dizili ile cümle
dizili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Elektron dizilişi:% 1Электроны:% 1
Elektron dizilişi:% 1קונפיגורציית אלקטרונים:% 1
Elektron dizilişi:% 1إلكترُنك تشكيل 1
Elektron dizilişi:% 1電子配置: %1
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.A aby překonaly překážky, mohou přizpůsobovat formaci během letu.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.A pri prelete cez prekážky môžu tieto formácie za letu prispôsobovať.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.E per volare attraverso gli ostacoli riescono rapidamente ad adattare la formazione.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.És miközben akadályokon haladnak át, képesek a köteléket menet közben módosítani.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Et pour voler à travers les obstacles ils peuvent s'adapter aux formations à la volée.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.또, 장애물을 통과하며 날기 위해서 비행중에 포메이션에 적응 할 수 있습니다.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Om door obstakels te vliegen, kunnen ze de formaties tijdens het vliegen aanpassen;
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Para voarem através de obstáculos podem adaptar as formações de improviso.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Şi ca să zboare printre obstacole se pot adapta la diverse formaţii în zbor.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Und um durch Hindernisse zu fliegen, können sie ihre Formation im Flug anpassen.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Y para volar sorteando obstáculos pueden modificar las formaciones sobre la marcha.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Και για να πετάξουν μέσα από αντικείμενα μπορούν να προσαρμόσουν τους σχηματισμούς στον αέρα.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Для преодоления препятствия роботы адаптируются на лету.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.И за да прелитат през препятствия, те могат да адаптират формациите в движение.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Якщо потрібно пролетіти крізь перешкоди, роботи змінюють стрій на лету.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.וכדי לטוס דרך מכשולים, הם יכולים לטוות את המבנים תוך כדי טיסה.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.وتطير من خلال عوائق يمكنها تكييف التشكيل أثناء الطيران.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.その場で編隊を変形して対応します ロボットは互いにとても近い距離で飛んでいます
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Abbiamo scoperto, risequenziandolo, 30 errori.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Am găsit, în urma resecvenționării, 30 de erori.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.En realidad, al resecuenciarlo encontramos 30 errores.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.En séquençant à nouveau ce génome, nous avons trouvé 30 erreurs.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Kami sebenarnya menemukan, ketika melakukan pensekuenan ulang, 30 kesalahan.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.우리는 실제 재서열화 하는 과정 중에
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Po ponownym sekwencjonowaniu odkryliśmy 30 błędów.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Quando o voltámos a sequenciar, encontrámos 30 erros.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Uiteindelijk vonden we na resequencing 30 fouten.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Valójában, amikor újraszekvenáltuk, harminc hibát találtunk.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Wir fanden beim resequenzieren 30 Fehler.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.Κατά τον επαναπροσδιορισμό της αλληλουχίας βρήκαμε 30 λάθη.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.При повторном упорядочивании мы нашли 30 ошибок.
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.מצאנו למעשה, כשריצפנו אותו,
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.لقد وجدنا في الواقع، بإعادة سلسلتها،
Fakat bu dizilimi tekrar çıkardığımızda, 30 hata olduğunu bulduk.実際に30塩基のエラーを見つけました オリジナルの配列を利用していたら
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.L'anno scorso, Francesi e Italiani annunciarono che, lavorando assieme, avevano sequenziato il Pinot Nero.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Letztes Jahr haben Franzosen und Italiener sich zusammengetan und Spätburgunder sequenziert.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Năm ngoái những người Pháp và Ý tuyên bố rằng họ đã cùng nhau xâu chuỗi được bộ gen của nho Pinot Noir.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.No ano passado, os franceses e os italianos anunciaram que se juntaram e sequenciaram a Pinot Noir.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.W zeszłym roku Francuzi i Włosi ogłosili, że razem udało im się zsekwencjonować genom Pinot Noir.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Миналата година французите и италианците обявиха, че те работят съвместно и са разкодирали Пино Нуар.
Geçen sene İtalyanlar ve Fransızlar ortaklaşa Pinot Noir'ın genom dizilimini çıkardıklarını duyurdular.Так в прошлом году французские и итальянские коллеги объявили о том, что они секвенировали геном Пино Нуар.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.A început să mă intereseze secvența genelor.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.Interessei-me pelo sequenciamento de genes e pensei:
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.Je me suis interéssé au séquençage de l'ADN.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.유전자 배열에 관심을 가지고 있습니다.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim."Maar hoe kan je in godsnaam aan een sequentie geraken van de basenparen in DNA?"
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.Me he interesado en la secuenciación de genes.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.Mi sono interessato nella sequenza dei geni.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.Saya tertarik pada pengurutan gen.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.Zainteresowałem się sekwencjonowaniem genów.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim."А как же распознать последовательность парных основ ДНК?"
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim."Е, как, за бога, може да се измисли поредица от базовите двойки в ДНК?"
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.התעניינתי ביצירת רצפי גנים.
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.أنا مهتم بالتسلسل الجيني
Gen dizilimi konusu ile ilgiliyim.では 質問です 「地球上の DNAの一連の塩基対から何を
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.Na każdym etapie tworzyliśmy mnóstwo fragmentów, aby móc je sekwencjonować.