Savaş diyorum bu olay tam bir iç savaş olayıdır.For os er dette en nødsituation på samme måde som krig.
O çok yavaş başlıyor ama sonra ben kendimi savunuyorum ve 'Hayır!' diyorum."Han reiser seg opp, snur seg mot henne sakte og sier «Det er du!
Onlara o benim babamdı diyorum."オレはお前たちの親父だ」。
Kendim etkilenirsem tamam diyorum.自分に影響を与える。
Diyorum ki ." diye açıklamada bulundu.それだけだよ」と釈明した。
Onlara o benim babamdı diyorum."」(不,我是你的父親。
(İng.: Bizi tedavi etmek istiyorlar, ama ben diyorum ki, tedavi biziz!)匿名者宣稱「你们会被当做病毒对待,我们是治疗者」(You will be treated like a virus, and we are the cure)。
Ben ölmeden bu mevzuyu toparlayabilecek miyim?" diyorum.그런 것이 바르게 머무를 수 있겠는가?"
"Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum".그리고 자신을 공연인이 아닌 예술가로 여겼다."고 말했다.
Onlara o benim babamdı diyorum."엄마는 그 사람이 내 진짜 아버지라고 했어.
Diyorum ki ." diye açıklamada bulundu.אני פשוט רוצה", והתקבל.
Savaş diyorum bu olay tam bir iç savaş olayıdır.העם הסובייטי יודע היטב איזה דבר נורא היא מלחמה.
(İng.: Bizi tedavi etmek istiyorlar, ama ben diyorum ki, tedavi biziz!)עד שבא חכם אחד ואמר: אני מקבל על עצמי לרפאות!
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.Така че аз казвам да променим това правило.
Onlara o benim babamdı diyorum."Teraz si ty môj otec."
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.Navrhol som, aby sme to zmenili.
Sana diyorum!Tau sakau!
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.숫자가 11개 있는데, 저는 11개의 신성한 숫자라고 부릅니다.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.11 szám van, melyeket én a 11 szent számnak nevezek.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Ada 11 nomor, yang saya namakan 11 nomor suci.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Ci sono 11 numeri, che chiamo gli undici numeri aurei.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Có 11 con số, tôi gọi là 11 con số thiêng.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Er zijn 11 getallen, die ik de 11 heilige getallen noem.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Es gibt 11 Zahlen, ich nenne sie die heiligen 11 Zahlen.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Há 11 números, a que eu chamo os 11 números sagrados.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Hay 11 numeros, los cuales llamo los 11 números sagrados.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Ide o 11 čísel, ktoré nazývam svätými číslami.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Il y a 11 nombres que j'appelle les 11 nombres sacrés.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Jest 11 liczb, które nazywam 11 świętymi numerami.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Je zde 11 čísel, kterým říkám 11 svatých čísel.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Sunt 11 numere, pe care le numesc cele 11 numere sfinte.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Υπάρχουν 11 αριθμοί, τους οποίους ονομάζω οι 11 ιεροί αριθμοί.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Есть одиннадцать чисел. Я их называю одиннадцать священных чисел.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.Има 11 числа, които наричам 11-те свещени числа.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.יש 11 מספרים, שאני קורא להם 11 המספרים הקדושים.
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.هناك 11 رقم، التي أسميها الأرقام المقدسة
11 sayı var, ben bunlara 11 kutsal sayı diyorum.これはチューブ同士の距離を示しており、これにより歩行が可能となります
12 turuncu üçgen diyorum, ama aslında dörtle çarpıyorum. -12개의 오렌지색 삼각형이라고 쓸게요 이것을 4배 하겠습니다
12 turuncu üçgen diyorum, ama aslında dörtle çarpıyorum. -Ale ve skutečnosti jsem to vynásobil 4.
12 turuncu üçgen diyorum, ama aslında dörtle çarpıyorum. - Çarpı karekök 3.Er zijn er drie van elk van deze smallere
35 TL geri alacaksınız demek oluyor bu. Bunların hepsi TL. Ben ise hâlâ dolar diyorum.55불을 환전했을 때는 35유로를 받게 된다는 것입니다
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.45 ans de ce régime qui ont créé ce que j'appelle le facteur mamie.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.45년 됐어요 그것이 제가 아기요소라고 부르는 것을 창조했어요.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.45 lat tego reżimu doprowadziło do tego, co nazywam czynnikiem babci.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.45 tahun itu yang menciptakan apa yang sebut faktor baba.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.45 години от този ген създават т.нар. "баба" фактор.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.45年來 佢創造咗我叫做"嫲嫲因素"嘅嘢。
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Cei 45 de ani ai ei au creat ceea ce numesc eu factorul babei.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.És a 45 évnyi jelenléte létrehozta azt, amit én a "banya" tényezőnek nevezek.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Es existiert seit 45 Jahren, und verursachte das Entstehen von dem Großmutterfaktor.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Foram 45 anos disso que criaram aquilo a que chamo fator babá.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum. (Gülüşler) (Alkışlar)Йому 45 років і він створив те, що я називаю "фактором баби" (Сміх) (Оплески)
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Hace 45 años que fue creado lo que llamo el factor mami.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Je to 45 let toho, co vytvořil, jak já to nazývám, "bába faktor."
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Sono già 45 anni che conviviamo con quello che chiamo il fattore nonna.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Υφίσταται εδώ και 45 χρόνια και έχει δημιουργήσει αυτό που αποκαλώ "παράγοντα baba".
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.И 45 лет создали то, что я называют фактором бабушки.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.זה גן הרצינות. 45 שנים של זה
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.إنه 45 عاما من هذا وهو ما خلق ما أدعوه أنا ، عامل الأب.
45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.社会的遺伝子が作られたのです (笑)