Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noč mi izpreminjajo v dan, svetloba, pravijo, je blizu tam, kjer je tema.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noc mi obracajú na deň, a zase vraj svetlo je blízko tmy.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noc mi obracejí v den, a světla denního ukracují pro přítomnost temností.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Noc mi się w dzień obraca; a światłość skraca się dla ciemości.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.reménykedem is, a sír [már] az én házam, a sötétségben vetettem az én ágyamat.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Şi ei mai spun că noaptea este zi, că se apropie lumina, cînd întunerecul a şi venit!
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Sie wollen aus der Nacht Tag machen und aus dem Tage Nacht.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Trocam a noite em dia; dizem que a luz está perto das trevas. el,
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Yön he tekevät päiväksi; valo muka lähenee pimeydestä.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Την νυκτα μετεβαλον εις ημεραν το φως ειναι πλησιον του σκοτους.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.А они ночь хотят превратить в день, свет приблизить к лицу тьмы.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.Нощта скоро ще замести деня; Виделото е близо до тъмнината,
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.לילה ליום ישימו אור קרוב מפני חשך׃
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.يجعلون الليل نهارا نورا قريبا للظلمة.
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.他 們 以 黑 夜 為 白 晝 . 說 、 亮 光 近 乎 黑 暗
Bu insanlar geceyi gündüze çeviriyorlar, Karanlığa ‹Işık yakındır› diyorlar.他 們以 黑夜 為白晝 . 說 、 亮光 近乎 黑暗
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."Åh, jag vill anställa de här" - alla högstatuspersonerna - "Vi vill inte anställa de här andra.
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz.Ich odpowiedź brzmiała "zatrudnilibyśmy te osoby"... wszystkich w pozycjach siły. "Tych drugich nie bierzemy".
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."이런 사람들을 고용하고 싶어요."라고 했습니다. 모두 힘 센 자세를 취했던 사람이었죠. 또는 "이 사람들은 고용하고 싶지 않아요."라거나
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."Ó ezeket szeretnénk felvenni," -- az összes hatalompózosat, -- "és ezeket meg nem akarjuk felvenni.
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."Queremos contratar estas pessoas" — os que adotaram poses de alto-poder. "Não queremos contratar estas.
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz.- semua yang berpose kekuatan tinggi - "kami tidak mau mempekerjakan orang-orang ini,
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."Wir wollen diese Leute einstellen." Alles Viel-Macht-Posen. "Und diese wollen wir nicht.
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."Искаме да наемем тези хора." - всички, които бяха заели поза на сила - "Не искаме да наемем тези хора.
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz."Мы хотим нанять вот этих людей" — говоря о людях сильных поз — и "Мы не хотим нанимать вот этих.
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz.ويقولون "إننا نريد أن نعين هؤلاء الأشخاص" كل المتخذين وضعيات القوة --" لا نريد تعيين هؤلاء الأشخاص"
"Bu insanları işe almak istiyoruz," diyorlar, hepsi yüksek güç duruşu yapanlar. --"bunları da almak istemeyiz.みんな 力のポーズを取った人でした 「あっちは採用したくない 全体として こっちの人を 高く評価する」と
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"A zahlásia: "O čo sa to dievča pokúša?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?""Co ona wyprawia?", pytają.
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"E eles pensam, "O que é que aquela rapariga está a fazer?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"E fanno, "Cosa sta facendo quella ragazza?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"És azt kérdezik: "Mit csinál ez a lány?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Et c'est comme s'ils disaient, " Qu'est-ce qu'elle fait ? "
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?""저 여자가 뭐하는 거지?" 라는 표정을 짓죠.
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Și se întreabă: "Ce face fata asta?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Und sie denken: "Was macht das Mädel da?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Y piensan: "¿Qué le pasa a esta chica?
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Ze zeggen: "Wat doet die meid?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Σκέφτονται: "Τι κάνει αυτό το κορίτσι;".
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"Будто бы они спрашивали: "Что она делает?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"И всички гледат като: "Какви ги върши това момиче?"
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"وكان لسان حالها مالذي تفعله تلك الفتاة
"Bu kız ne yapıyor diyorlar?"そしてショーの後 彼らは私の所にやってきました
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Alcuni dicono che c'è un feedback negativo grazie alle nuvole che smorzano gli effetti del riscaldamento.
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Apakah mereka mengatakan ada dampak buruknya yang berkaitan dengan penutupan dan pengalihan?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Dizem que há efeitos de feedback negativos que têm a ver com nuvens que contrabalançam as coisas.
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Hovoria, že existuje efekt negatívnej spätnej väzby, ktorý súvisí s oblakom, ktorý všetko začal?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?그들은 역효과를 내는 피드백이 있어서 구름들이 상황을 반전시킬 것이라고 하지요?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Mówią, że jest negatywne sprzężenie zwrotne od chmur, które daje odwrotny efekt.
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Říkají, že existuje efekt negativní zpětné vazby, že mraky věci zase vyrovnají?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Sagen sie, dass es negative Auswirkungen gibt, die mit den Wolken zu tun haben, die Dinge verschieben?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Spun că există efecte de reacție inversă negativă legate de norii care modifică lucrurile?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Zeggen ze dat er negatieve feedback effecten zijn die te maken hebben met de wolken die dingen compenseren?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Ведутся разговоры о негативных обратных связях, типа того, что облака имеют обратный эффект.
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Да не би да казват, че има негативни ефекти - обратна връзка, свързани с облаците, които компенсират нещата?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?Чи кажуть вони про негативні зворотні ефекти, пов'язані з хмарами?
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?האם הם אומרים שיש היזון חוזר שלילי שקשורים לעננים שמקזזים דברים
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?هل يقولون أن هناك تأثيرات سالبة لها علاقة مع الغيوم التي توازن الأشياء ؟
Bulutların telafi ettiği negatif geri dönüşüm etkileri var mı diyorlar?負のフィードバック効果について言及しているのでしょうか? 百万分の一の確率でそういうことがある
Buna birinci bölge buna ikinci bölge, buna üçüncü bölge buna ise dördüncü bölge diyorlar.여기를 제 1사분면이라 부르고