dizüstü bilgisayar ile cümle
dizüstü bilgisayar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
18
HARF
7
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Acum ai nevoie de un laptop.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Agora, precisamos de um portátil.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Ahora, necesitas una computadora portátil.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Aujourd'hui, vous avez juste besoin d'un ordinateur portable.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.이젠, 노트북 컴퓨터 하나면 됩니다.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Nu een laptop.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Nun braucht man nur einen Laptop.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Nykyään tarvitsee vain kannettavan tietokoneen.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Oggi ti basta avere un laptop.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Teraz potrzebujesz laptopa.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Τώρα χρειάζεσαι μόνο έναν φορητό υπολογιστή.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Сега ви трябва само лаптоп.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.Сейчас вам нужен только ноутбук.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.כעת אתה צריך רק לפטופ.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.ألان، تحتاج إلي حاسوب شخصي.
Şimdi ise bir dizüstü bilgisayar yetiyor.映画を撮りたかったら 必要だったのは大量の設備と
Siz bu planda neredesiniz? Bu sadece bir dizüstü bilgisayar üreticisi.AppleかHPのノートパソコンに グラフィックチップを供給したと仮定します
Siz bu planda neredesiniz? Bu sadece bir dizüstü bilgisayar üreticisi.그럼 여러분은 어디에 들어갈까요? 이 도표는 노트북 제조사의 것입니다
Siz bu planda neredesiniz? Bu sadece bir dizüstü bilgisayar üreticisi.أين مكانك الملائم؟ هذا مجرد مصنّع أجهزة محمولة.
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Donc maintenant, pour terminer, les gens disent, et pourquoi des ordinateurs portables ?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Jadi, sebagai penutup, orang-orang berkata, mengapa laptop?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Kończąc - ludzie pytają, dlaczego właściwie laptopy?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Na závěr mi lidé říkají, proč notebooky?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Şi acum, în încheiere, oamenii spun, acum de ce laptopuri?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Szóval befejezésül, az emberek gyakran kérdezik, miért laptop?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Tot slot zeggen mensen: waarom laptops?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Vì thế, nói tóm lại, người ta nói rằng, tại sao lại là laptop?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Zuletzt fragen die Leute nun, warum Laptops?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Και τώρα, κλείνοντας, ο κόσμος λέει, γιατί φορητούς υπολογιστές;
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.И накрая - хората казват: защо пък лаптопи?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.І на підсумок, люди питають, чому саме ноутбуки?
Sonuç olarak bazen insanlar "neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.Теперь, в завершении, люди говорят, почему ноутбуки?
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.A mennyezeti kamerák és egy laptop együttese afféle beltéri GPS-t alkot.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Câmaras no teto e um portátil servem como um sistema de posicionamento global de interior.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Camera's op het plafond en een laptop dienen als een overdekt global positioning system.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Ci sono delle fotocamere sul soffitto e un computer che assieme funzionano da GPS.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Des caméras sur le toit et un ordinateur portable servent de système global de positionnement d'intérieur.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Kamera di langit-langit dan sebuah laptop berfungsi sebagai global positioning system indoor.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Kameraer i loftet og en bærbar computer fungerer som et indendørs globalt positionssystem.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Kameras an der Decke und ein Laptop dienen als ein Innenraum-GPS.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Kamere na stropu in prenosnik služijo kot notranji globalni sistem določanja položaja.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Kamery na suficie i laptop działają jako system pozycyjny.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.천장에 달린 카메라와 랩톱 컴퓨터가 전반적인 실내 위치 제어 시스템으로 작동합니다.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Máy quay trên trần nhà và một máy tính cá nhân sẽ đóng vai trò như một hệ thống định vị toàn cầu trong nhà
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Pe tavan sînt camere, legate la un laptop, care formează un sistem de poziționare local.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Κάμερες στην οροφή και ένας φορητός υπολογιστής δρουν ως παγκόσμιο σύστημα εντοπισμού εσωτερικού χώρου.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Видеокамеры на потолоке и портативный компьютер выступают в роли комнатной GPS.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Камери на стелі та в портативному комп"ютері служать вхідною глобальною системою визначення місцезнаходження.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.Камери на тавана и лаптоп служат като вътрешен GPS.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.מצלמות בתקרה ומחשב נייד משמשים כמערכת מיקום גלובלית במתחם סגור.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.الكاميرات في السقف وحاسوب محمول يعملان كنظام تموضع عالمي داخلي.
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.この室内の測位システムの 役割をしていて 反射マーカーを付けた物の
Tavandaki kameralar ve bir dizüstü bilgisayar kapalı küresel konumlama sistemi olarak iş görüyor.天花板嘅攝像鏡頭同呢部手提電腦 形成咗室內嘅定位系統
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.A minha única arma era o meu portátil e a minha Leica.
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.Egyetlen fegyverem a hordozható számítógépem és a Leica fényképezőgépem volt.
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.제가 가진 무기라고는 공책과 라이카 카메라밖에 없었습니다.
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.La mia unica arma erano il mio computer e la mia Leica.
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.Ma seule arme, c'était mon carnet et mon Leica.
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.Meine einzige Waffe waren mein Notebook und meine Leica.
Tek silahım dizüstü bilgisayarım ve Lecia marka fotoğraf makinemdi.Mijn enige wapens waren mijn notitieboek en mijn fototoestel.