[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.En dan noem je mij stekelig.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.És szerinted még én vagyok a hülye.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.E tu pensi che sono un fesso.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.Ja minä muka piikittelen liikaa.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz. [kahkahalar]Dan kau pikir aku tusukan. >Inilah bagaimana keju brynza dibuat.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz. [kahkahalar]Et après, on dit que je suis vulgaire.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz. [kahkahalar]Und du findest mich stachelig.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.내가 엉겅퀴라고 생각하는구만.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.Och du tycker att jag är en skitstövel.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.Og du synes, jeg er en nar.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.Και μετά λες ότι εγώ έχω αγκάθια.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.А вы думаете, я болван.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.وأنت تعتقد أني غبي.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Bir de bana başbelası diyorsunuz.[笑]
Adapte edelim beraberce' diyorsunuz. Çok kısa sürede başarıyorsunuz ya da başaramıyorsunuz.Je slaagt of faalt snel.
Adapte edelim beraberce' diyorsunuz. Çok kısa sürede başarıyorsunuz ya da başaramıyorsunuz.Vagy gyorsan eredményt értek el, vagy gyorsan kudarcot vallotok.
Adapte edelim beraberce' diyorsunuz.Lo adaptamos".
Agabey. Liore'daki rahip hakkında söylenenlere ne diyorsun?Veli, mitä mieltä olet Riolen valvojasta kerrottavista tarinoista?
Ağaca ne diyorsunuz?Cum spui copac?
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .Ach, málem jsem zapomněl vám říci důležitou informaci -- a možná jste si říkali, že toto nemůžete vyřešit.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .Hov, vi mangler noget information.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .아직 주어지지 않은 조건이 하나 있었군요
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .Oh, non ti ho dato un pezzo chiave --- magari stai dicendo non lo posso risolvere.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .או, שכחתי לתת לכם נתון חשוב והכרחי, אתם בטח אומרים לעצמכם, אי אפשר לפתור את זה
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .اوه، لم اعطيكم مفتاحاً --ربما تقولون انكم لستم قادرين على حلها
Ailem bile bana hiç değer vermiyor. ve şimdi şunu mu diyorsunuz? Ben... ben hep mükemmel miyim?'Celo moja družina me ne ceni, in ti praviš da sem od vedno...popoln?!?
Ailem bile bana hiç değer vermiyor. ve şimdi şunu mu diyorsunuz? Ben... ben hep mükemmel miyim?'Sogar meine Familie wertschätzt mich nicht, und du sagst, dass ich immer ... perfekt bin?'
Ailem bile bana hiç değer vermiyor. ve şimdi şunu mu diyorsunuz?Még a családom sem becsült semmire."
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice bisa memikirkan hal lain untuk dikatakan tapi 'Ini milik Duchess: Anda akan
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice konnte an nichts anderes zu sagen, aber "Er gehört zu der Herzogin zu denken:
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice mógł wymyślić nic innego do powiedzenia, ale "należy do księżnej: można byłoby
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice nedokázala myslet na nic jiného říci, ale "To patří k vévodkyni: bys
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice nedokázala myslieť na nič iné povedať, ale "To patrí k vojvodkyni: bys
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice podía pensar en nada más que decir, pero "Pertenece a la duquesa: se diría
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumAlice zou kunnen denken aan niets anders te zeggen, maar:
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorum앨리스는 그것은 공작 부인 속한 '라고하지만, 다른 아무것도 생각할 수있다 : 당신이 줄
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumאליס יכלה לחשוב על שום דבר אחר לומר, אבל "זה שייך הדוכסית: היית
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumأليس يمكن التفكير في أي شيء آخر ولكن أن يقول "انه ينتمي الى دوقة : كنت
Alice Düşesi aittir 'diyorsunuz, fakat başka bir şey düşünebiliriz: istiyorumよりよいそれについて彼女に尋ねる。'彼女は刑務所でだ、女王がいると言わ
Ama ben burada bütün adımları yazıyorum. Türevini gördüğünüz ifadeye u diyorsunuz. -Zatem mówicie, że u równa się sinus od t, i potem du/dt, pochodna u po t, jest równa cosinus od t.
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:Aber man kann auch die Voids sehen, man sieht die komplizierte Struktur und fragt sich:
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:빈 공간이 있는것도 보입니다. 꽤나 복잡한 구조이죠.
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:Mas vemos os vazios, vemos esta estrutura complicada, e dizemos:
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki: Pekala, bu nasıl oldu?Dar puteţi vedea golurile, puteţi vedea structura complicată, şi spuneţi, ei bine, cum s-a întâmplat asta?
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki: Pekala, bu nasıl oldu?De látják az üres tereket is, a bonyolult stuktúrát és felteszik a kérdést: hogyan alakult ez ki?
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki: Pekala, bu nasıl oldu?Αλλά μπορείτε να δείτε τα κενά, μπορείτε να δείτε την πολύπλοκη δομή, και να αναρωτιέστε πώς να έγινε αυτό;
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki: Pekala, bu nasıl oldu?Але ви бачите прогалини, ви бачите складну структуру, і питаєте: як це трапилося?
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki: Pekala, bu nasıl oldu?Но може да видите празнините, може да видите сложната структура и да си кажете как се е получило всичко това?
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:Widać też pustki i skomplikowane struktury. Widać też pustki i skomplikowane struktury.
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:Но видны и пустые пространства. Глядя на такую сложную структуру, спрашивается,
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:אבל אתם יכולים לראות את החללים, אתם יכולים לראות את המבנה המורכב, ואתם שואלים,
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:ولكنكم سترون الفراغات، يمكنكم رؤية البنية المعقدة وستقولون،
Ama boşlukları görüyorsunuz, karmaşık yapıyı görüyorsunuz ve diyorsunuz ki:複雑な構造です どうしてこうなったのでしょう?
'Ama nasıl bu rüyada kalmak istiyorum' diyorsunuz.Ihr sagt: 'Aber wieso will ich in dem Traum bleiben?'
'Ama nasıl bu rüyada kalmak istiyorum' diyorsunuz.Vprašaš, "kako si želim ostati v sanjah?"
"Aman, bu kadar şeyi nereye koyacağım" diyorsunuz.Anda seperti, "Aduh. Di mana saya akan menaruh semua ini?"
"Aman, bu kadar şeyi nereye koyacağım" diyorsunuz."Bože, a kam to všetko dám?"
"Aman, bu kadar şeyi nereye koyacağım" diyorsunuz."오 이런, 이걸 다 어디에 넣어 놓지" 라고 할겁니다.
"Aman, bu kadar şeyi nereye koyacağım" diyorsunuz."Oh, Mist. Wo soll das alles hin?"
"Aman, bu kadar şeyi nereye koyacağım" diyorsunuz."Raios. Onde é que vou pôr isto tudo?"