Ana içeriğe geç
Sözlük

diyecekler ile cümle

diyecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve insanlar? Ne diyecekler?And the people? What will they say?
Onlar 'Aha' diyecekler.'Aha', they will say.
Ne diyeceklerini asla bilemezler.They never know what to say.
Umarım birazdan diyeceklerim kimseyi rahatsız etmez.I hope what I'm about to say doesn't offend anyone.
Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.We were indeed heedless of this; nay, but we were wrongdoers.’
Bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler.For in one hour your judgment has come.'
Ama insanlar sana dönüp "Bu ne ya, ben senin dünyanda yaşamak istemiyorum" diyecekler.I wouldn't wanna live in your world!
Bazılarımız, kendi varsayımlarından çıkan sonuca bakarak, ben kirada oturmalıyım diyecekler. -Some people, they'll make some set of assumptions and say, ah-ha! I should rent.
Şimdi insanlar "ama suçu işleyen erkek" diyecekler. Ben de bu insanlara diyorum kiNow, some people might actually argue that the crime is committed by men and to these people I say:
"aaa ne saçma, kazaymış" diyeceklerdir."Aw, shucks, it was an accident."
Ve insanlar ona boş boş bakıp şöyle diyeceklerdi:And people would look at him blankly and say,
Sıradaki!" diyeceklerdi.Next!"
Ve muhtemelen "Peki, tamamen seksle ilgili." diyeceklerini sandım.And I thought that they'd probably say, "Well, it's all about sex."
-ve ne diyeceklerini birinci elden görün.-and see what they have to say.
Son diyeceklerime gelince: Aşk içimizdedir.So my final statement is: love is in us.
Finlandiya'yla Amerikayı karşılaştıramayız." diyecekler."Well, you know, you can't compare Finland to America."
Bu aktif kaleminin değerini azaltmamız gerekiyor diyecekler.We're going to take a write down.
gerekli. Bize diyecekler ki, bu tür vahşetin arkasındaki sebepler çok karmaşık, ve bu doğru.We will be told that the causes of such violence are complex, and that is true.
Bu kısım -- biliyorsunuz, insanlar [kesin değil] 65 nanometre civarında diyecekler.The feature side is -- you know, people will say, [unclear] down around about 65 nanometers now.
Ancak iç yüzünü gördükten sonra, ilk Onlar hayır diyeceklerdir.But once they see his true colors, they'll probably say no first.
Ne sorduğunuzu anlamadım." diyeceklerdir.Why are you even asking?"
İlk sebep, insanlar size defalarca şöyle diyecekler:First reason is that no matter how many times people tell you,
Hah, işte problem şurada." diyeceklerdi.There is the problem."
Genellikle kendilerine üçüncü düzeyde varlık diyeceklerdir. -They'll often say just like a big bucket of, they'll call them level three assets.
İnsanlar her zaman "Niye bunu yapıyorsunuz?" diyecekler.And people always say, "Why do that?
"Hop!" diyecekler, ve halen Eski Batı'nın kullanmakta olduğu kadar enerji tüketmeye başlayacaklar."Wopp!" they will say. And they will start to use as much as the Old West are doing already.
Senin için diyecekler.I will say for you.
İnsanlar bakıp şöyle diyeceklerdir; "Bu çok büyük, yutması da çok zor.People would look at these and say, "Man, this thing is so big and so hard to swallow.
Böyle birşey bekleyemezsin." diyeceklerdir.You can't expect that."
Şöyle diyecekler:They're going to say,
'Hay, aksi. Ayağım kaymış' diyeceklerdir. Ama işte, sen yine de ölmüş olursun."He'd say, 'Oops, my foot slipped,' but you'd be just as dead."
Gelecekteki çocuklar dönüp baktıklarında diyecekler ki:Well, the kids of the future will see that and they'll say:
Bazı insanlar da "Bu adamın duyarlılık eğitimine ihtiyacı var." diyeceklerdir.And some people will say, "Well, he needs sensitivity training."
Geçiniz." diyeceklerdir. Ben o kişinin duyarlılık eğitimine değil,My argument is, he doesn't need sensitivity training.
Ve onlara babamın çoktan öldüğünü söylersen... ...o zaman mezarını kazalım diyecekler.If we say that is impossible because he has passed away, then they will say let's dig up his grave.
"Gwen Adams'a bakýn fahiţe kýyafetiyle gelmiţ" diyeceklerWhat's with the Sith Lord thing? Whoo, it's Gwen Adams!
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku.You're going to like reading," and just read and read.
Diyecekler ki 'Bence bu adil bir fiyat'They say, "Oh. You know what? I think that's a fair price."
Doktorların beyin ölümü diyecekleri noktanın ötesinde kadar nefesimi tutabilirim.To actually try to hold my breath past the point that doctors would consider you brain dead.
Liderleri George Washington'a ne diyecekleri sorusuyla karşı karşıyaydılar.And they had to face the question of what to call George Washington, their leader.
Ne diyeceklerini bilmiyorlardı.They didn't know.
"Aman Allah'ım, artık hiçbir şey satın alamayacağım" diyecekler.Everything's too expensive.
Levililer bütün İsrail halkına yüksek sesle şöyle diyecekler:The Levites shall answer, and tell all the men of Israel with a loud voice,
Sonsuza dek yok olacak, kendi pisliği gibi; Onu görmüş olanlar, ‹Nerede o?› diyecekler.yet he shall perish forever like his own dung. Those who have seen him shall say, 'Where is he?'
‹‹Sağduyulu insanlar, Beni dinleyen bilgeler diyecekler ki,Men of understanding will tell me, yes, every wise man who hears me:
Doğrular bunu görünce korkacak, Gülerek şöyle diyecekler:The righteous also will see it, and fear, and laugh at him, saying,
Hepsi ona seslenip diyecekler ki, ‹‹Sen de bizim gibi gücünü yitirdin, Bize benzedin.››They all will answer and ask you, "Have you also become as weak as we are? Have you become like us?"
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.They cried there, Pharaoh king of Egypt is but a noise; he has let the appointed time pass by.
İnsanlar size, ‹İşte orada›, ‹İşte burada› diyecekler. Gitmeyin, onların arkasından koşmayın.They will tell you, 'Look, here!' or 'Look, there!' Don't go away, nor follow after them,
O zaman dağlara, ‹Üzerimize düşün!› ve tepelere, ‹Bizi örtün!› diyecekler.Then they will begin to tell the mountains, 'Fall on us!' and tell the hills, 'Cover us.'
Onların bana karşı bir diyecekleri varsa, senin önüne çıkıp suçlamalarını belirtmeleri gerekir.They ought to have been here before you, and to make accusation, if they had anything against me.
"Allah." diyecekler.They will say: "God."
Bizi kim tekrar (hayata) döndürebilir?" diyecekler.They will then say: "Who will revert us back?"
Sana alaylı alaylı başlarını sallayacaklar ve: "Ne zaman o?" diyecekler.They will shake their heads at you and say: "When will that be?"
"(Hayır,) Yedidir, sekizincileri köpekleridir.' diyecekler.And some will even say: "They were seven, and their dog the eighth."
Allah'ındır diyecekler.They will say: "To God."
Bunlar Allah'ındır diyecekler.They will say: "God."
(Her şeyin yönetimi) Allah'a aittir diyecekler.They will say: "God's."
(İleride gelecek nesiller): "İbrahim'e selam olsun!" (diyeceklerdi.)Peace be on Abraham.
(Hep): "Musa'ya ve Harun'a selam olsun!" (diyeceklerdi).Peace be on Moses and Aaron.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod