dizüstü bilgisayar ile cümle

dizüstü bilgisayar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
18
HARF
7
HECE
10
ORT. KELİME
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Básicamente, es una portátil sin teclado, ni pantalla, ni batería.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.C'est en gros un portable sans clavier, ni écran, ni batterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır. Doğrudan duvardaki elektriğe bağlarsınızIm Grunde ist es ein Laptop ohne Tastatur, ohne Bilschirm oder Batterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.È in pratica un portatile, senza tastiera, schermo o batteria.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Het is eigenlijk een laptop zonder toetsenbord, scherm of batterij.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.이것은 기본적으로 배터리나 키보드나 화면이 없는 노트북인거죠.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Practic, este un laptop fără tastatură, ecran sau baterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.To w zasadzie laptop bez klawiatury, ekranu czy baterii.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.V podstatě je to laptop bez klávesnice, obrazovky a baterie.
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.Это как ноутбук без клавиатуры, экрана и батареи. (короче флешка)
Kabaca ekransız, klavyesiz, pilsiz bir dizüstü bilgisayardır.コンセントに直接つなぐだけでいい。
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.작은 노트북으로 일 하고 생각하는 방식에 변화를 주려고 책상을 옮기기도 하고요.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.làm việc bằng laptop, đổi chỗ cho nhau để tìm ý tưởng mới.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Lucrăm pe niște laptopuri mici și încercăm să mutăm birourile ca să gândim diferit.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Mind kis laptopokon dolgozunk, és próbáljuk az asztalokat áttologatni annak megfelelően, ahogy gondolkozunk.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Pracujeme na malých noteboocích a vyměňujeme si stoly, abychom změnili svůj způsob myšlení.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Pracujemy na małych laptopach, próbujemy przestawiać biurka, żeby przestawić nasz sposób myślenia.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Trabajamos en mini notebooks y reorganizamos la sala para cambiar cómo pensamos.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Trabalhamos com portáteis e mudamos as mesas para mudarmos a forma de pensar.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.We werken op kleine laptops en verplaatsen bureaus om te proberen onze manier van denken te veranderen.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Όλοι δουλεύουμε με μικρά λάπτοπ και προσπαθούμε να αλλάζουμε γραφεία, για να αλλάζει και ο τρόπος σκέψης μας.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Всички работим на малки лаптопи и си преместваме бюрата, за да променим начинът си на мислене.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Ми працюємо за компактними лептопами та намагаємося змінити наш традиційний напрямок мислення.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.Мы все работаем на маленьких ноутбуках и двигаем столы, чтобы поменять наш ход мыслей.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.כולנו עובדים על מחשבים נישאים קטנים ומנסים לעבור שולחנות כדי לשנות את צורת חשיבתינו.
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.نحن جميعاً نعمل على اجهزة كمبيوتر محمولة صغيرة .. نغير كل هنية من طريقة جلوسنا
Küçük dizüstü bilgisayarlarla çalışıp düşünme biçimimizi değiştirmek için masalarımızın yerini değiştiriyoruz.また顧客に関する知識を持たない
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.왜 랩탑 컴퓨터인가요?
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar."Perché i portatili? I portatili sono un lusso. É come dar loro degli iPod." No.
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar."Porquê computadores portáteis?
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.¿Por qué laptops?
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.למה דווקא מחשבים ניידים?
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.الآن لماذا كمبيوترات محمولة؟
"neden dizüstü bilgisayar?" diye soruyorlar.ラップトップは贅沢品だ;iPod を与える様なものじゃないか いいえ
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.제가 노트북을 열 때는 항상 일하는 것처럼 느껴집니다.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.Sempre que puxo do meu portátil parece-me ser trabalho.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.Когда я вытаскиваю свой ноутбук, то чувствую себя как бы за работой.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.Коли я витягаю свій ноутбук, то почуваюся як на роботі.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.בכל פעם שאני פותח את המחשב הנייד שלי זה תמיד מרגיש כמו עבודה.
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.كلما سحبت جهازي لأقرأ فإنه يعطي شعوراً أنني في العمل
Ne zaman ki dizüstü bilgisayarımı açsam, bana işteymişim hissi uyandırıyor.だからキンドル(電子ブックリーダー)はすごいと思います
Onlar sadece ucuz dizüstü bilgisayarlar, ve biz onların üçüncü kategori bir cihaz olduklarını düşünmüyoruz.Sólo son portátiles baratos, y nosotros no creemos que sean una tercera categoría de dispositivo.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.평화 단원에게 노트북 컴퓨터가 있었습니다. 화면에는 모두 3개의 픽셀이 작동하지 않았어요.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Am avut un laptop în Corpul Păcii, iar ecranul avea pixeli morţi.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Avevo un laptop nei Peace Corps, e lo schermo aveva tutti quei pixel inattivi.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Ich hatte einen Laptop im Peace Corps und auf dem Bildschirm waren all diese schwarzen Pixel.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Ik had een laptop in het Peace Corps, het scherm zat vol dode pixels.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.J'avais un ordinateur portable aux Corps de la Paix, et l'écran avait tous ces pixels morts.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Jeg havde en bærbar computer i fredskorpset, og skærmen havde alle disse døde pixels.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Měl jsem laptop v Mírových sborech, a obrazovka byla posetá mrtvými pixely.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Tôi có một cái Laptop ở Peace Corps, màn hình của nó những điểm chết thế này.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Tuve un portátil en el Cuerpo de Paz, y la pantalla tenía todos estos píxeles muertos.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.W Korpusie Pokoju miałem laptopa. Masa pikseli przestała działać.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Είχα ένα φορητό υπολογιστή στο Ειρηνευτικό Σώμα, και στην οθόνη υπήρχαν όλα αυτά τα " νεκρά " πίξελ.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.В Корпусе Мира у меня был ноутбук с множеством битых пикселей на экране.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.Имах лаптоп, когато работих в Корпуса на мира и екранът имаше изгорели пиксели.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.היה לי מחשב נייד בכח שמירת השלום, ולמסך היו מלא פיקסלים מתים.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.كان لدي حاسوب محمول في بيس كوربس، والشاشة فيها الكثير من البيكسلات الميتة.
Peace Corps'da bir dizüstü bilgisayarım vardı ve ekran ölü piksellerle doluydu.ドット欠けがたくさん 起きたことがありました ある日PCの中を見てみると アリが大量に
Şanslıydı ki bu adamla tanıştı. Adı Rodrigo Baggio, Brezilyada dizüstü bilgisayar sahibi olan ilk kişi.Por suerte conoció a este tipo que es Rodrigo Baggio, el dueño de la primera laptop que apareció en Brasil.

İlgili Sayfalar