Ona Khocalı'da "Mihaylo" diyorlardı.وكان يطلق عليه لقب "ميخايلو" في خوجالي.
Bunları nereye koyayım?" diyormuş gibi bakar.اين إستقر بهم الحال !؟".
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.قال: «إني لأسمع أطيط السماء وما تلام أن تئط، مافيها موضع شبر إلا عليه ملك ساجد أو قائم».
Buldukları yere Baykonur diyoruz, biliyorum...مكان الفطر أعرفه أنا...
Siz ne diyorsunuz be!ما هذا الهراء الذي يقولونه....
Buğday yok, tarlalar kuru, hiçbir yiyecek kalmadı" diyordu.نحن لا نعرف أين نحن، المياه أصبحت خضراء، لا بيضاء."
Ben diyorum ki, kuralları değiştirelim.والتغيير الوحيد هو وضع القواعد.
"Akşam 5'te tamamen kurtulacağım" diyordu.كوني جاهزةً في الساعة 11 صباحاً في الغد، من فضلكِ، أرجوكِ».
Olay hakkında "Kendimi küçük düşürdüm" diyordu.وقالت عن هذا الحادث، "لقد جعلت من نفسي أضحوكة ".
Koyunoğlu kendisiyle yapılan bir söyleşide, diyor.وقال ابن عدي متروك الحديث.
"Biz kendi aramızda ona Fatty diyoruz." diyorlar fakat hala Dokuzuncu Gezegen'in resmi bir ismi yok.ومن بين تسعة أفلام أصدرنها أتوميك، ليس بأي منها اسم مشهور".
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?لماذا لا تسمع صوتك، تدعوني عدوك ؟!
Bu suyun geliş yolunu bilenimiz hiç yok; yaşlılarımızda bizlere böyle gördük böyle biliyoruz diyorlar; derler.وأما المشبهة فيقولون: نحن لا نؤول بل نحمل آيات الصفات وأخبارها على ظاهرها.
Bunun için uğraşıyorum” diyor.بل لأني مأمورٌ بذلك".
Hayatı boyunca dikkat çekmek ve saygı görmek için çabalıyor." diyor.سيظل محل الاحترام والتقديس ما دامت الحياة.»
Ebû Saîd Abdullah da diyor ki: “Ben Şam’a geldim.وعن عبد الله بن مسعود قال: «ثعبان ينقر رأس أحدهم، يقول: أنا مالك الذي بخلت به.»
Diyorum ki ." diye açıklamada bulundu.قال: أريد أبين من هذا.
Bu değişimi, sürekli bir yaz gelişi benzetiyor ve ona "sen benim hayatımı kazandın" diyor.Ele compara essa mudança com a chegada de um verão perpétuo, e diz-lhe que "você ganhou a minha vida".
Şarkının başında Clue, "Off that The Blueprint 3 baby!" diyordu.Na introdução, Clue diz, "Off that Blueprint 3 baby!".
Buna Doppler Etkisi diyoruz.Esse fenômeno é chamado efeito Doppler.
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Mas uma voz interior me diz que ainda não é coisa real.
“Ryan harika bir insan, harika bir şarkı yazarı ve çok yetenekli bir müzisyen” diyor Timbaland."Ryan é uma pessoa maravilhosa, um grande compositor, com um enorme talento musical", diz Timbaland.
'Senin sahilleri sevdiğini düşünüyor ve tam bir yalancısın,' diyorum.Eu digo "Ela acha que você ama a praia, você é um mentiroso".
Grup kendilerine "Tony Flow and the Miraculous Masters of Mayhem" diyordu.Na época, eles eram conhecidos como Tony Flow and the Miraculously Majestic Masters of Mayhem.
O çok yavaş başlıyor ama sonra ben kendimi savunuyorum ve 'Hayır!' diyorum."Começa-se muito fraca e, em seguida, eu meio que me imponho e digo: "Não!"
Gazete bir başka paragrafında diyor ki: "Resimlerinde renk damak orta ve boğuk olduğunu.Outro parágrafo no jornal diz: "O paladar das cores nas pinturas é moderado e abafado.
“Ebû Müslim Horasânî Muhammed’den efdâldir,” diyordu.Respondeu ele: Onde estiver o corpo, aí se juntarão também os corvos.»
Sanırım 13 yaşındayken aynen öyleydim!" diyor.Eu disse a ele que tinha 13 anos".
Plebler bu iki yeni memura "pleb tribünleri" diyorlardı.Os plebeus chamaram seus novos oficiais "tribunos da plebe".
Buna ne diyorsunuz ve bayanlardan favoriniz kim?Quantos são e quem são os principais fornecedores da organização?
'Çok kısa sürede çok güzel köprü yapmışsınız' diyor.Foi chamado de "Uma curta-metragem muito fino".
Rüya mıydı acaba? diyordum.É um sonho?
Bunun için uğraşıyorum” diyor.Então eu brigo por isso".
Çoğu kişi buna yeni Generation Next diyordu.Eles foram chamados, depois, de Primeira Geração.
Hurley ona geri dönmeliyiz diyor.Então diz Que Hurley tem alguma coisa para fazer.
Mareşal Badoglio şöyle diyordu.História do Marechal Saldanha.
Sade dans enerjisiyle dinlemenizi sağlayacak kadar yeterli" diyor.Você precisa dançar para sentir sua energia".
Sohbetlerinde "İnsanlar yerine biz duygu sahibi olsaydık sürekli ibadet ederdik" diyorlardı.«Disse também Deus: Façamos o homem à nossa imagem, conforme a nossa semelhança.»
Yahia İran-Irak savaşı başlamıştı sonra Uday ikili oldu diyor.Yahia diz que se tornou sósia de Uday, após o início da Guerra Irã-Iraque.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.Enquanto isso, Steven Spielberg expressou sua intenção em assumir a direção.
Ben de ona 'İyi bir şeyler mi diyor?' dercesine bakıyordum.Eu olhava para ela com uma expressão de 'Ela está dizendo algo legal?'.
Gel buralara diyorsunuz Gelemiyorum.Se você não quer, então não entre".
Aslında ‘bizi görün' diyorlardı.Ouça "Say My Name"!».
Her şeyi eğlenceli kılıyor diyor.Ele pergunta se todos se divertiram.
Siz ne diyorsunuz be!Eu Que Acho!.
Güçlü olması gereken artık benim diyordu.""Foi quando aprendi que teria que ser forte."
Erkekler kazanabileceklerinden daha fazla şana sahip oluyorlar." diyor Aguilera.A ideia é que o público possa se aproximar mais da gente e do que nós temos a dizer”, afirma Marconi.
"'Dağdan inmek istemiyoruz diyorlar'".«Se a montanha não vai a Maomé».
Sonra cevabımız evet oldu" diyor.A sua resposta foi "sim".
Halbuki biz buna bir milyar diyoruz.Mas é apenas cem bilhões.
Hem Hristiyan hem Yahudiler bu kişilere tornadizo (dönek) diyordu.Esses primeiros judeus cristãos eram chamados de nazarenos.
Umarım bunu sürdürecek diğer gruplar da çıkar.” diyordu...Precisamos de mais líderes inspirados como este."
Ben ölmeden bu mevzuyu toparlayabilecek miyim?" diyorum.Você poderia mantê-las seguras para mim por um tempo?".
Kendi dilinizde nasıl XXX diyorsunuz?Como se diz XXX na sua língua?
Ya Resulullah, sana selam olsun!" diyordu.Zij zegden: "Heilig zijt Gij.
Bazıları bizim kadınlarımıza ucuz diyor, fakat biz onlara sadece "Anne" diyoruz." ifadesini duydular.Sommige mensen betitelen onze vrouwen als 'goedkoop' maar wij noemen ze gewoon 'Mama'").
Onlara o benim babamdı diyorum.""Men zou kunnen zeggen dat ik zijn vader ben.
Rüya mıydı acaba? diyordum.Het was een droom.
Sonra cevabımız evet oldu" diyor.Het antwoord is ja."
Buna büyük kan dolaşımı diyoruz.Deze weg wordt de grote bloedsomloop genoemd.