Tom daha yorulmamış, öyle diyor.Tom says he's not tired yet.
Tom, Mary hep kazanır diyor.Tom says Mary always wins.
Etiket ne diyor?What does the label say?
Tom hâlâ babasına babacığım diyor.Tom still calls his father Daddy.
Hâlâ anneme ana diyorum.I still call my mother Mama.
Önceki işverenleriniz sizin hakkınızda ne diyordu?What would your previous employers say about you?
Wolof dilinde nasıl "lütfen" diyorsunuz?How do you say "please" in Wolof?
Her gün çok fazla incir yediğim için bana Figaro diyorlar.They call me Figaro because I eat so many figs everyday.
Orası için perili diyorlar.That place is said to be haunted.
Bana bir aptal mı diyorsun?Are you calling me an idiot?
Tom her zaman komşularına merhaba diyor.Tom always says hi to his neighbors.
Tabela "Çıkış." diyor.The sign says "Exit."
Berberiler kendi dillerine Tamazight diyorlar.Berbers call their language Tamazight.
Dilimize Tamazight diyoruz.We call our language Tamazight.
Fransızca bilmiyorum mu diyorsun?Do you mean I can't speak French?
Her zaman doğru söylemelisin diyor.She says you should always tell the truth.
Trump korona virüsüne "Çin virüsü" diyor.Trump calls the coronavirus the "Chinese virus."
İnsanlar bana tembel diyordu, ama şimdi birden duyarlı vatandaş oldum.People used to call me lazy, but now all of a sudden I'm a responsible citizen.
Çalışma ortamı yasası ne diyor?What does the work environment act say?
Bu içeceğe ne diyorsunuz?What do you call this drink?
Bu içkiye ne diyorsunuz?What do you call this drink?
Kalbim evet, aklım hayır diyor.My heart says yes, but my mind says no.
"Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum"."Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum".
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?Why do you still refuse to submit to our rules, and why are you still calling yourself a king?
"Bana neden cimri diyor bilmem"."Bana neden cimri diyor bilmem".
Geldik ya!' diyor.Here he comes!"
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.And they heard a voice from the heavens, saying, You have preached to them that sleep.
Rüya mıydı acaba? diyordum.Was it a dream?
Şarkının başında Clue, "Off that The Blueprint 3 baby!" diyordu.In the intro, Clue says, "Off that Blueprint 3 baby!"
Austin 3:16 diyor ki; bu gece senin kıçını tekmeledim!"Austin 3:16 says I just whipped your ass!"
"İşte bundan yararlanılabilinir." diyordu.He said, "It seemed to be very beneficial."
Bu şarkı Bible Belt'te nasıl çalacak?' diyordu." dedi.How's this going to be played in the Bible Belt?'"
Hayallerimin ve kalbimin sesi böyle diyor.My dreams and my heart's voice tell me to do so.
O çok yavaş başlıyor ama sonra ben kendimi savunuyorum ve 'Hayır!' diyorum."It starts off really low and then I kind of stand up for myself and say, 'No!'."
Bu değişimi, sürekli bir yaz gelişi benzetiyor ve ona "sen benim hayatımı kazandın" diyor.He likens this change to the arrival of a perpetual summer, and tells her that "you won my life".
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.I would wish all I love to perish of that gentle disease."
Ya Resulullah, sana selam olsun!" diyordu.“Peace upon you, Messenger of God!”
Hem Hristiyan hem Yahudiler bu kişilere tornadizo (dönek) diyordu.Both Christians and Jews called them tornadizo (renegade).
"RAB'bin halkını siz öldürdünüz" diyorlardı.""Allah" Told Him to Kill His Family".
Onun aslında nasıl biri olduğuyla ilgili öğreneceğiniz birkaç şey var." diyor.Here's some stuff you should know about him".
Ardından bu durumda böyle, fakat hala doğru olabilir diyorlar." demiştir.They will likely remain that way."
Sanatçıya göre "en kişisel ve samimi albümü" diyor.According to the artist, it is "her most personal and intimate album."
NASA, “Voyager'lar - belki de sonsuza dek - Samanyolu'nu dolaşmaya mahkum edildi” diyor.NASA says that "The Voyagers are destined—perhaps eternally—to wander the Milky Way."
Buldukları yere Baykonur diyoruz, biliyorum...They call it Baykonur, I know. . . .
"Akşam 5'te tamamen kurtulacağım" diyordu.We'll get out of here at five.'
Sanırım 13 yaşındayken aynen öyleydim!" diyor.How I was when I was 19, probably!"
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.But an inner voice tells me that it is not yet the real thing.
Mareşal Konev telefonda şöyle diyordu, "Endişeye gerek yok Yoldaş Stalin.Konev wired: "There is no need to worry, Comrade Stalin.
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.Changing the Rules.
Indiana amigo kızları halen "Go Big Red" diyorlar.Indiana cheerleaders still chant "Go Big Red".
Sonra cevabımız evet oldu" diyor.The answer is obviously yes."
Hayranları ona “Route:L’in Prensi” diyordu (Japonca Wakaouji, genç prens demek).Fans called him the "Prince of ROUTE:L" because wakaōji means "young prince" in Japanese.
Büyük, dindar bir aileydik..." diyor.We were a big, religious family..."
Neden içeri girip şut çekmiyorsun?" diyordu.Why don’t you go in and stake it?"
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.She thinks that everything is fun.
Çünkü 'Sertab iyi İngilizce söyler, Türkçe söyleyemez.' diyorlardı.Because people were saying 'Sertab sings well in English, but not in Turkish.'
Gel buralara diyorsunuz Gelemiyorum.Tell him I will not come.
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.Where can I put them?".
Onları her gördüğümde ‘Galatasaray’da, Fenerbahçe’de oynamak istiyorum’ diyorum."Okur: Hep Fenerbahçe'de Oynamak İstedim" (in Turkish).
Niye böyle diyorsun diye.Why Do They Call It That?