Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Mas o que dizer-lhe a quinta-feira?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Men hvad siger du til torsdag?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Men vad säger du till torsdag?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Mutta mitä sanot torstaihin?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Nhưng những gì nói rằng bạn đến thứ năm?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Pero, ¿qué le dirías a jueves?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Tapi apa yang katakan Anda untuk Kamis?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Αλλά αυτό που λέτε την Πέμπτη;
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Но това, което казвате до четвъртък?
Ancak perşembeye kadar ne diyorsunuz?Но что сказать, что вы до четверга?
Aniden ... Ne diyorsun sen?Deodata.... ce tot spui?
Aniden ... Ne diyorsun sen?Ξαφνικά...Τι λες;
Aniden ... Ne diyorsun sen?Так внезапно...
Aptal? Sen kime aptal diyorsun?Ты кого назвал козлом?
Aptal? Sen kime aptal diyorsun?أحمق؟ من الذي تدعوه بالأحمق؟
Araştırdık. Dev bir piyasa. İyi iş çıkarıyor.' diyorsunuz.Kami telah melakukan penelitian - pasar yang besar, dia melakukan hal yang baik.
"Askerliđimi yapacađým sonra geleceđim. Hemen evleneceđiz." Çok duydum, diyorsun yani.След това аз ще отида .... ..да изпълниш войнишкия си дълг и ще се оженим след като се уволниш..
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.a hovoríte: Keby sme boli žili za dní našich otcov, neboli by sme bývali ich spoluúčastníkmi na krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.'Als wij toen hadden geleefd, zouden wij de profeten nooit hebben vermoord.'
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.A říkáte: Kdybychom byli za dnů otců našich, nebyli bychom účastníci jejich ve krvi proroků.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.És ezt mondjátok: Ha mi atyáink korában éltünk volna, nem lettünk volna az õ bûntársaik a próféták vérében.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Hadde vi levd i våre fedres dager, da hadde vi ikke vært medskyldige med dem i profetenes blod!
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Havde vi været til i vore Fædres Dage, da havde vi ikke været delagtige med dem i Profeternes Blod.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.I mówicie: Byśmy byli za dni ojców naszych, nie bylibyśmy uczestnikami ich we krwi proroków.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.in pravite: Da smo živeli v dnevih očetov svojih, ne bi bili ž njimi deležni krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.만일 우리가 조상 때에 있었더면 우리는 저희가 선지자의 피를 흘리는데 참예하지 아니하였으리라 하니
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Niin te siis todistatte itsestänne, että olette niiden lapsia, jotka tappoivat profeetat.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.и говорите: если бы мы были во дни отцов наших, то не были бы сообщниками их в пролитии крови пророков;
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.і мовляєте: Коли б ми були за часів батьків наших, не були б спільниками їх у крові пророків.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Ние, ако бяхме живели в дните на бащите си, не бихме съучаствували с тях в проливане кръвта на пророците.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.ואמרתם אם היינו בימי אבותינו לא היתה ידנו עמהם לשפך דם הנביאים׃
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.وتقولون لو كنا في ايام آبائنا لما شاركناهم في دم الانبياء.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.若 是 我 們 在 我 們 祖 宗 的 時 候 、 必 不 和 他 們 同 流 先 知 的 血
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.若是 我 們在 我 們 祖宗 的 時候 、 必不 和 他 們同流 先知 的 血
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Aangezien je dat tegen me zeg, voel ik me een speciale persoon.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Cậu nói với mình như thế, mình thấy mình như một người đặc biệt vậy.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Din moment ce-mi spui asta mie, ma simt ca o persoana speciala.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..I och med du säger det tillmig så känner jag mig som en speciell person.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Karena kau mengatakan hal itu padaku, aku merasa seperti orang yang spesial
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Ker mi to praviš, se počutim, kot da sem nekaj posebnega.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Odkąd to do mnie mówisz, czuję się jak jakaś specjalna osoba.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Puisque tu me le dis à moi, j'ai l'impression d'être une personne spéciale.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Visto che mi dici tutto questo, mi sento come una persona speciale.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Weil du das zu mir sagst, fühle ich mich wie ein besonderer Mensch.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Αφού μου το λες, με κάνεις να νιώθω ξεχωριστή.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..Когда ты так говоришь, я чувствую себя особенной.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..כשאתה אומר לי דברים כאלו, אני מרגישה כמו בן אדם מיוחד.
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..عندما تقول ذلك لي, أشعر وكأني شخص مميز
Bana böyle diyorsun ya, kendimi gerçekten özel biri gibi hissediyorum..それにこれ・・本当に美味しいよ
Bazılarınız buna, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası diyebilir, siz de mi öyle diyorsunuz?Néhányan talán, a ...minek is..., az Egyesült Államok Alkotmányának hívják?
Bazılarınız buna, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası diyebilir, siz de mi öyle diyorsunuz?Niektórzy nazwaliby to, konstytucją Stanów Zjednoczonych, tak też się na to mówi.
Bazılarınız buna, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası diyebilir, siz de mi öyle diyorsunuz?Unii dintre voi o numesc - ce, și tu îi spui Constituția Statelor Unite?
Bazılarınız buna, Amerika Birleşik Devletleri Anayasası diyebilir, siz de mi öyle diyorsunuz?Μερικοί από εσάς μπορεί να την αποκαλείτε το Σύνταγμα των Ηνωμένων Πολιτειών, έτσι την αποκαλείτε κι εσείς;
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?""Aber was kann ich wirklich tun?"
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?"Bem, isto é o que vos respondo.
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?"-e mi farebbe piacere parlarvi quando volete - "Ma che posso fare in pratica?"
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?"행복하게 생각하는데--"하지만 내가 정말 할 수 있는것이 무엇이지"
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?""Проте, що насправді я можу зробити?"
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?""?בכל זמן -- "אבל מה אני באמת יכול לעשות
Belki diyorsunuz: "Peki neler yapabilirim?"في أي نقطة-- " لكن ماذا نستطيع أن نفعل حقاً؟"