Ana içeriğe geç
Sözlük

diyorlar ile cümle

diyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diyorlar ki:Eğer bu olsaydı, o zaman bu sonuca varıcaktık.結論としてこれこれだと。 出題の意図はどこが何に当たるかということを示せと。
Diyorlar ki, eğer elinizde x1,y1 noktaı varsa...Bude tam napsáno, když mám bod x1, y1 a poté mám ten bod...
Diyorlar ki, eğer elinizde x1,y1 noktaı varsa... Orta nokta formülü denen bir şey yazar kitaplarda.(x1, y1)이라는 표현과
Diyorlar ki, eğer elinizde x1,y1 noktaı varsa...Ze schrijven, oh, als ik punt x1 y1 heb, en ik heb het punt -- ik doe het in geel.
Diyorlar ki, eğer elinizde x1,y1 noktaı varsa...Те ще го пишат, о, ако имам точката x1, y1 и след това имам точката - всъщност просто ще остана с жълтото.
Diyorlar ki, eğer elinizde x1,y1 noktaı varsa...اذا كان لدي النقطة x1 y1، ثم
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Azt mondták: ha tudni akarod, kik vagyunk, meg kell ismerned minket.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Ei spun, vrei să știi cine suntem, trebuie să vii să ne încerci.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Hanno detto, volete sapere chi siamo, dovete venire a sperimentare.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Het zegt: wil je weten wie we zijn, kom ons dan ervaren.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Họ nói nếu muốn biết chúng tôi là ai, bạn phải đến và trải nghiệm chúng tôi.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Ils disent, vous voulez savoir qui nous sommes, venez tester chez nous.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.만약 당신이 우리가 누구인지 알고 싶다면 와서 경험해야 한다고 말하죠.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Mówią: chcesz wiedzieć, kim jesteśmy, musisz nas doświadczyć.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Sie sagen, wenn Ihr erfahren wollt, wer wir sind, kommt und erlebt uns.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Λένε πως αν θέλεις να μάθεις ποιος είσαι, θα πρέπει να μας επισκεφτείς.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Они сказали: хотите узнать какие мы, заходите и ощутите это.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.Те казват - ако искаш да знаеш кои сме, трябва да дойдеш да ни преживееш.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.אלא אומרות, "מי שרוצה לדעת מי אנחנו, שיבוא לחוות אותנו."
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.إنهم يقولون، فأنت تريد معرفة من نحن، ينبغي عليك الحضور لتجريبنا.
Diyorlar ki, eğer kim olduğumuzu bilmek istiyorsanız, gelip bizi tecrübe etmeniz gerekiyor.そして、体験を通じて彼らが築いた経済的価値を
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz.""Ak dokážeme zaznamenať aktivitu neurónov, porozumieme mozgu."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."De säger att, "Om vi kunde spela in aktiviteten i våra neuroner, skulle vi förstå hjärnan".
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Dicono 'Se potessimo registrare l'attivita' dei nostri neuroni, capiremmo il cervello'.
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Dizem: "Se pudéssemos registar a atividade dos nossos neurónios, "entenderíamos o cérebro."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Ei spun, "Dacă am putea înregistra activitatea neuronilor, am înțelege creierul."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Ils disent, "si nous pouvions enregistrer l'activité de nos neurones, nous comprendrions le cerveau."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz.""Jeśli zarejestrujemy aktywność neuronów, zrozumiemy mózg"
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Kata mereka, "Jika kita dapat merekam aktivitas sel saraf kita, kita akan mengerti otak kita."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."신경과학자들은, "우리가 뉴런의 활동을 기록할 수 있다면, 뇌를 이해할 수 있을 것이다." 라고 합니다.
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Říkají, "Kdybychom mohli zaznamenat činnost našich neuronů, porozuměli bychom mozku."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz.""Si pudiéramos registrar la actividad neuronal... ...entenderíamos al cerebro".
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz.""Wenn wir die Aktivitäten unserer Neuronen aufzeichnen könnten, würden wir das Gehirn verstehen."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."Ze zeggen, "Als we de activiteit van onze neuronen konden opnemen, zouden we het brein begrijpen."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz.""Ако можем да регистрираме активността на нашите неврони, бихме разбрали как работи мозъкът."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz.""Если-бы мы могли записывать деятельность нейронов, мы поняли-бы как работает мозг."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."הם טוענים, "אם היינו יכולים להקליט את הפעילות של הניורונים שלנו, היינו מבינים את המוח."
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."إنهم يقولون , " لو نستطيع أن نسجل نشاط خلايانا العصبية , لكنا أستطعنا أن نفهم العقل . "
Diyorlar ki, "Eğer tüm sinir hücrelerimizin faaliyetlerini kaydedebilirsek, beyni anlayabiliriz."脳を理解できるだろう」と言っている。 しかし、その意味を少し考えてください。
Diyorlar ki:Es ist:
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.인류가 가진 정보의 양이 약 18개월마다 2배로 늘어난다고 합니다. 인류가 가진 모든 정보의 총합이요.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.Množství znalostí se prý zdvojnásobuje zhruba každých 18 měsíců, celkový objem lidských vědomostí.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.Mówi się, że zakres ludzkiej wiedzy podwaja co jakieś 18 miesięcy, ogół ludzkiej wiedzy.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.Казват, че обхватът на човешката информация се удвоява всеки 18 месеца, обхвата на човешката информация.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.הם אומרים שהיקף המידע האנושי מוכפל עתה כל 18 חודשים בערך, מכלול המידע האנושי.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.يقولون أن نطاق المعلومات البشرية هو الآن يتضاعف كل 18 شهرا أو نحو ذلك، المجموع الكلي للمعلومات البشرية.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.約18ヶ月で2倍に 増えていると言われています 人の持つ情報の合計は ギガバイトで計算した場合
Diyorlar ki, ikincisi daha iyi olurmuş.Мы делаем странные вещи!
Diyorlar ki:'제가 한것은 이것입니다' 라는 것이죠
Diyorlar ki:Ma invece:
Diyorlar ki:Mà là:
Diyorlar ki;Meghirdetnek projekteket, például:
Diyorlar ki, onun hayatını kurtarmış.И не ест мясо.
Diyorlar ki;"Potrebujem mikroskop, da bi učil o znanosti, pa ga nimamo."
Diyorlar ki, satarsam iflas edeceğim.Říkají, když to prodáme, zbankrotujeme.
Diyorlar ki, satarsam iflas edeceğim.それは俗に言う、投売り価格の様な物であると、
Diyorlar ki; "Sınıfıma Huckleberry Finn'i göstermek istiyorum ama kitapları yok.""Chcę uczyć o Tomku Sawyerze, ale nie mamy książek".
Diyorlar ki; "Sınıfıma Huckleberry Finn'i göstermek istiyorum ama kitapları yok."허클베리핀을 가르치고 싶은데 학생들이 책이 없다거나
Diyorlar ki; "Sınıfıma Huckleberry Finn'i göstermek istiyorum ama kitapları yok."Tienen proyectos en línea, y dicen, por ejemplo:
Diyorlar ki; "Sınıfıma Huckleberry Finn'i göstermek istiyorum ama kitapları yok."Те обявяват проекти, така че те казват:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
diyorlar ile cümle - Sayfa 31 - diyorlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App