Her bir topluluğu, uygulayacakları bir dizi kural ile yükümlü kıldık.We have determined for each community a way of worship which they follow.
Biz böylece onu belleğine yerleştirmekte ve onu belirlenmiş bir dizilişe göre okumaktayız.It was sent thus that We may keep your heart resolute. So We enunciated it by steps and distinctly.
And olsun sıralar halinde dizenlere,I CALL TO witness those who stand arrayed in rows,
Biz, dizenleriz,"And we are truly those who stand in rows,
Yastıklar dizilmiş,Cushions arranged,
Rabbin, dizi dizi meleklerle birlikte geldiği zaman,And comes your Lord, and angels row on row,
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Derken o müthiş sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Onları, iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.(Allah gave the knowledge of the hidden to the Holy Prophet – peace and blessings be upon him.)
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Safsaf dizilmiş tahtlara dayanarak ve onları, iri gözlü hurilerle evlendiririz.Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Bunun üzerine onlarrı o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Derken o şiddetli deprem onları yakalayıverdi de yurtlarında diz üstü donakaldılar.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
" Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak"Onları, ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir:Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Ayrıca biz onları ceylan gözlü hûrilerle evlendirdik.Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Bunun üzerine onları bir sarsıntı yakaladı da evlerinde diz üstü çöküverdiler.Therefore the earthquake seized them – so at morning they remained lying flattened in their homes.
Dizilmiş koltuklara yaslanmışlardır ve onları güzel eşlerle eşlendirmişizdir.Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Dolaşır çevrelerinde, sürekli görevlendirilmiş gençler. Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.Immortal youths shall go about them; when thou seest them, thou supposest them scattered pearls,
DOM Dizge boyutu aşıldıDOMString size exceeded
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak.Reclining on couches ranged.
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.Reclining on couches ranged.
Her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet kitabına çağrılır.And thou shalt behold each community kneeling; each community shall be summoned to its Book.
Ve görürsün ki her ümmet, diz çökmüş, kendi kitabına çağrılmada.And thou shalt behold each community kneeling; each community shall be summoned to its Book.
O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir.And thou shalt behold each community kneeling; each community shall be summoned to its Book.
Art arda dizilmiş koltuklar üzerinde yaslanmış olarak."Reclining on couches ranged.
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar.Reclining on couches ranged.
Nûn. Kalem ve ehl-i kalemin satırlara dizdikleri ve dizecekleri şeyler hakkı için:Nun By the pen and by that which they inscribe.
Onlar sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Kendilerine temiz ve güzel hurileri de eş yaparız.And We shall marry them to Houris (female, fair ones) with wide lovely eyes.
Onu yalanladılar, bu yüzden onları (o müthiş) deprem yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.But they rejected him, so the tremor overtook them, and they were left motionless in their homes.
Onu yalanladılar, nihayet kendilerini bir deprem yakaladı ve evlerinde diz üstü çöküp kaldılar.But they rejected him, so the tremor overtook them, and they were left motionless in their homes.
O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak görürsün.On that Day you shall see every people fallen on their knees.
Sonra cehennemin yanında diz çöktürerek hazır bulunduracağız.Then We will surely bring them all, on their knees, around Hell,
Bu yüzden onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.So a mighty earthquake overtook them, and by the morning they lay overturned in their houses.
Her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün.On that Day you shall see every people fallen on their knees.
Veritabanı DiziniDatabase Folder
O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün.On that Day you shall see every people fallen on their knees.
Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.So a mighty earthquake overtook them, and by the morning they lay overturned in their houses.
O gün her ümmeti, diz çökmüş görürsün.On that Day you shall see every people fallen on their knees.
Derken, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.So a mighty earthquake overtook them, and by the morning they lay overturned in their houses.
Yeni veritabanı diziniNew database folder
Sonra onları cehennemin çevresine getireceğiz. Diz çökmüş halde...Then We will surely bring them all, on their knees, around Hell,
Her toplumu diz çökmüş halde görürsün.On that Day you shall see every people fallen on their knees.
Haksızlık yapanları bir çığlık yakaladı, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.And the Cry seized those who were wrongdoers, whereat they lay lifeless prostrate in their homes,
O gün bütün ümmetleri, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün.You shall see every nation hobbling on their knees.
Buraya bir süzgeç dizgesi girin.Enter a filter string here.
& konqueror; 'da bir dizinin görünümünü nasıl değiştirebilirim?How can I change the appearance of a folder in & konqueror;?
& konqueror; için başlangıç dizinini nasıl seçerim?How do I specify the startup folder for & konqueror;?
Listeden inode un altındaki directory dizinini aç.Open inode- > directory in the tree view.
Internet kaynakları (örneğin WWW dokümanları, & FTP; dizinleri)Internet resources (eg; WWW documents, & FTP; folders)
Adlar DiziniCredits
& konqueror; penceresinden file: / dizin- adı girilirse belirtilen dizinin içeiği görüntülenecektir.Entering file: / directoryname in & konqueror; lists the files of this folder.
Alt dizin taraması için, ldap: // host: port/ ou=People, o=where, c=de?? subldap: / /host: port/ ou=People, o=where, c=de? ?sub for a subtree-query
Dizin FiltreleyiciCommentDirectory Filter
Dizin görünümünü öznitelik süzgecinden geçirNameFilter directory view using an attribute filter
Dosya boyutu tabanlı olarak dizin ve dosyaların orantılı görünümünü sağlarX- KDE- SubmenuEnables a proportional view of directories and files based on file size
Ortam Dizinini AçCommentOpen Medium Folder