Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,Λέτε, λέτε,
Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,Ви кажете, що, ви кажете:
Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,Вы скажете,
Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,Казваш... казваш:
Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,אתם אומרים, אתם אומרים,
Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,تقولون
Diyorsunuz ki, diyorsunuz ki,「うーん それはリスクが高いよ
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Bạn nói, "Tôi có một sở thích!"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Dite, "Ho un interesse!", io rispondo, "Fantastico!"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!""Ik heb een interesse!". Ik zeg: "Dat is super!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"I siger, "Jeg har en interesse!" Jeg siger, "Det er vidunderligt!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"여러분은 "흥미가 있어요"라고 하고 저는 "대단하네요
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Mondod, "Van egy érdeklődésem!" Én pedig, "Az fantasztikus!"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Poviete: "Mám záujem!" Ja poviem: "To je úžasné!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Říkáte mi: "Něco mě zajímá!" Já na to: "To je báječné!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Sanotte: "Minulla on kiinnostus!" Minä sanon: "Sepä hienoa!"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!""Saya memiliki minat!" Saya menjawab, "Bagus!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Sie sagen: "Ich habe Interesse!" Ich sage:
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"To świetnie!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Vocês dizem: "Eu tenho um interesse". Eu digo:
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Vous dites : "J'ai un intérêt !" Je dis : "C'est magnifique !"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Zici: "Am ceva care mă interesează."
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Λες, "Έχω ένα ενδιαφέρον!" Σου λέω, "Αυτό είναι υπέροχο!"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Ви кажете: "В мене є зацікавлення!" Я кажу: "Це чудово!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Вы говорите: "Мне интересно!" Я говорю:
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"Казваш: "Имам интерес!" Аз отговарям: "Това е прекрасно!
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"אתם אומרים, "יש לי תחום עניין!" ואני אומר, "איזה יופי!"
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"أنتم تقولون "لدي اهتمام" أنا أقول " هذا جميل "
Diyorsunuz ki, "İlgimi çeken bir şey var." Diyorum ki, "Bu şahane!"それで あの・・・続きは?あなたの・・・」
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.여러분들은 말하겠죠, 저런! 제가 이걸 들은게 75년도에
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Dit hoorde ik in 1975 toen ik studeerde aan Harvard.
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.התגובה היא, וו! אם כך, שמעתי על זה בשנת 75'
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.تقول: تمهل، لقد سمعت عن هذه الظاهرة سنة 75
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.教育を学んだ当時聞いたんですが
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Bạn kêu, whoo!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Dices, ¡Ay!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Dici, whoo!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"E dizemos:
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Je me suis dit " Wouah ".
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Man säger, whoo!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Man sagt:
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Man siger, whoo!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Megnézed őket szeptemberben, és leromlottak.
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Mówisz, łooo!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Poviete si:
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Vaaai!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Λες, ουάου!
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Ви скажете: "Ой!".
Diyorsunuz ki; "Ooo!"Вы скажете: "Ой!".
Diyorsunuz ki; "Ooo!"你會話,吓!
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Hiter je v teku svojem po površju vodá; njih delež je proklet na zemlji; ne hodi več po poti proti vinogradom.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.그들은 물 위에 빨리 흘러가고 그 산업은 세상에서 저주를 받나니 그들이 다시는 포도원 길로 행치 못할 것이라
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Könnyen siklik tova a víz színén, birtoka átkozott a földön, nem tér a szõlõkbe vivõ útra.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Ľahký je na povrchu vody; ich diel je zlorečený na zemi; neobráti sa viacej na cestu viníc.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Lehcí jsou na svrchku vody, zlořečené jest jmění jejich na zemi, aniž odcházejí cestou svobodnou.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Lekkimi są na wodach; przeklęty dział ich na ziemi; nie patrzą na drogę wolną.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Over Vandfladen jages han hen, hans Arvelod i Landet forbandes, han færdes ikke på Vejen til Vingården.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Бърже се отдалечат по лицето на водата; Делът им е проклет на земята; Не се обръщат вече към пътя за лозята.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.Легок такой на поверхности воды, проклята часть его на земле, и не смотрит он на дорогу садов виноградных.
‹‹Diyorsunuz ki, ‹Suyun üstündeki köpüktür onlar, Lanetlidir ülkedeki payları, Kimse bağlara gitmez.קל הוא על פני מים תקלל חלקתם בארץ לא יפנה דרך כרמים׃