Ben kendime vücut mimarı diyorum.Sunt un arhitect al corpului.
Ben kendime vücut mimarı diyorum.Tôi gọi mình là người kiến trúc cơ thể
Ben kendime vücut mimarı diyorum.Αποκαλώ τον εαυτό μου αρχιτέκτονα του σώματος.
Ben kendime vücut mimarı diyorum.Я називаю себе архітектором тіла.
Ben kendime vücut mimarı diyorum.Я называю себя архитектором тела.
Ben kendime vücut mimarı diyorum.אני קוראת לעצמי ארכיטקטית גוף.
Ben kendime vücut mimarı diyorum.أُطلق على نفسي مصممة اجسام بشرية.
Ben kendime vücut mimarı diyorum.クラシックバレーを踊ったり 建築・ファッションを学んできました
Ben kendime yapımcı diyorum.A tárgyak készítőjének hívom magam.
Ben kendime yapımcı diyorum.Ich bezeichne mich als Dinge-Macherin.
Ben kendime yapımcı diyorum.Ik noem mezelf een dingenmaker.
Ben kendime yapımcı diyorum.Je dis que je suis quelqu'un qui fait des choses.
Ben kendime yapımcı diyorum.저는 저 자신을 사물을 만드는 사람이라고 부릅니다.
Ben kendime yapımcı diyorum.Mă consider un creator de obiecte.
Ben kendime yapımcı diyorum.Me llamo a mi misma una hacedora de cosas.
Ben kendime yapımcı diyorum.Mi definisco una costruttrice di cose.
Ben kendime yapımcı diyorum.Nazywam siebie "twórcą rzeczy".
Ben kendime yapımcı diyorum.Tôi gọi tôi là người tạo ra sản phẩm.
Ben kendime yapımcı diyorum.Δηλώνω πως είμαι κατασκευάστρια αντικειμένων.
Ben kendime yapımcı diyorum.Наричам себе си създател на неща.
Ben kendime yapımcı diyorum.Я називаю себе творцем речей.
Ben kendime yapımcı diyorum.Я называю себя создателем вещей.
Ben kendime yapımcı diyorum.אני קוראת לעצמי יוצרת של דברים.
Ben kendime yapımcı diyorum.أسمي نفسي صانعة أشياء
Ben kendime yapımcı diyorum.商業デザイナーとは呼びません なぜなら私は違うから
Ben ne diyorum?Co to říkám?
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Mám na mysli přesně to, co říkám," odpověděl pan Samsa a šel přímo s jeho dvě ženy společníky do nájemník.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Mislim, kaj sem rekel," je rekel gospod Samsa in šel neposredno s svojo dve ženski tovariši do podnajemnik.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları.Samsa ja meni suoraan hänen kaksi naispuolista kumppaneita asti asukki.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."내가 말을 정확히 무슨 뜻,"씨 Samsa을 대답하고 그의 두 여자와 직접적으로 갔다 온 사람을 동료까지.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."Úgy értem pontosan, amit mondok," felelte Samsa úr, és egyenesen az ő két női társak fel a lakó.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."אני מתכוון בדיוק למה שאני אומר," השיב מר סמסא והלך ישירות עם הנקבה שניים שלו חבריו עד הדייר.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları."أعني بالضبط ما أقول ،" أجاب السيد Samsa وذهب مباشرة مع الإناث قضاهما الصحابة حتى مستأجر.
"Ben ne diyorum," Sayın Samsa cevap verdi ve onun iki kadın ile doğrudan gitti kiracım yoldaşları.下宿の仲間まで。 事項であるかのように最初は後者では、動かずにそこに立って、床を見て
Ben ne diyorum?Τι λέω?
Ben ne diyorum?Точно както ти го казах?
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Ich nenne ihn gerne Hairy Potter.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Ik noem hem mijn Hairy Potter.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Je m'amuse à l'appeller Hairy Potter.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Lubie go nazywać Hairy Potter.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Mi piace chiamarlo Hairy (peloso) Potter.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Μ'αρεσει να τον φωνάζω Χέρι(=τριχωτός) Πότερ.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.Я его называю Волосатый Поттер.
Ben ona Kıllı Potter diyorum.シャツの下の毛皮みてごらんなさい
Ben ona mafya diyorum.Io dico che è una mafia.
Ben ona mafya diyorum.Já říkám:
Ben ona mafya diyorum. Onlar izin vermeyecekler.Je dis que c'est une mafia.
Ben ona mafya diyorum.Sanon, että se on mafia.
Ben ona mafya diyorum.Yo digo es una mafia.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Eu chamo-o "excedente cognitivo".
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Eu îl numesc surplus cognitiv.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Ezt nevezem kognitív többletnek.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Ich nenne sie kognitiven Überfluss.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Ik noem het cognitief surplus.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Je l'appelle "surplus cognitif".
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.저는 그것을 인지잉여라고 부릅니다.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.La chiamo Surplus Cognitivo.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Nazwałem je "intelektualną nadwyżką".
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Nazývam ho kognitívny prebytok.
Ben ona "zihin fazlası" diyorum.Říkám mu kognitivní nadbytek.