM restriksiyon endonükleazları, DpnI gibi, metillenmiş DNA'yı tanıyıp kesebilirler.Enzim ini mengenali dan memotong polinukleotida seperti DNA.
(Kendine ait bir beyni vardır ve konuşabilir) Omnitrix in içinde 10 uzaylı DNA sı vardır.Genotipe D memiliki 10 subgenotipe.
DNA keşfedildi.Khám phá ra ADN.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Mọi chức năng của DNA phụ thuộc vào tương tác với protein.
İnsan DNA'sının çok büyük bir kısmı hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunur ama mtDNA bir istisnadır.Đa số các ADN của con người chứa trong các nhiễm sắc thể trong nhân tế bào, nhưng mtDNA là một ngoại lệ.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.Do vậy DNA được sử dụng như là vật liệu cấu trúc hơn là vật liệu mang thông tin sinh học.
Dağılmalı modele göre ise yeni molekülün her bir ipliği eski ve yeni DNA'nın bir karışımıdır.Mô hình phân tán dự đoán mỗi sợi kép mới sẽ chứa hỗn hợp các đoạn DNA cũ và mới.
Sitozin DNA, RNA ya da bir nükleotidin parçası olarak bulunabilir.Cytosine có thể được tìm thấy như là một phần của DNA, RNA, hoặc như là một phần của một nucleotide.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod