Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorsun ile cümle

diyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Endişelendim diyorsun, nasıl bir kere bile aramazsın?Untuk orang yang kau khawatirkan, bagaimana kau tidak menelpon sekalipun?
Endişelendim diyorsun, nasıl bir kere bile aramazsın?Για κάποιον που λέει πως ανησύχησε, πως και δεν μου τηλεφώνησες ούτε μια φορά;
Endişelendim diyorsun, nasıl bir kere bile aramazsın?Для особо переживающих почему ты ни разу мне не позвонила?
Endişelendim diyorsun, nasıl bir kere bile aramazsın?لشخص قد قال انه كان قلق , كيف امكنكي ان لا تتصلي حتى مرة واحدة ؟
E ne diyorsun?Akkor?
E ne diyorsun? Bol. Kordonu büyük.- Se mueve un poco, por la pulsera.
E ne diyorsun? Bol.- Ну, что?
E ne diyorsun?Co je?
E ne diyorsun?Deci ?
E ne diyorsun?Dus ?
E ne diyorsun?- Sie ist etwas locker.
E ne diyorsun?Λοιπόν ;
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,Chaque fois que j'écoute cet enregistrement c'est, ô mon Dieu,
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,Jedes Mal, wenn ich diese Aufnahme höre, denke ich:
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,이런 곡을 들을 때마다, 이런 맙소사,
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,Mỗi lần nghe, nó như thể:
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,Каждый раз, когда я слушаю эту запись, чувствую что-то вроде:
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,בכל פעם שאני מאזין להקלטה הזו אני אומר, אלוהים אדירים,
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,كل مرة أستمع فيها لذلك التسجيل نتابنى حالة, ..يا إلهى,
Eseri her dinleyişinizde "Aman Tanrım" diyorsunuz,同じ部屋に居るなんて!これが実際に起こっているなんて!」
Evdeyim, oturacađým diyorsun yani.Εντάξει, μπορούμε επίσης να κάτσουμε στην καφετερία.
Evdeyim, oturacađým diyorsun yani.Добре, Можеш да седнеш в кафенето.
- Evet. Çünkü keşke onlar için bir şeyler yapabilseydim diyorsun, bilirsin."Защото искаш да си могъл да направиш нещо за тях.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››A předce říkáte: Není pravá cesta Páně. Každého z vás podlé cest jeho souditi budu, ó dome Izraelský.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››A predsa hovoríte: Nie je správnou cesta Pánova. Každého vás budem súdiť podľa jeho ciest, dome Izraelov!-
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››Desondanks zegt u dat de HERE niet rechtvaardig is. Maar Ik zal ieder van u beoordelen naar zijn daden."
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››És azt mondjátok: Nem igazságos az Úrnak útja: mindeniteket az õ útja szerint ítélem meg, Izráel háza.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››그러나 너희가 이르기를 주의 길이 공평치 않다 하는도다 이스라엘 족속아 내가 너희의 각기 행한대로 심판하리라 하시니라
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››Og dog siger I: "Herrens Vej er ikke ret!" Jeg vil dømme eder hver især efter eders Veje, Israels Hus.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››Og enda sier I: Herrens vei er ikke rett. Jeg vil dømme eder, Israels hus, hver efter hans ferd.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››Vous dites: La voie du Seigneur n`est pas droite. Je vous jugerai chacun selon ses voies, maison d`Israël!
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››А вы говорите: „неправ путь Господа!" Я буду судить вас, дом Израилев, каждого по путям его.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››Вие обаче казвате: Господният път не е прав. Доме Израилев, ще ви съдя всекиго според постъпките му.
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››ואמרתם לא יתכן דרך אדני איש כדרכיו אשפוט אתכם בית ישראל׃
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››وانتم تقولون ان طريق الرب غير مستوية. اني احكم على كل واحد منكم كطرقه يا بيت اسرائيل
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››你 們 還 說 、 主 的 道 不 公 平 。 以 色 列 家 阿 、 我 必 按 你 們 各 人 所 行 的 審 判 你 們
Ey İsrail halkı, ‹Rabbin yolu doğru değil› diyorsun. Her birinizi kendi yoluna göre yargılayacağım.››你 們還說 、 主 的 道 不 公平 。 以色列 家阿 、 我 必 按 你 們 各 人 所 行 的 審判 你們
Farkındayım belki diyorsunuz:E mentre vi parlo, mi rendo conto che sembra che io vi stia dicendo:
Farkındayım belki diyorsunuz:그래서 제가 이것을 여러분에게 이야기 함에 따라
Farkındayım belki diyorsunuz:Mientras les digo esto, también sé que puede sonar como si estuviera diciendo:
Farkındayım belki diyorsunuz:Mówiąc to, jestem również świadoma faktu, że brzmi to trochę jak:
Farkındayım belki diyorsunuz:Şi când vă spun aceasta îmi dau seama şi că sună cum ar fi:
Farkındayım belki diyorsunuz:Und während ich Ihnen dies erzähle, erkenne ich auch die Tatsache, dass sich das anhört wie:
Farkındayım belki diyorsunuz:И докато ви казвам това, съм наясно с факта, че това звучи като:
Farkındayım belki diyorsunuz:І коли я кажу це вам, я також усвідомлюю наступний факт:
Farkındayım belki diyorsunuz:Я вам это рассказываю и понимаю, что все звучит так:
Farkındayım belki diyorsunuz:וכשאני מספרת לכם את זה, אני גם מודעת
Farkındayım belki diyorsunuz:وبينما أحدثكم عن هذا، أنا أدرك حقيقة
Farkındayım belki diyorsunuz:できそうに聞こえるけど 実際はどうなんだろう?」
Fonksiyonun limit noktasına şu kadar yakın olmasını istiyorum diyorsunuz.Funkcja ma być bliżej niż epsilon do granicy.
Fonksiyonun limit noktasına şu kadar yakın olmasını istiyorum diyorsunuz.함숫값이 극한값에 그 거리만큼 가까이 놓이게 하고 싶은 거예요
Fonksiyonun limit noktasına şu kadar yakın olmasını istiyorum diyorsunuz.Quiero la función estar cerca del punto límite.
Fonksiyonun limit noktasına şu kadar yakın olmasını istiyorum diyorsunuz.اريد ان يكون الاقتران بالقرب من نقطة النهاية
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.Du kom och du var lättad att det var jag, men jag kom för att det var du.
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.Przyszłeś i poczułeś ulgę, że to byłam ja, ale
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.Tu ai venit si ai fost usurat pentru ca eram eu, dar eu am venit pentru ca erai tu.
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.Ты пришел и почувствовал облегчение, что это оказалась я, но я пришла из-за тебя.
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.אתה.. באת לפגישה והוקל לך כי זו הייתי אני, אבל אני.. אני באתי כי זה היית אתה
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.لقد جئت و شعرت بالإطمئنان بأنه أنا و لكني جئت لأنه كان انت
Geldin, o kişinin ben olduğumu gördün ve rahatladın diyorsun.. bense "sen" olduğun için geldim.私はあなただから来たの あなたか来る理由を知りながら...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod