dize ile cümle
dize kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
John Keats'in şiirinden bir dize.To linijka z poezji Johna Keatsa.
John Keats'in şiirinden bir dize.Una frase di una poesia di John Keats.
John Keats'in şiirinden bir dize.Είναι ένας στίχος από ένα ποίημα του Τζον Κητς.
John Keats'in şiirinden bir dize.Това е строфа от едно стихотворение на Джон Кийтс.
John Keats'in şiirinden bir dize.Це рядок із вірша Джона Кітса.
John Keats'in şiirinden bir dize.Это строка из поэмы Джона Китса.
John Keats'in şiirinden bir dize.זוהי שורה משירו של ג'ון קיטס.
John Keats'in şiirinden bir dize.انه سطر من شعر الشاعر جون كيتس
John Keats'in şiirinden bir dize.数字と同じように言葉も
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.A dají synové Arona kněze oheň na oltář, a narovnají dříví na tom ohni.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.A synovia Árona, kňaza, dajú oheň na oltár a upravia drevo na ohni.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Các con trai thầy tế lễ A-rôn sẽ châm lửa trên bàn thờ, chất củi chụm lửa;
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Các con_trai thầy tế_lễ A-rôn sẽ châm lửa trên bàn_thờ , chất củi chụm lửa ;
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.E os filhos de Arão, o sacerdote, porão fogo sobre o altar, pondo em ordem a lenha sobre o fogo;
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.És az Áron pap fiai gerjeszszenek tüzet az oltáron, és rakjanak fát a tûzre.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Fiii preotului Aaron să facă foc pe altar şi să pună lemne pe foc.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.I figli del sacerdote Aronne porranno il fuoco sull'altare e metteranno la legna sul fuoco
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Imam-imam harus menyalakan api di atas mezbah lalu menyusun kayu bakar di atasnya
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.In sinovi Arona duhovnika denejo ogenj na oltar in polože drva na ogenj.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Ja pappi Aaronin pojat tehkööt tulen alttarille ja pankoot halkoja tuleen.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.제사장 아론의 자손들은 단 위에 불을 두고 불 위에 나무를 벌여놓고
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Les fils du sacrificateur Aaron mettront du feu sur l`autel, et arrangeront du bois sur le feu.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Luego los hijos del sacerdote Aarón pondrán fuego sobre el altar y acomodarán la leña sobre el fuego
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Och prästen Arons söner skola göra upp eld på altaret och lägga ved på elden.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Og Arons, prestens, sønner skal gjøre op ild på alteret og legge ved til rette på ilden.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.og Arons Sønner, Præsterne, skal gøre Ild på Alteret og lægge Brænde på Ilden;
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Potem nałożą synowie Aarona kapłana, ogieó na ołtarzu, a ułożą drwa na ogieó.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.und die Söhne Aarons, des Priesters, sollen ein Feuer auf dem Altar machen und Holz obendarauf legen
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.Και οι υιοι του Ααρων του ιερεως θελουσι βαλει πυρ επι το θυσιαστηριον και θελουσι στοιβασει ξυλα επι το πυρ.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.А синовете на свещеника Аарона да турят огън на олтара и да наредят дърва на огъня.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.сыны же Аароновы, священники, положат на жертвенник огонь и на огнеразложат дрова;
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.ונתנו בני אהרן הכהן אש על המזבח וערכו עצים על האש׃
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.ويجعل بنو هرون الكاهن نارا على المذبح ويرتبون حطبا على النار.
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.祭 司 亞 倫 的 子 孫 、 要 把 火 放 在 壇 上 、 把 柴 擺 在 火 上
Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.祭司 亞倫 的 子孫 、 要 把 火 放在 壇 上 、 把 柴擺 在 火上
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Annan sinulle ruudut, jotta ne -- ja sinä laitat ne tähän kauniiseen riviin, okei? Sinä näet, kyllä?
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Będę ci dawał kara. Ułóż je tu, w równym rządku. Dobrze widać?
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Ik geef je een ruiten, leg jij ze hier netjes op een rijtje. Kan je het zien?
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.제가 다이아몬드를 드릴테니 이쪽에 놓아주세요. 잘 보이도록요. 모두가 보일수있게. 좋아요.
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Och jag ger dig ruter, och så lägger du dom här i en fin rad, ok? Och du kan se?
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Şi vă dau un caro, să le -- să le pui acolo într-un şir drăguţ, da? Bine.
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Te doy diamantes y los vas poniendo aquí en una bonita hilera, correcto ¿y puedes ver, no? Bien.
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.И ви давам кари, така че те... слагаш ги тук в хубава редица, нали така. И виждаш, нали?
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.Я даю вам буби и они - вы кладете их здесь, В аккуратный ряд. И вы можете видеть, правда?
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.ואני אתן לך יהלומים, אז הם - שימי אותם כאן בשורה יפה, נכון. ואת יכולה לראות, נכון? טוב.
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.اعطيكي الديناري وتقومين بوضعها هنا في صف جميل, حسنا. تستطيع الرؤيا؟ جيد.
Karolara sana vereceğim, sen de burada sıraya dizeceksin.見えますか? ダイヤのAだね? (ゾーイ: 合ってる)
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, insieme prenderemo Bradley e annienteremo questo esercito corrotto!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, juntos, apanharemos o Bradley e destruiremos este maldito exército!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, juntos atraparemos a Bradley y acabaremos con este ejército corrupto.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, razem dorwiemy Bradleya i załatwimy tę wredną żandarmerię!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Kimbly, yhdessä me voitamme Bradleyn- -ja kukistamme armeijan.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Sammen kan vi ordne Bradley - - og gøre en ende på militæret.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Tillsammans kan vi ta Bradley- -och göra slut på militären.
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Κίμπλι, μαζί θα πιάσουμε τον Μπράντλεϊ. Θα ρίξουμε από την εξουσία αυτόν τον σάπιο στρατό!
Kimbly, birlikte Bradley'i öldürüp... ...bu rezil orduyu dize getiririz!Кимбли, вместе мы одолеем Брэдли и разгромим эту гнилую армию!
"Kim olduğumu bana kim söyleyebilir?" Kral Lear'den harika bir dize."Chi può dirmi chi io sia?" -- grande frase di Re Lear.
"Kim olduğumu bana kim söyleyebilir?" Kral Lear'den harika bir dize."Cine e cel care îmi poate spune cine sunt eu?" - replică superbă din King Lear.
"Kim olduğumu bana kim söyleyebilir?" Kral Lear'den harika bir dize."내가 누구인지 말할 수 있는 자는 누구인가?"
"Kim olduğumu bana kim söyleyebilir?" Kral Lear'den harika bir dize."Kto mi potrafi powiedzieć, kim jestem?"