Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorlar ile cümle

diyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?On pak řekl jim: Kterak někteří praví Krista býti synem Davidovým?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?Reče jim pa: Kako pravijo, da je Kristus sin Davidov?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?Yesus bertanya kepada mereka, "Bagaimanakah dapat dikatakan bahwa Raja Penyelamat keturunan Daud
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?Ειπε δε προς αυτους Πως λεγουσι τον Χριστον οτι ειναι υιος του Δαβιδ;
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?И рече им: Как казват, че Христос е Давидов син?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?как говорят, что Христос есть Сын Давидов,
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?Рече ж до них: Як се кажуть, що Христос син Давидів?
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?ויאמר אליהם איך יאמרו על המשיח כי הוא בן דוד׃
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?وقال لهم كيف يقولون ان المسيح ابن داود.
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?耶 穌 對 他 們 說 、 人 怎 麼 說 基 督 是 大 衛 的 子 孫 呢
İsa onlara şöyle dedi: ‹‹Nasıl oluyor da, ‹Mesih Davutun Oğludur› diyorlar?耶穌對 他 們說 、 人 怎 麼說 基督 是 大衛 的 子孫呢
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?A Ježiš odpovedal a riekol učiac v chráme: Jako to hovoria zákonníci, že je Kristus synom Dávidovým?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?Gesù continuava a parlare, insegnando nel tempio: «Come mai dicono gli scribi che il Messia è figlio di Davide
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?In Jezus odgovori in reče, učeč v templju: Kako pravijo pismarji, da je Kristus sin Davidov?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?I odpovídaje Ježíš, řekl, uče v chrámě: Kterak praví zákoníci, že Kristus jest syn Davidův?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?예수께서 성전에서 가르치실쌔 대답하여 가라사대 어찌하여 서기관들이 그리스도를 다윗의 자손이라 하느뇨
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?Pe cînd învăţa pe norod în Templu, Isus a zis: ,,Cum zic cărturarii că Hristosul este fiul lui David?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?И когато поучаваше в храма, Исус проговори казвайки: Как думат книжниците, че Христос е Давидов Син?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?І озвавшись Ісус, глаголав, навчаючи в церкві: Як се кажуть письменники, що Христос син Давидів?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?Продолжая учить в храме, Иисус говорил: как говорят книжники, что Христос есть Сын Давидов?
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?ויען ישוע בלמדו במקדש ויאמר איך יאמרו הסופרים כי המשיח הוא בן דוד׃
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?ثم اجاب يسوع وقال وهو يعلّم في الهيكل كيف يقول الكتبة ان المسيح ابن داود.
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?耶 穌 在 殿 裡 教 訓 人 、 就 問 他 說 、 文 士 怎 麼 說 、 基 督 是 大 衛 的 子 孫 呢
İsa tapınakta öğretirken şunu sordu: ‹‹Nasıl oluyor da din bilginleri, ‹Mesih, Davutun Oğludur› diyorlar?耶穌 在 殿裡 教 訓人 、 就 問 他 說 、 文士 怎 麼說 、 基督 是 大衛 的 子孫呢
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.En aio tehdä yhteistyötä."
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.Ich werde nicht kooperieren."
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.Ik werk niet mee."
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.Je ne vais pas coopérer."
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.Nem fogok együttműködni."
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.Nie będę współpracować."
İşbirliği yapmayacağım." diyorlar.Non collaboro".
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.A Egypťania nútili ľud, aby sa ponáhľali, aby ich čím skôr vyhnali zo zeme, lebo vraveli: Všetci pomrieme.
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.Egiptenii zoreau poporul, şi se grăbeau să -i scoată din ţară, căci ziceau: ,,Altfel, toţi vom pieri.``
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.E os egípcios apertavam ao povo, e apressando-se por lançá-los da terra; porque diziam: Estamos todos mortos.
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.In Egipčani so ljudstvo silili, da se hitro odpravi iz dežele; kajti govorili so: Vsi poginemo!
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.I nutkali Egyptští lid, aby co nejrychleji vyšli z země; nebo pravili: Všickni již teď zemřeme.
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.I przynaglali Egipczanie ludowi, aby ich co rychlej wyprawili z ziemi; bo mówili: Pomrzemy wszyscy.
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.애굽 사람들은 말하기를 우리가 다 죽은 자가 되도다 하고 백성을 재촉하여 그 지경에서 속히 보내려 하므로
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.Los egipcios apremiaban al pueblo, apresurándose a echarlos del país, porque decían: --¡Todos seremos muertos
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.Người Ê - díp-tô thúc_giục dân Y-sơ-ra-ên ra khỏi xứ mau mau , vì nói rằng : Chúng_ta đều chết hết !
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.Người Ê-díp-tô thúc giục dân Y-sơ-ra-ên ra khỏi xứ mau mau, vì nói rằng: Chúng ta đều chết hết!
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.Og Ægypterne trængte på Folket for at påskynde deres Afrejse fra Landet, thi de sagde: "Vi mister alle Livet!"
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.Og egypterne trengte hårdt på folket for å få dem hastig ut av landet; for de sa: Vi er dødsens alle sammen!
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.И понуждали Египтяне народ, чтобы скорее выслать его из земли той; ибо говорили они: мы все помрем.
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.ותחזק מצרים על העם למהר לשלחם מן הארץ כי אמרו כלנו מתים׃
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.والحّ المصريون على الشعب ليطلقوهم عاجلا من الارض. لانهم قالوا جميعنا اموات
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.埃 及 人 催 促 百 姓 、 打 發 他 們 快 快 出 離 那 地 、 因 為 埃 及 人 說 、 我 們 都 要 死 了
İsraillilerin ülkeyi hemen terk etmesi için Mısırlılar diretti. ‹‹Yoksa hepimiz öleceğiz!›› diyorlardı.埃及人 催促 百姓 、 打發 他 們快快 出離 那 地 、 因為 埃及人 說 、 我們 都 要 死了
İşte bakın yapmamız gereken budur, ya da sizden yapmanızı istediğim budur. Diyorlar ki:"We zouden dit of dat moeten doen", maar:
İşte böyle diyorlardı.Algo así, saben.
İşte böyle diyorlardı.A tak, víte.
İşte böyle diyorlardı.Bạn biết đấy, cũng giống như vậy.
İşte böyle diyorlardı.C'était ça, vous savez.
İşte böyle diyorlardı.Ceva de genul asta.
İşte böyle diyorlardı.Cose così, sapete.
İşte böyle diyorlardı.Iets in die strekking.
İşte böyle diyorlardı.I kender det.
İşte böyle diyorlardı.뭐, 이런 식이었죠.
İşte böyle diyorlardı.Mesmo assim, sabem.
İşte böyle diyorlardı.Niečo v tom zmysle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod