dize ile cümle
dize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Moore kanunu, eski yöntemle dizeleme (gen bankası) ve yeni yöntem.Moore törvénye, a szekvenálás régi módszere, és itt vannak az új dolgok.
Moore kanunu, eski yöntemle dizeleme (gen bankası) ve yeni yöntem.Moorov zákon, starý spôsob sekvencovania, a tu je nový.
Moore kanunu, eski yöntemle dizeleme (gen bankası) ve yeni yöntem.Закона на Мур, стария начин на секвениране, и тук е новия метод.
Moore kanunu, eski yöntemle dizeleme (gen bankası) ve yeni yöntem.חוק מור, דרך הריצוף הישנה, והנה כל החומר החדש.
Moore kanunu, eski yöntemle dizeleme (gen bankası) ve yeni yöntem.قانون مور، الطريقة القديمة للسلسلة، وهنا كل الأشياء الجديدة.
Moore kanunu, eski yöntemle dizeleme (gen bankası) ve yeni yöntem.従来の解析方法 そしてこれが全く新しい方法です このグラフは対数尺度です
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Apoi am dat peste o poezie simplă care zice,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Aztán találkoztam ezzel az egyszerű versikével, mely így szól:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Irgendwann habe ich diesen kleinen Vers gefunden,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,"isso vai afetar as coisas em que tens controlo". Então encontrei um verso simples que dizia,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,그리고 나서 저는 이 아주 간단한 구절을 생각해냈는데,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Lalu saya teringat kalimat sederhana yang mengatakan,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Luego me crucé con este simple verso que dice,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Poi mi sono imbattuto in questi semplici versi che dicevano,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Potom ma zaujal veľmi jednoduchý verš:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Później natknąłem się prosty wierszyk:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Puis je suis tombé sur cette simple strophe qui disait,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Så faldt jeg over dette simple vers, hvor der stod,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Sau này tôi tình cờ đọc được một dòng thơ như thế này
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Τότε βρήκα τυχαία τον απλό αυτό στίχο που λέει το εξής,
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,І тоді я натрапив на наступні рядки:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,Как-то я наткнулся на простое стихотворение, где говорилось:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,После се натъкнах на този прост куплет, в който се казваше:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,ואז נתקלתי בשיר הפשוט הזה:
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,ثم مررت عبر هذه الآية البسيطة التي تقول :
O zaman, şöyle diyen şu basit dizeye rastladım,「神の御前で 打ちひしがれて跪き
Port Stowe eteklerinde han. Yanında kitapları vardı, ama şimdi onlar dizesi ile bağlandılar.포트 스토우의 외곽에 여관. 옆에 책 있었지만, 지금 그들
Port Stowe eteklerinde han. Yanında kitapları vardı, ama şimdi onlar dizesi ile bağlandılar.نزل على مشارف ميناء ستو. بجانبه كانت الكتب ، ولكنهم الآن
Port Stowe eteklerinde han. Yanında kitapları vardı, ama şimdi onlar dizesi ile bağlandılar.文字列で結ばれた。
Pradip Upreti, ortada, Erie'deki marketinde ürünleri raflara dizerken.Pradip Upreti, au centre, garnit les rayons de son magasin, UK Supermarket, à Erie (Pennsylvanie).
Pradip Upreti, ortada, Erie'deki marketinde ürünleri raflara dizerken.Pradip Upreti, en el centro, llena los estantes de su tienda, Supermercado UK, ubicado en Erie, Pensilvania.
Pradip Upreti, ortada, Erie'deki marketinde ürünleri raflara dizerken.Pradip Upreti (tengah) mengisi persediaan produk di UK Supermarket miliknya di Erie, Pennsylvania.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;(108:30) И я громко буду устами моими славить Господа и среди множества прославлять Его,
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Agradeceré a Jehovah en gran manera con mi boca; en medio de muchos le alabaré
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Aku mau memuji TUHAN dengan suara nyaring, memasyhurkan Dia di tengah himpunan umat
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Alta risuoni sulle mie labbra la lode del Signore, lo esalterò in una grande assemblea
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Bấy giờ miệng tôi sẽ hết sức cảm tạ Ðức Giê-hô-va, Ngợi khen Ngài ở giữa đoàn đông;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Bấy_giờ miệng tôi sẽ hết_sức cảm_tạ Ðức_Giê - hô-va , Ngợi_khen Ngài ở giữa đoàn đông ;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Będę Pana wielce wysławiał usty swemi, a w pośród wielu chwalić go będę.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Hálát adok az Úrnak felettébb az én számmal, és dicsérem õt a sokaság közepette!
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Ich will dem HERRN sehr danken mit meinem Munde und ihn rühmen unter vielen.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Jeg vil storlig prise Herren med min munn, og midt iblandt mange vil jeg love ham;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Je louerai de ma bouche hautement l`Éternel, Je le célébrerai au milieu de la multitude;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;내가 입으로 여호와께 크게 감사하며 무리 중에서 찬송하리니
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Med min Mund vil jeg højlig takke HERREN, prise ham midt i Mængden;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Minä suullani kiitän suuresti Herraa, ja monien keskellä minä ylistän häntä.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Min mun skall storligen tacka HERREN; mitt ibland många vill jag lova honom.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Muitas graças darei ao Senhor com a minha boca;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Slaviti budu Hospodina velice ústy svými, a u prostřed mnohých chváliti jej budu,
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Veľmi budem oslavovať Hospodina svojimi ústy a budem ho chváliť medzi mnohými,
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Voi lăuda foarte mult cu gura mea pe Domnul, Îl voi mări în mijlocul mulţimii;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Zelf zal ik hardop de HERE loven en prijzen; velen zullen het horen.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;Θελω δοξολογει σφοδρα τον Κυριον δια του στοματος μου, και εν μεσω πολλων θελω υμνολογει αυτον
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;И аз ще благодаря много на Господа с устата си, Да! между множеството ще Го хваля;
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;אודה יהוה מאד בפי ובתוך רבים אהללנו׃
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;احمد الرب جدا بفمي وفي وسط كثيرين اسبحه.
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;我 要 用 口 極 力 稱 謝 耶 和 華 . 我 要 在 眾 人 中 間 讚 美 他
RABbe çok şükredeceğim, Kalabalığın arasında Ona övgüler dizeceğim;我 要 用 口極力稱謝 耶和華 . 我 要 在 眾人 中 間讚 美 他
"Romeo ve Juliet"deki ünlü dizesinde"로미오와 줄리엣"의 유명한 대사에서 이를 사용하고 있습니다.
"Romeo ve Juliet"deki ünlü dizesindeNei suoi famosissimi versi da "Romeo and Juliet"