"Bu ateş. Ben buna ateş diyorum.""이건 불이예요. 불이라고 이름지었어요." 라고 했어요.
"Bu ateş. Ben buna ateş diyorum.""זה אש. אני קורא לזה אש".
"Bu ateş. Ben buna ateş diyorum.""هذه نار. انا اسميها نار."
"Bu ateş. Ben buna ateş diyorum."誰かが聞いた 「どうやって その棒を
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.Het gaat ook om ons, vrouwen, die ons eigen leven besturen.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.이는 또한 우리 여성이 자신의 삶을 주도해 가는 것에 관한 것입니다.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.Siamo noi donne a dover guidare la nostra vita.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.а в това ние жените сами да управляваме живота си.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.Дело еще и за нами, женщинами, — мы должны сами управлять собственной жизнью.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.Поняття не маю, як я стала активістом.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.מדובר גם עלינו הנשים, שננהג בחיים שלנו עצמם, הייתי אומרת.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.إنه حولنا نحن النساء لنأخذ زمام حياتنا الخاصة، هذا ما أعتقده.
Bu ayrıca biz kadınların kendi hayatlarımızı kullanmakla ilgili diyorum.私自身よくわからないうちに 気がついてみれば
Bu canlılara günebakan diyorum.Chiamo queste creature girasoli.
Bu canlılara günebakan diyorum.Ezeket a lényeket 'napraforgóknak' nevezem.
Bu canlılara günebakan diyorum.Ich nenne diese Lebewesen Sonnenblumen
Bu canlılara günebakan diyorum.Ik noem deze begroeiing zonnebloemen.
Bu canlılara günebakan diyorum.J'appelle ces créatures les tournesols.
Bu canlılara günebakan diyorum.이러한 생명체를 "해바라기" 라고 부르겠습니다.
Bu canlılara günebakan diyorum.Llamo a estas criaturas girasoles.
Bu canlılara günebakan diyorum.Nazývam tieto tvory slnečnice.
Bu canlılara günebakan diyorum.Nazywam je słonecznikami.
Bu canlılara günebakan diyorum.Numesc aceste creaturi florile soarelui.
Bu canlılara günebakan diyorum.Říkám těmto stořením slunečnice.
Bu canlılara günebakan diyorum.Tôi gọi những sinh vật này là hoa hướng dương.
Bu canlılara günebakan diyorum.Наричам тези същества слънчогледи.
Bu canlılara günebakan diyorum.Я называю этих существ подсолнечниками.
Bu canlılara günebakan diyorum.אני קורא ליצורים האלו פרחי-שמש.
Bu canlılara günebakan diyorum.أسمي هذه المخلوقات زهور عباد الشمس
Bu canlılara günebakan diyorum.ヒマワリに似ていると思うからです
Bu, ciddi bir gen. 45 yılın bir ürünü, ve ben buna "büyükanne faktörü" diyorum.Het is een serieus gen. 45 jaren van dat gen hebben gezorgd voor wat ik de baba-factor noem.
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Cosa troverò oggi?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Čo tak asi dnes nájdem?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Co znajdę dzisiaj?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Es decir, ¿qué voy a encontrar hoy?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Ich meine, was werde ich heute finden?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Je veux dire, que vais-je trouver aujourd'hui ?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum."오늘은 어떤 옷을 찾게 될까?"
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Maksud saya, apa yang akan saya temukan hari ini?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Quer dizer, o que vou encontrar hoje?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Říkám si, co asi najdu dnes?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Siis kuvitelkaa; mitä löydänkään tänään?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Vajon mit fogok ma találni?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Vreau să spun, ce voi găsi azi?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Wat ga ik vinden vandaag?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Ý tôi là, hôm nay tôi sẽ tìm mua cái gì đây?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Τι θα ανακαλύψω σήμερα;
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.В смысле — что же сегодня мне попадётся?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Имам предвид, какво ще открия днес?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.Типу, що ж мені сьогодні підвернеться?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.אני מתכוונת, מה אני אמצא היום?
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.فهل سوف اجد شيئاً ما اليوم ؟
Bugün ne bulmaya gidiyorum?, diyorum.サイズは合う?
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.E io sono tipo "Cos'è questa metafora fuori luogo?
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.És arra gondolok, "Mi ez az elcseszett metafora?
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.Et je pense "C'est quoi cette métaphore de toxico ?
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.Ik denk: "Wat betekent deze opgeklopte metafoor?
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.저는 "이게 무슨 말도 안 되는 비유야?"
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.Myślę: "Co to za nadęta metafora?
"Bu hasta metafor ne şimdi?" diyorum.Och jag tänker, "Vad är det här för en sjuk metafor?